WASHINGTON – ABD Eğitim Bakanlığı, 22 Temmuz Çarşamba günü yaptığı açıklamayla, beş tıp fakültesinin kabul uygulamalarına yönelik yeni soruşturmalar başlattığını duyurdu. Bu hamle, Başkan Donald Trump yönetiminin üniversitelerdeki çeşitlilik girişimlerine karşı yürüttüğü baskının en son örneği olarak kayıtlara geçti. Soruşturmaların, okulların kabul süreçlerinde ırk temelli değerlendirmelere yer verip vermediklerini mercek altına alması bekleniyor.
Soruşturulan okullar ve yasal dayanak
ABD Eğitim Bakanlığı Sivil Haklar Ofisi tarafından yürütülecek soruşturmaların hangi tıp fakültelerini kapsadığı henüz resmen açıklanmasa da, yetkililer özellikle son yıllarda çeşitlilik programlarını genişleten kurumların hedef alındığını belirtiyor. Bakanlık, soruşturmaların 1964 Sivil Haklar Yasası'nın VI. Başlığı kapsamında yürütüleceğini, bu düzenlemenin federal fon alan kurumlarda ırk, renk veya ulusal kökene dayalı ayrımcılığı yasakladığını vurguladı.
Trump yönetimi, Mart ayında da Yale Üniversitesi'ne benzer bir soruşturma açmış, üniversitenin lisans kabul sürecinde ırkı dikkate almasını "ayrımcı" olarak nitelemişti. Yönetim, bu tür uygulamaların "renk körü" bir yaklaşımla değiştirilmesi gerektiğini savunuyor. Yeni soruşturmalar, bu politikanın tıp eğitimi alanına da yayıldığını gösteriyor.
Çeşitlilik programlarına yönelik siyasi baskı
Trump yönetiminin bu hamlesi, üniversitelerdeki çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) programlarına karşı daha geniş bir siyasi ve hukuki mücadelenin parçası olarak değerlendiriliyor. Muhafazakar gruplar, bu tür programların ters ayrımcılık yarattığını ve liyakat ilkesini zedelediğini öne sürmektedir. Özellikle tıp fakültelerinde çeşitliliği artırmaya yönelik çabalar, azınlık öğrencilerinin sağlık hizmetlerine erişimini iyileştirmek amacı taşıyor. ABD'de yapılan araştırmalar, azınlık doktorların benzer geçmişe sahip hastalara daha iyi bakım sağladığını gösteriyor.
Ancak yönetim, bu tür programların beyaz ve Asya kökenli öğrencilere karşı haksızlık oluşturduğunu savunuyor. Eğitim Bakanlığı sözcüsü, "Tüm öğrenciler, ırklarına bakılmaksızın eşit muamele görme hakkına sahiptir. Hiçbir okul, federal yasaları ihlal ederek kabul sürecinde ırk temelli kotalar veya tercihler uygulayamaz" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, küresel eğitim ve insan hakları politikaları açısından önemli bir sinyal oluşturmaktadır. Türkiye, yükseköğretimde fırsat eşitliği ve çeşitlilik konularında benzer tartışmalar yaşıyor; özellikle dezavantajlı bölgelerden gelen öğrencilere yönelik kontenjan uygulamaları zaman zaman eleştirilmektedir. ABD'deki bu yargısal sürecin sonuçları, uluslararası hukukta eşitlik ilkesinin yorumlanmasında emsal oluşturabilir. Ayrıca, Türk öğrencilerin ABD'deki tıp fakültelerine kabul şartlarını etkileyebilecek bu politikalar, Türkiye'nin ABD ile eğitim alanındaki işbirliğini dolaylı olarak etkileyebilir. Bölgesel düzeyde, Orta Doğu'daki birçok ülke de yükseköğretimde kota ve çeşitlilik politikalarını tartışmaktadır.