Nükleer enerjili uçak gemisi USS George Washington (CVN 73), bugün Da Nang limanına planlı bir liman ziyareti için yanaştı. Bu, 2023'ten bu yana bir ABD uçak gemisinin Vietnam'ı ziyaret ettiği ilk sefer olarak kayıtlara geçti. George Washington'a, Ticonderoga sınıfı kruvazör USS Robert Smalls (CG-62) ve Arleigh Burke sınıfı muhrip USS O'Kane (DDG-77) eşlik ediyor. Bu filo, Güney Çin Denizi'ndeki gerilimlerin arttığı bir dönemde bölgedeki ABD askeri varlığını pekiştiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Vietnam ve ABD arasındaki askeri ilişkiler, 1995'te diplomatik ilişkilerin kurulmasından bu yana kademeli olarak gelişti. 2018'de ilk kez bir ABD uçak gemisi, USS Carl Vinson, Vietnam'ı ziyaret etmişti. Bu ziyaret, ülkeler arasındaki savunma iş birliğinde önemli bir dönüm noktasıydı. 2023'te ise USS Ronald Reagan Vietnam'ın orta kesimindeki Da Nang'a yanaşarak iki ülke arasındaki ilişkilerin en üst düzeye çıktığını göstermişti. Bugünkü ziyaret, bu sürecin devamı niteliğinde.
Üç gemiden oluşan filo, Personel Değişim Programı (PEP) kapsamında Vietnam Donanması ile eğitim faaliyetleri yürütecek. Ayrıca mürettebatın Vietnam halkıyla kültürel etkileşimde bulunması ve liman şehrinin ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. Bu tür ziyaretler, askeri güç gösterisinin ötesinde diplomatik mesajlar taşıyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddiaları ve askeri yığınağı, bölge ülkeleri arasında endişe yaratıyor. Vietnam, Çin ile tarihsel olarak anlaşmazlıklar yaşamış bir ülke olarak, ABD ile güvenlik ilişkilerini derinleştirerek denge politikası izliyor. 2023'te ABD Başkanı Joe Biden'ın Hanoi'yi ziyareti sırasında iki ülke ilişkilerini 'Kapsamlı Stratejik Ortaklık' seviyesine yükseltmişti. Bugünkü uçak gemisi ziyareti, bu ortaklığın askeri boyutunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, bu ziyaret Çin'in tepkisini çekebilir. Pekin, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını 'provokasyon' olarak nitelendiriyor ve bölgesel güvenliği tehdit ettiğini savunuyor. ABD ise bu tür ziyaretlerin uluslararası hukuka uygun ve serbest deniz yolculuğu hakkını destekler nitelikte olduğunu vurguluyor. Güney Çin Denizi'nde ticaret yollarının güvenliği, küresel ekonominin bel kemiğini oluşturduğundan, bu ziyaretin bölgesel istikrar üzerindeki etkileri yakından izlenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası ve güvenliği açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, Asya-Pasifik bölgesindeki güç dengelerinin değişimini gösteren önemli bir sinyal olarak değerlendirilebilir. ABD'nin Asya'ya yönelik askeri angajmanı, küresel güvenlik mimarisinde Çin'in yükselişiyle şekillenen yeni bir dinamik ortaya çıkarıyor. Türkiye, NATO üyesi olarak ABD'nin küresel stratejisinin bir parçası konumunda; ancak Ankara'nın Rusya ve Çin ile dengeli ilişkiler kurma politikası, bu tür gelişmeleri yakından takip etmesini gerektiriyor. Bölgedeki istikrar, Türkiye ticaretini ve enerji hatlarını da etkileyebilecek küresel güvenlik riskleri barındırıyor.