Arizona başta olmak üzere birçok ABD eyaleti, veri merkezlerine yönelik vergi teşviklerini yeniden değerlendiriyor. Artan enerji tüketimi, su kullanımı ve kamu maliyetine ilişkin kaygılar, eyalet yönetimlerini bu teşvikleri durdurmaya veya sıkılaştırmaya itiyor. Özellikle yapay zeka ve bulut bilişim talebindeki patlama, veri merkezlerinin sayısını ve büyüklüğünü artırırken, bu tesislerin elektrik şebekelerine ve su kaynaklarına bindirdiği yük tartışma konusu oldu. Arizona, Virginia ve Oregon gibi eyaletler, teşvik programlarını gözden geçirirken bazıları yeni başvuruları tamamen dondurdu.
Vergi Teşviklerinin Ardındaki Tartışma
Veri merkezleri, onlarca yıldır ABD eyaletleri tarafından cömert vergi indirimleriyle cezbediliyordu. Bu teşvikler, eyaletlerin ekonomik kalkınma stratejilerinin bir parçası olarak sunuluyor ve yüz milyonlarca dolarlık yatırım getireceği vaadiyle meşrulaştırılıyordu. Ancak son yıllarda bu tesislerin enerji ihtiyacı, küçük bir şehirle yarışır hale geldi. Virginia'da veri merkezleri eyaletin toplam elektrik tüketiminin yaklaşık dörtte birini oluştururken, bu oranın 2030'a kadar yüzde 50'ye çıkması bekleniyor. Benzer şekilde Arizona'da veri merkezlerinin su tüketimi, kurak bölgelerde ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Eyalet yönetimleri, teşviklerin kamu yararına olup olmadığını sorgulamaya başladı.
Arizona Senatosu'nda kabul edilen bir yasa tasarısı, yeni veri merkezlerine sağlanan vergi muafiyetlerini iki yıl süreyle askıya alıyor. Tasarının arkasındaki Cumhuriyetçi senatörler, teşviklerin eyalet bütçesine maliyetini ve bu tesislerin yarattığı istihdamın vaat edilen düzeyde olmadığını savunuyor. Oregon'da ise benzer bir moratoryum, veri merkezlerinin yenilenebilir enerji kullanma şartına bağlanmış durumda. Virginia'da ise Demokrat vali, teşviklerin kapsamını daraltan bir düzenleme imzaladı.
Enerji ve Su Krizi Eşiğinde Veri Merkezleri
Küresel çapta veri merkezlerinin enerji tüketimi, 2026 yılına kadar ikiye katlanarak 1.000 teravatsaatin üzerine çıkabilir. Bu miktar, Japonya'nın toplam elektrik tüketimine yakın bir düzey. ABD'de veri merkezlerinin elektrik talebi, 2023'te 136 teravatsaat iken 2030'da 307 teravatsaate ulaşabilir. Bu artış, mevcut şebeke altyapısını zorlarken karbon emisyon hedeflerini de tehdit ediyor. Su kullanımı açısından ise soğutma sistemleri büyük bir paya sahip. Arizona gibi kurak eyaletlerde her bir veri merkezi, günlük yüz binlerce galon su tüketebiliyor. Bu durum, yerel topluluklar ve çevre örgütleri tarafından tepkiyle karşılanıyor.
Enerji yoğunluğu yüksek olan bu tesislerin karlılığı, büyük ölçüde düşük elektrik fiyatlarına ve vergi teşviklerine dayanıyor. Eyaletler teşvikleri kısarken, veri merkezi şirketleri daha uygun koşullar arayışıyla başka bölgelere yönelebilir. Ancak uzmanlar, yapay zeka ve bulut hizmetlerine olan talebin o kadar yüksek olduğunu ki şirketlerin eninde sonunda mevcut eyaletlerde kalmayı tercih edeceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye'nin veri merkezi yatırımlarına yönelik teşvik politikaları için erken bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, son yıllarda İstanbul, Ankara ve Kocaeli gibi şehirlerde büyük veri merkezi yatırımlarına ev sahipliği yaparken, enerji ve su kaynaklarının sürdürülebilirliği konusu gündeme gelmiyor. Enerji maliyetlerinin yüksek olduğu Türkiye'de, veri merkezlerine sağlanan teşviklerin uzun vadede kamu kaynaklarına etkisi dikkatle izlenmeli. Ayrıca, kuraklık riski taşıyan bölgelerde su tüketimi yüksek soğutma teknolojileri yerine daha verimli alternatiflerin teşvik edilmesi, hem çevresel hem de ekonomik açıdan akıllıca olacaktır.