ABD hükümeti, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında düzenlediği bir saldırıda beş kişinin öldüğünü açıkladı. Saldırı, ABD'nin Eylül 2025'ten bu yana sürdürdüğü ve yargısız infaz olarak eleştirilen operasyonlarının son halkası. Yetkililer, saldırının uluslararası sularda uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik olduğunu belirtti. Bu son saldırıyla birlikte kampanya kapsamında öldürülen kişi sayısı 243'e yükseldi.
Operasyonun Arka Planı
ABD yönetimi, Eylül 2025'te başlattığı geniş kapsamlı uyuşturucuyla mücadele operasyonları çerçevesinde, Orta ve Güney Amerika kıyılarına yakın bölgelerde havadan ve denizden saldırılar düzenliyor. Hedef alınan teknelerin uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığı iddia ediliyor. Ancak operasyonların hukuki dayanağı ve sivil kayıplara yol açıp açmadığı konusunda uluslararası alanda ciddi soru işaretleri bulunuyor.
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, saldırıların istihbarat bilgileri doğrultusunda gerçekleştirildiğini ve hedeflerin doğrulanmış uyuşturucu kaçakçıları olduğunu savunuyor. Ancak bugüne kadar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış somut deliller kamuoyuyla paylaşılmadı. Operasyonlar, Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri tarafından defalarca kınandı. Eleştirmenler, bu tür saldırıların yargı süreci olmadan gerçekleştirildiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor.
Eylül 2025'ten bu yana öldürülen 243 kişi arasında kaçakçılıkla bağlantısı olmayan sivillerin bulunup bulunmadığı ise hâlâ belirsizliğini koruyor. Bölge ülkeleri, ABD'nin bu operasyonlarının egemenliklerini ihlal ettiğini dile getiriyor. Özellikle Venezuela ve Kolombiya, saldırıların kendi karasularında veya yakınlarında gerçekleştiğini ve bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti. ABD ise operasyonların uluslararası sularda ve ortak mutabakatla yürütüldüğünü iddia ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığına yönelik askeri yöntemlere ağırlık vermesi, bölgede gerilimi artırıyor. Latin Amerika ülkeleri, Washington'un tek taraflı müdahalelerinden rahatsız. Öte yandan, uyuşturucu ticaretiyle mücadelede işbirliği çağrıları sürüyor. Uluslararası Kızılhaç ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, ABD'yi uluslararası hukuka uymaya ve sivil kayıpları önlemeye çağırdı. Operasyonların meşruiyeti, önümüzdeki dönemde BM ve diğer uluslararası platformlarda tartışılması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede uzun yıllardır uluslararası işbirliğini savunuyor ve bu konuda ciddi operasyonlar yürütüyor. ABD'nin yargısız infaz niteliğindeki saldırıları, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından endişe verici bir emsal oluşturuyor. Türkiye, bölgesel istikrarı ve uluslararası hukukun üstünlüğünü destekleyen bir dış politika izliyor. Bu tür tek taraflı askeri müdahaleler, küresel güvenlik mimarisinde belirsizlik yaratabilir ve terörle mücadelede işbirliği ortamını zayıflatabilir. Türkiye'nin, benzer uygulamaların kendi bölgesinde meşruiyet kazanmaması için diplomatik girişimlerde bulunması önem taşıyor.