ABD'li yetkililer, sürgündeki Venezuela muhalefet lideri Juan Guaidó'nun Washington'dan giderek daha yüksek sesle yardım talep etmesinden rahatsızlık duyuyor. 2019'da kendini geçici devlet başkanı ilan eden Guaidó, o dönem ABD ve 50'den fazla ülke tarafından tanınmıştı. Ancak Şubat 2023'te sürgüne gitmek zorunda kalan lider, bugün Beyaz Saray'da giderek daha az kabul gören bir figür haline geldi. ABD yönetimi, Venezuela'da Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu devirecek askeri veya siyasi güce sahip olmadığını kabul ederken, Guaidó'nun ısrarlı çağrıları diplomatik çevrelerde rahatsızlık yaratıyor.
Gelişmenin arka planı: Guaidó'nun yükselişi ve düşüşü
Juan Guaidó, Ocak 2019'da Venezuela Ulusal Meclisi başkanı olarak kendini geçici devlet başkanı ilan etmişti. Bu hamle, Maduro'nun 2018 seçimlerinin gayrimeşru olduğunu savunan ABD, Avrupa Birliği ve Latin Amerika ülkelerinin büyük kısmı tarafından desteklenmişti. Ancak Maduro, askeri ve yargı desteğini arkasına alarak iktidarını korudu. Guaidó liderliğindeki muhalefet, 2019 ve 2020'de düzenlediği kitlesel protestolarla rejimi sarsmaya çalışsa da başarılı olamadı. 2021'de iktidar yanlısı Yüksek Mahkeme, Guaidó'nun yasama dokunulmazlığını kaldırdı ve 2023'te kendisine yönelik tutuklama tehditleri artınca sürgüne gitti. Bugün Miami'de yaşayan Guaidó, Venezuela'daki zulüm mağdurlarının sesi olma çabasını sürdürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol ambargosu ve göç krizi
Venezuela krizi, sadece ülke içi bir mesele olmaktan çıkarak bölgesel ve küresel sonuçlar doğurdu. ABD, 2019'dan bu yana Venezuela petrolüne ambargo uyguluyor. Ancak bu yaptırımlar Maduro'yu devirmek yerine, ülkedeki insani krizi derinleştirdi. Yaklaşık 8 milyon Venezuelalı, ülkeyi terk ederek başta Kolombiya, Peru ve Şili olmak üzere bölge ülkelerine sığındı. Göç dalgası, bu ülkelerde sosyal ve ekonomik sorunlara yol açarken, ABD sınırında da düzensiz göçmen akışına neden oldu. Washington, Maduro ile diyalog kanallarını açık tutarken, muhalefeti yalnız bırakmamak için insani yardım programlarını sürdürüyor. Ancak Guaidó'nun yardım çağrılarına karşılık vermenin, ABD'nin Latin Amerika'daki itibarını zedeleyebileceği endişesi var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Venezuela krizinde Maduro yönetimi ile yakın ilişkiler kurdu. Ankara, 2018'den bu yana Venezuela'ya altın ve ham petrol ticareti yaparken, bölgede nüfuz alanını genişletti. ABD'nin Guaidó'yu desteklemesi ve Türkiye'nin Maduro ile iyi ilişkileri, iki ülke arasında bir rekabet alanı oluşturuyor. Ancak Washington'un Guaidó'ya mesafeli durması, Türkiye'nin Venezuela politikasını doğrudan etkilemez. Yine de, ABD'nin Venezuela'da muhalefeti yalnız bırakması, Ankara'nın elini güçlendirebilir. Türk şirketleri, yaptırım korkusu olmadan Venezuela pazarında iş yaparken, bu durum ekonomik kazanç sağlayabilir. Küresel ölçekte ise ABD'nin etkisiz kalması, otoriter rejimlerin meşruiyet kazanmasına yol açabilir.