ABD yönetimi, yayımladığı bir raporda dokuz Güneydoğu Asya ülkesini 'küresel Gölge Transshipment Ağı'nın parçası olarak nitelendirerek, bu ülkelerin Çin menşeli malların ABD gümrük vergilerinden kaçmasına yardımcı olduğunu öne sürdü. Bu gelişme, bölgedeki ihracatçıların Çin ile bağlarını kanıtlama yükümlülüğünü artırabilir. Beyaz Saray'ın 'Ticaret ve Teknoloji Raporu' başlıklı belgesinde yer alan uyarı, ticaret savaşının yeni bir cephesini ortaya koyuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rapora göre, 'Gölge Transshipment Ağı', Çin'in tarifelerden kaçınmak için kullandığı iddia edilen bir dizi ülkeyi içeriyor. Bu ülkeler arasında Kamboçya, Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur, Güney Kore, Tayvan, Tayland ve Vietnam yer alıyor. ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) ve Ticaret Bakanlığı, bu ülkelerden gelen bazı ürünlerin Çin'de üretilip 'küçük dokunuşlar' yapılarak yeniden ihraç edildiğini ve böylece ABD'nin Çin'e uyguladığı yüksek gümrük vergilerinden kaçınıldığını iddia ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Çin'den yapılan ithalata uygulanan tarifeleri ortalama %19,9'a yükseltmişti. Bu tarifelerden kaçınmak için bazı Çinli üreticilerin ürünlerini Güneydoğu Asya üzerinden ABD'ye gönderdiği iddia ediliyor. Söz konusu rapor, bu uygulamaları 'sahtekarlık' olarak nitelendiriyor ve ABD'nin bu ülkelere yönelik ek gümrük vergileri uygulayabileceği sinyalini veriyor.
Raporda ayrıca, bu ülkelerden ithal edilen bazı ürünlerin 'önemli dönüşüm' geçirmediği sürece Çin menşeli sayılacağı belirtiliyor. Bu durum, özellikle elektronik ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösteren ihracatçıları zor durumda bırakıyor. Şirketler, ürünlerinin menşeini kanıtlamak için daha kapsamlı belgeler sunmak zorunda kalacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Güneydoğu Asya ülkeleri ile ABD arasındaki ticaret ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Özellikle Vietnam ve Endonezya, ABD'ye yaptıkları ihracatın büyük bir kısmının Çin'den gelen ara mallara dayandığını kabul ediyor. Bu ülkeler, ABD'nin yeni talepleri karşısında tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmak zorunda kalabilir.
Uzmanlar, ABD'nin bu hamlesinin küresel tedarik zincirlerinde 'yeniden millileşmeye' yol açabileceğini belirtiyor. Şirketler, tarife risklerini azaltmak için üretimlerini başka ülkelere kaydırmayı değerlendiriyor. Ancak bu süreç, maliyetleri artıracak ve ticaret akışlarını yavaşlatacaktır.
Güneydoğu Asya ülkeleri, ABD'nin bu suçlamalarına karşı ortak bir tavır geliştirmeye çalışıyor. ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği) dışişleri bakanları, konunun ticaret bakanları düzeyinde ele alınması konusunda anlaştı. Bölge ülkeleri, ABD ile diyalog kanallarını açık tutarak tarifelerin önlenmesini hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin ticaret politikaları açısından dolaylı etkiler barındırıyor. Türkiye, Çin ile ticaret hacmini artırırken, ABD ile de ticari ilişkilerini dengelemeye çalışıyor. ABD'nin transshipment uygulamalarına karşı artan denetimi, Türkiye üzerinden yapılan benzer ticaret yollarını da etkileyebilir. Özellikle tekstil ve otomotiv sektörlerinde, Çin menşeli ürünlerin Türkiye üzerinden ABD'ye ihraç edildiği iddiaları gündeme gelebilir. Bu nedenle Türk ihracatçıların, menşe kurallarına uyum konusunda daha titiz davranmaları ve ABD'nin olası yaptırımlarına karşı hazırlıklı olmaları gerekiyor. Türkiye'nin, ABD ile ticaretinde şeffaflığı artıracak adımlar atması, olası riskleri azaltabilir.