ABD Temsilciler Meclisi, federal harcamalarda yolsuzluk ve usulsüzlükleri önlemek amacıyla 11 ayrı yasa tasarısını kapsayan kapsamlı bir paketi kabul etti. Cumhuriyetçi çoğunluk tarafından hazırlanan yasa paketi, mali denetimi güçlendirmeyi, şeffaflığı artırmayı ve vergi mükelleflerinin parası kaybolmadan önce hatalı ödemeler ile dolandırıcılığı tespit etmeyi kolaylaştırmayı hedefliyor. Meclis’te yapılan oylamada paket, iki partinin de desteğini alarak geniş bir mutabakatla geçti. Ancak asıl sınav, Demokratların kontrolündeki Senato’da verilecek.
Dolandırıcılık boyutu ve Meclis’in çözüm önerileri
Kongre Bütçe Ofisi’nin tahminlerine göre, federal hükümet her yıl 233 milyar dolar ile 521 milyar dolar arasında bir meblağı yanlış ödemeler ve dolandırıcılık nedeniyle kaybediyor. Bu miktar, federal bütçenin önemli bir dilimini oluşturuyor ve özellikle pandemi döneminde dağıtılan yardım fonlarında ciddi usulsüzlükler yaşandığı belirtiliyor. Meclis’ten geçen tasarılar, bu kaybı azaltmak için bir dizi önlem içeriyor: Federal kurumların hata ve suiistimal raporlamasını zorunlu kılan standartlar getiriliyor; veri paylaşımı ve analiz yetkileri genişletiliyor; ayrıca sahte kimlik ve çifte ödemeleri engellemek için biyometrik doğrulama gibi yeni teknolojilerin kullanımı teşvik ediliyor. Tasarılar ayrıca, ihbarcıları koruyan mekanizmaları güçlendiriyor ve hükümet sözleşmelerinde şeffaflığı artırmayı amaçlıyor.
Paketin en dikkat çekici maddelerinden biri, federal yardım programlarında kimlik doğrulamayı zorunlu kılan “STOP FRAUD Act” oldu. Bu yasa, özellikle işsizlik sigortası ve gıda yardımı gibi programlarda, başvuru sahiplerinin kimliklerinin gerçek zamanlı olarak doğrulanmasını şart koşuyor. Bir diğer önemli düzenleme ise, hükümetin yüklenicilerle yaptığı sözleşmelerde geçmiş performans ve yolsuzluk kayıtlarının sorgulanmasını kolaylaştıran “Contractor Accountability Act”.
Senato’da bekleyen siyasi engeller
Paket, Meclis’te Cumhuriyetçi ve Demokrat milletvekillerinin ortak çalışmasıyla hazırlanmış olsa da, Senato’da farklı bir siyasi dengenin etkili olabileceği değerlendiriliyor. Demokratlar, özellikle sosyal yardım programlarına yönelik kimlik doğrulama şartlarının düşük gelirli vatandaşların yardıma erişimini zorlaştırabileceği gerekçesiyle bazı maddelere temkinli yaklaşıyor. Ayrıca, federal kurumlara ek raporlama yükümlülükleri getiren düzenlemelerin bürokratik yükü artırabileceği ve veri gizliliği endişelerini beraberinde getirebileceği ifade ediliyor. Beyaz Saray da yaptığı açıklamada, yolsuzlukla mücadeleyi desteklediğini ancak bazı maddelerin “orantısız etki” yaratabileceğini belirtti. Senato’da yapılacak görüşmelerde, özellikle bütçe ve medeni haklar boyutları tartışma konusu olacak gibi görünüyor.
Kongre’nin iki kanadı arasındaki bu fikir ayrılığı, tasarıların yasalaşma sürecini uzatabilir. Uzmanlar, yıl sonu bütçe müzakereleri öncesinde paketin geçme ihtimalinin daha yüksek olduğunu, ancak seçim yılı siyasetinin her iki partiyi de pozisyon almaya itebileceğini belirtiyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy, Senato’ya çağrı yaparak “vergi mükelleflerinin parasını korumak” için hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de federal harcamalarda yolsuzlukla mücadele, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, küresel mali sistem üzerindeki etkileri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. ABD’nin kamu mali yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliği artırması, uluslararası fon akışlarında ve yatırım ortamında olumlu yansımalar yaratabilir. Ayrıca, ABD’nin bu tür düzenlemeleri, diğer ülkeler için de model teşkil edebilir. Türkiye, kendi kamu mali yönetiminde benzer reformları hayata geçirirken, ABD deneyiminden öğrenilebilecek pratikler olabilir. Öte yandan, ABD’de yolsuzlukla mücadele alanındaki bu yasal düzenlemeler, küresel ölçekte finansal suçlarla mücadele standartlarını yükseltebilir ve bu durum, uluslararası ticaret ve yatırım yapan Türk şirketleri için de uyum gerekliliklerini artırabilir.