ABD'de teknoloji devlerinin yapay zeka ve bulut bilişim altyapısı için hızla büyüyen veri merkezlerine elektrik sağlamak amacıyla planlanan 74 doğalgaz yakıtlı enerji santrali projesi, yıllık 122 milyon ton karbon dioksit emisyonuna neden olacak. Çevre örgütü tarafından yapılan incelemede, bu tesislerin çoğunun henüz inşa aşamasında olduğu ve devreye alındıklarında iklim hedeflerini ciddi şekilde tehdit edeceği belirtiliyor. Rapor, veri merkezlerinin elektrik talebinin 2030 yılına kadar üç katına çıkabileceğini ve bunun fosil yakıtlara bağımlılığı artıracağını ortaya koyuyor.
Veri merkezlerinin enerji iştahı büyüyor
Çevre örgütünün analizine göre, ABD genelinde önerilen veya planlanan 74 doğalgaz santrali projesinin toplam kapasitesi 31 gigavatı buluyor. Bu santrallerin büyük kısmı, Virginia, Ohio, Teksas ve Arizona gibi veri merkezi yoğunluğunun yüksek olduğu eyaletlerde konumlanıyor. Projelerin ortalama büyüklüğü 400 megavat civarında ve her biri yılda yaklaşık 1,6 milyon ton karbon salımına yol açacak. Rapor, bu tesislerin inşa edilmesi halinde ABD'nin 2035 yılına kadar elektrik sektöründe karbon nötrlüğü hedefine ulaşmasını neredeyse imkansız hale getireceğini vurguluyor.
Veri merkezlerinin enerji tüketimi son yıllarda katlanarak artıyor. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, küresel veri merkezi elektrik tüketimi 2022'de 460 teravatsaat ile dünya toplamının yüzde 1,5'ine denk gelirken, 2026'da bu oranın yüzde 3'e çıkması bekleniyor. Ancak raporda bu rakamların daha da yüksek olabileceği, zira yapay zeka modellerinin eğitimi ve çalıştırılmasının geleneksel veri merkezlerine kıyasla 10 ila 20 kat daha fazla enerji gerektirdiği ifade ediliyor.
Teknoloji şirketleri yenilenebilir enerji taahhütleriyle çelişiyor
Rapor, teknoloji devlerinin karbon nötr olma sözlerine rağmen doğalgaz projelerine yönelmesini eleştiriyor. Microsoft, Google, Amazon ve Meta gibi şirketler, veri merkezlerini yenilenebilir enerjiyle besleme taahhüdünde bulunmuş olsa da, mevcut şebeke altyapısı bu talebi karşılayamıyor. Örneğin, Microsoft'un Virginia'daki veri merkezi için planladığı doğalgaz santrali, şirketin 2030 yılına kadar karbon negatif olma hedefiyle çelişiyor. Uzmanlar, teknoloji şirketlerinin yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak yerine doğalgaza yönelmesini, kısa vadeli çözüm arayışlarına bağlıyor.
Öte yandan, doğalgaz santrallerinin inşa edilmesi, ABD'deki enerji piyasasında da tartışmalara yol açıyor. Enerji şirketleri, doğalgazın kesintisiz ve güvenilir bir kaynak olduğunu savunurken, çevre örgütleri bu projelerin iklim krizini derinleştireceği uyarısında bulunuyor. Rapor ayrıca, bu santrallerin su tüketimi ve hava kirliliği gibi yerel çevresel etkilerine de dikkat çekiyor. Özellikle su sıkıntısı çeken eyaletlerde veri merkezlerinin soğutma sistemleri için büyük miktarda su kullanması, sorunu daha da karmaşık hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel enerji talebinin artmasının yalnızca gelişmiş ülkeleri değil, Türkiye'yi de yakından ilgilendirdiğini gösteriyor. Türkiye, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde artan veri merkezi yatırımları ve yapay zeka altyapısı nedeniyle benzer bir enerji ikilemiyle karşı karşıya kalabilir. Doğalgaz ithalatına bağımlı olan Türkiye, enerji talebindeki bu artışı yenilenebilir kaynaklarla karşılayamazsa, hem cari açık hem de karbon emisyonları artacaktır. Türkiye'nin YEKA ve elektrikli araç dönüşümü gibi stratejileri, bu bağlamda veri merkezleri için de yeşil enerji çözümlerini teşvik etmelidir; aksi halde iklim hedefleri tehlikeye girebilir.