ABD ve Çin hükümetleri, geçen hafta Washington'da yapılan ve Başkan Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in bir araya geldiği zirvenin ardından, karşılıklı olarak 30'ar milyar dolar değerinde üründe gümrük vergilerini düşüreceklerini açıkladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, yeni "30'a 30" çerçevesi kapsamında her iki ülke de toplamda 60 milyar dolarlık ticaret hacmini etkileyen vergi indirimine gidecek. Bu adım, aylardır süren ticaret savaşında ilk somut geri adım olarak değerlendiriliyor.
Zirvenin Ardından Gelen Karar
ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimi, 2018 yılından bu yana karşılıklı olarak uygulanan milyarlarca dolarlık gümrük vergileriyle derinleşmişti. Washington'da gerçekleşen son zirvede Trump ve Xi, ticaret anlaşmazlığını çözmeye yönelik yeni bir yol haritası üzerinde uzlaşmıştı. Beyaz Saray açıklamasına göre, varılan mutabakat çerçevesinde her iki taraf da belirlenen ürün listelerinde vergi oranlarını düşürecek. Çin tarafından yapılan açıklamada ise, bu adımın karşılıklı yarar temelinde atıldığı ve ticaret ilişkilerinin normalleşmesine katkı sağlayacağı belirtildi.
"30'a 30" olarak adlandırılan çerçeve, ABD'nin 30 milyar dolarlık Çin menşeli üründe, Çin'in ise 30 milyar dolarlık ABD menşeli üründe gümrük vergilerini indirmesini öngörüyor. Söz konusu ürünlerin hangi sektörleri kapsadığına dair detaylar henüz netleşmedi; ancak görüşmelerde tarım, otomotiv ve teknoloji ürünlerinin öne çıktığı bildiriliyor. Beyaz Saray yetkilileri, indirimin kademeli olarak uygulanacağını ve önümüzdeki haftalarda resmi tarife listelerinin yayımlanacağını duyurdu.
Küresel Piyasalara Etkisi
Karar, dünya piyasalarında olumlu bir havayla karşılandı. Asya borsaları ve ABD vadeli işlemleri, açıklamanın ardından yükseliş kaydetti. Analistler, ticaret savaşında bir yumuşama sinyalinin küresel büyümeye katkı sağlayabileceğini, ancak anlaşmanın kalıcılığının henüz garanti olmadığını vurguluyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO) gibi kurumlar, ticaret geriliminin azalmasının küresel tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı hafifleteceğini belirtiyor.
Öte yandan, uzmanlar 60 milyar dolarlık hacmin, toplamda 360 milyar dolarlık Çin menşeli ürüne uygulanan vergilerin yanında görece küçük bir adım olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle anlaşmanın kapsamının genişletilmesi ve kalan vergilerin de kaldırılması yönünde beklentiler sürüyor. ABD Ticaret Temsilciliği Ofisi (USTR), önümüzdeki dönemde ek ürün gruplarının da listeye alınabileceğini ima etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının yumuşaması, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Küresel ticaretteki belirsizliğin azalması, Türkiye'nin ihracat pazarlarında istikrar sağlayabilir; özellikle AB ve Orta Doğu'ya yönelik tedarik zinciri kaymalarından olumlu etkilenebilir. Ancak Çin'in ABD'ye yönelik ihracatının artması, Türkiye'nin rekabet gücünü zayıflatabilir. Ayrıca, jeopolitik gerilimlerin azalması, Türkiye'nin enerji ve hammadde ithalat maliyetlerini düşürebilir. Yine de Washington ile Pekin arasındaki anlaşmanın kalıcılığı belirsiz olduğundan, Türk ekonomisi için asıl belirleyici faktör, küresel ticaret kurallarının istikrarlı bir çerçeveye oturması olacaktır.