ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS George H.W. Bush (CVN-77) ve güdümlü füze destroyeri USS Delbert D. Black (DDG-119), Tayland'ın Phuket limanındaki liman ziyaretinin ardından 8 Ekim 2026 Perşembe günü bölgeden ayrıldı. Ziyaret, 3 Ekim'de başlamıştı. Bu ayrılış, ABD'nin Batı Pasifik'teki deniz varlığını sürdürme ve müttefikleriyle bağlarını güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. USNI News'in haftalık Batı Pasifik nabzı raporuna göre, bölgedeki diğer önemli hareketlilikler de dikkat çekiyor.
Liman Ziyaretinin Ardından Ayrılış
USS George H.W. Bush, ABD'nin en büyük uçak gemilerinden biri olarak, Nimitz sınıfına ait ve nükleer güçle çalışıyor. Gemi, taşıdığı hava kanadı ve refakatçi gemileriyle birlikte bölgede önemli bir güç projeksiyonu unsuru. Phuket ziyareti sırasında mürettebat, Tayland makamlarıyla ortak etkinlikler düzenledi ve yerel halkla buluştu. ABD Donanması, bu tür liman ziyaretlerinin bölgesel istikrar ve işbirliğini pekiştirdiğini vurguluyor. Ziyaretin sona ermesiyle birlikte gemiler, muhtemelen Güney Çin Denizi ve çevresinde planlanan tatbikatlara katılacak.
USS Delbert D. Black ise Arleigh Burke sınıfı bir destroyer olup, hava savunma ve füze savunma kabiliyetleriyle biliniyor. Her iki geminin de Tayland'dan ayrılması, ABD'nin bölgedeki varlığının sürekliliğini gösteriyor. Uzmanlar, bu tür ziyaretlerin Çin'e karşı bir denge unsuru olarak görüldüğünü belirtiyor. Ancak ABD yetkilileri, hareketliliğin rutin olduğunu ve belirli bir ülkeye yönelik olmadığını savunuyor.
Batı Pasifik'te Artan Askeri Faaliyet
Son haftalarda Batı Pasifik'te çok sayıda askeri tatbikat ve gemi hareketliliği yaşanıyor. ABD'nin yanı sıra Japonya, Avustralya ve Güney Kore gibi müttefikler de ortak tatbikatlara katılıyor. Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması da bölgede artan sayıda devriye ve tatbikat gerçekleştiriyor. Bu karşılıklı hareketlilik, bölgede tansiyonun yükselmesine yol açıyor. Özellikle Tayvan Boğazı ve Güney Çin Denizi'ndeki gelişmeler yakından izleniyor.
USNI News'in raporuna göre, geçtiğimiz hafta bölgede başka önemli hareketlilikler de kaydedildi. Örneğin, Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri'ne ait gemiler, ABD ve Avustralya ile ortak tatbikatlar düzenledi. Ayrıca, Filipinler ile ABD arasında yeni bir savunma anlaşması kapsamında ek askeri üslerin kullanımına ilişkin görüşmeler sürüyor. Bu gelişmeler, bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Batı Pasifik'teki deniz hareketliliği, küresel güç dengeleri açısından önemli. Türkiye, NATO üyesi olarak ABD ile müttefiklik ilişkisine sahip; ancak Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki güvenlik dinamikleri farklı. ABD'nin Asya-Pasifik'e odaklanması, kaynaklarının bir kısmını bu bölgeye kaydırması anlamına geliyor. Bu durum, Türkiye'nin savunma sanayii işbirlikleri ve stratejik öncelikleri açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Özellikle ABD'nin bölgedeki müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirmesi, Türkiye'nin Batı ittifakı içindeki konumunu ve savunma alımlarını etkileyebilir. Ayrıca, küresel ticaret yollarının güvenliği, Türkiye'nin ihracatı için de önem taşıyor.
Türkiye, son yıllarda Asya-Pasifik bölgesiyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Bölgedeki istikrar, Türk dış politikası için de önemli. ABD-Çin rekabetinin derinleşmesi, Türkiye gibi orta güçlerin denge politikalarını zorlaştırıyor. Bu nedenle, Batı Pasifik'teki gelişmeler, Türk karar alıcılar tarafından yakından izlenmeli.