ABD'de tüketici fiyatları Temmuz ayında aylık bazda yüzde 0,1 ve yıllık bazda yüzde 3,4 artış gösterdi. Piyasa beklentileriyle uyumlu gelen veri, enflasyondaki yavaşlamanın sürdüğüne işaret ederken, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önümüzdeki aylarda faiz indirimine gidebileceği beklentilerini güçlendiriyor. Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, enerji ve gıda kalemlerindeki fiyat değişimleri enflasyonun yönünde belirleyici oldu.
Gelişmenin arka planı
Temmuz ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verileri, ekonomistlerin medyan tahmini olan aylık yüzde 0,1 ve yıllık yüzde 3,4 ile birebir örtüştü. Haziran ayında yıllık enflasyon yüzde 3,3 olarak kaydedilmişti. Böylece, son 12 aylık dönemde fiyat artışları yeniden ivme kazanmış görünüyor. Ancak bu artışın büyük bölümü, konut ve enerji maliyetlerindeki yükselişten kaynaklandı. Gıda fiyatları ise aylık bazda yatay seyretti.
Çekirdek enflasyon (enerji ve gıda hariç) ise aylık bazda yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 3,4 olarak gerçekleşti. Bu, Fed'in yakından izlediği çekirdek göstergenin yüzde 3,0 hedefinin hâlâ üzerinde olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, özellikle barınma maliyetlerindeki katılığın enflasyonun aşağı çekilmesini zorlaştırdığını belirtiyor. Veriler, Fed'in Eylül toplantısında faiz indirimine gitme olasılığını artırdı.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD enflasyon verileri, küresel piyasalar üzerinde doğrudan etkili oluyor. İkinci çeyrekte büyümenin yavaşladığına dair işaretler gelmesi, yatırımcıların Fed'in bu yıl içinde 50 baz puanlık bir indirim yapacağına kesin gözüyle bakmasına yol açtı. Avrupa Merkez Bankası ve diğer büyük merkez bankaları ise kendi ülkelerindeki enflasyonla mücadele ederken, Fed'in politika değişikliği gelişen piyasalardan sermaye çıkışlarını hızlandırabilir. Dolar endeksi, verinin ardından hafif gerilerken, altın fiyatları yükselişe geçti.
Ancak bazı ekonomistler, enflasyondaki bu yavaşlamanın kalıcı olmayabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını yeniden yukarı çekme riski bulunuyor. Ayrıca, işgücü piyasasındaki güçlü görünüm ve ücret artışları, hizmet enflasyonunu canlı tutabilir. Bu nedenle, Fed yetkilileri verilere dayalı olarak temkinli bir yaklaşım sergilemeye devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de enflasyonun yavaşlaması, gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye için olumlu bir görünüm sunuyor. Fed'in faiz indirim döngüsüne başlaması durumunda, küresel likidite artabilir ve bu durum düşük faiz ortamında Türkiye gibi ülkelere sermaye girişi sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin kendi enflasyon sorunu, bu gelişmeden doğrudan faydalanmasını zorlaştırıyor. Ayrıca, doların değer kaybetmesi, Türkiye'nin ithalat faturasını hafifletebilir ve cari açık üzerinde baskıyı azaltabilir. Yine de, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın para politikasını bağımsız olarak şekillendirebilmesi için küresel koşulların istikrarlı olması kritik önem taşıyor.