ABD Dışişleri Bakanlığı, 1 Mart 2025 Cumartesi günü yayımladığı küresel güvenlik uyarısında, yurt dışında yaşayan ve seyahat eden Amerikan vatandaşlarını artan tehditlere karşı tedbirli olmaya çağırdı. Bakanlık, özellikle Ortadoğu'da yaşanan yüksek tansiyon nedeniyle ABD diplomatik tesislerine yönelik saldırı riskinin arttığını belirtti. Açıklamada, "Güvenlik ortamı, öngörülemeyen gelişmelere açık şekilde karmaşık bir hal almıştır" ifadesine yer verildi. Amerikan vatandaşlarına kalabalık yerlerden, resmi binalardan ve protesto alanlarından uzak durmaları tavsiye edilirken, seyahat planlarını gözden geçirmeleri istendi. Uyarı, İsrail'deki ateşkes görüşmelerinin çökmesi ve İran'ın bölgedeki artan askeri faaliyetleri sonrası geldi. ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği de iki gün önce benzer bir uyarı yayımlamıştı.
Gelişmenin arka planı
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın bu uyarısı, son haftalarda İsrail ve Hamas arasındaki çatışmaların yeniden alevlenmesiyle bağlantılı. Mısır ve Katar arabuluculuğundaki ateşkes müzakereleri, tarafların talepleri arasındaki uçurum nedeniyle çarşamba günü askıya alınmıştı. Bunun üzerine İran destekli militan gruplar, ABD'nin bölgedeki varlığına yönelik tehditlerini artırdı. Irak'taki ABD üslerine son bir haftada dört insansız hava aracı saldırısı düzenlendi; saldırılarda ölen ya da yaralanan olmadı. Pentagon, bu saldırıları İran'a bağlı Kataib Hizbullah'ın yaptığını açıkladı.
Bakanlık, mevcut uyarının 31 Mart'a kadar geçerli olduğunu ve durumun gerektirmesi halinde sürenin uzatılabileceğini duyurdu. Seyahat eden Amerikalılara, Akıllı Seyahat Kaydı (STEP) programına kaydolmaları ve acil durumlarda en yakın ABD konsolosluğu ile iletişime geçmeleri önerildi. Ayrıca, sosyal medyada seyahat planlarını paylaşmamaları ve güvenlik güçlerinin talimatlarına uymaları istendi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin bu uyarısı, sadece Ortadoğu'da değil, Avrupa ve Asya'da da yankı buldu. İngiltere Dışişleri Bakanlığı, kısa süre önce benzer bir uyarı yayımlayarak vatandaşlarını Lübnan ve İran'a seyahat etmemeleri konusunda uyardı. Almanya ise Irak'taki askeri varlığını azaltma kararı aldı. Uzmanlar, İran'ın nükleer programı konusunda Batı ile yaşanan anlaşmazlığın da gerginliği tırmandırdığına dikkat çekiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) geçen hafta, İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkardığını doğrulamıştı. Bu durum, ABD ve İsrail'in olası bir askeri müdahalesini gündeme getiriyor.
Ekonomik boyutta ise, gerginlik petrol fiyatlarına yansıdı. Brent petrolün varil fiyatı, uyarının ardından yüzde 2,5 artarak 87 dolara yükseldi. Analistler, çatışmanın yayılması halinde fiyatların 100 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin bu küresel uyarısı, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, Ortadoğu'da hem NATO müttefiki ABD hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışıyor. ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye'nin güney sınırında yeni bir kriz yaratabilir. Özellikle Irak'ın kuzeyindeki Türk askeri varlığı ve Suriye'deki PKK/YPG tehdidi göz önüne alındığında, bölgedeki herhangi bir çatışma Ankara'nın güvenlik hesaplarını bozabilir. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki artış Türkiye'nin cari açığını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bu dönemde diplomatik girişimlerini artırarak tarafları sağduyuya davet edebilir.