ABD'de tüketici harcamaları Ağustos ayında kısa süreli bir durgunluğun ardından yeniden artışa geçti. Bu gelişme, bir dizi baskıya rağmen ABD ekonomisinin yeniden hız kazandığına dair kanıtları güçlendirdi. Ekonomistler, tüketici talebindeki bu canlanmanın üçüncü çeyrek büyümesine olumlu yansıyacağını belirtiyor.
Harcamalardaki Toparlanmanın Arka Planı
ABD Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, perakende satışlar Ağustos'ta bir önceki aya kıyasla yüzde 0,6 arttı. Temmuz ayında bu oran yüzde 0,3'lük bir düşüş göstermişti. Otomobil satışlarındaki güçlü artış ve online alışverişteki sürekli büyüme, toparlanmada başı çeken kalemler oldu. Bununla birlikte, benzin istasyonları ve yapı malzemeleri mağazalarındaki harcamalar sınırlı kaldı.
Kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, Federal Reserve'in (Fed) enflasyon hedefi olan yüzde 2'ye yaklaşmaya devam ediyor. Çekirdek PCE ise yıllık bazda yüzde 2,2 artışla beklentilerin hafif üzerinde gerçekleşti. Bu durum, Fed'in faiz indirim döngüsüne ilişkin belirsizlikleri artırıyor. Piyasalar, yıl sonuna kadar bir faiz indirimi daha bekliyor ancak verilerin güçlü seyretmesi bu beklentiyi zayıflatabilir.
Öte yandan, istihdam piyasası da dirençli sinyaller veriyor. Ağustos'ta tarım dışı istihdam 142 bin kişi arttı; işsizlik oranı yüzde 4,2 ile tarihsel olarak düşük seviyelerde kaldı. Ücret artışları ise enflasyonun üzerinde seyrederek hanehalkı alım gücünü destekliyor. Ancak tüketici güven endeksi, geleceğe yönelik kaygıların sürdüğünü gösteriyor: Michigan Üniversitesi'nin ölçümüne göre endeks, uzun vadeli ortalamasının altında.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
ABD ekonomisinin beklenenden güçlü performansı, küresel piyasalar için iki ucu keskin bir kılıç. Bir yandan dünyanın en büyük ekonomisindeki talep, ihracatçı ülkelere sipariş akışı sağlıyor. Diğer yandan, Fed'in faiz indirimlerini geciktirme ihtimali, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturuyor. Son haftalarda dolar endeksi güçlenirken, Türk lirası dahil birçok gelişen piyasa para birimi değer kaybetti.
Avrupa ve Çin'deki yavaşlama sinyalleri, ABD'nin aksine bir tablo çiziyor. Almanya'da sanayi üretimi daralırken, Çin'de emlak krizi ve zayıf iç talep büyümeyi sınırlıyor. Bu ortamda ABD'nin tüketici harcamalarındaki canlanma, küresel ekonominin lokomotifi olma özelliğini koruyor. Ancak sürdürülebilirliği, istihdam ve ücret artışlarına bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki tüketici harcamalarındaki toparlanma, Türkiye'nin ihracatı için kritik önemde. ABD, Türkiye'nin en büyük ihracat pazarlarından biri; tekstil, otomotiv ve makine sektörleri için talep artışı olumlu. Ancak Fed'in faiz indirimlerini ertelemesi, TL üzerinde baskı yaratabilir ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz politikasını zorlaştırır. Ayrıca, güçlü dolar, enerji ithalat maliyetlerini artırarak cari açığı olumsuz etkileyebilir. Küresel risk iştahındaki dalgalanmalar, Borsa İstanbul ve tahvil piyasası için de belirleyici olacak.