ABD Temsilciler Meclisi, Perşembe günü yapılan oylamada Başkan Donald Trump'a Kongre tarafından yetkilendirilmemiş Lübnan çatışmalarındaki Amerikan askerlerini geri çekme yükümlülüğü getiren bir savaş yetkisi kararını 324'e karşı 92 oyla reddetti. İki milletvekili çekimser kaldı. Karar, 207 Cumhuriyetçi, 117 Demokrat ve bağımsız milletvekili Kevin Kiley'in aleyhte oyuyla sonuçlanırken, 92 evet oyunun 89'u Demokrat, 2'si Cumhuriyetçi ve 1'i bağımsız milletvekillerinden geldi. Bu sonuç, savaş yetkileri konusunda uzun süredir devam eden partiler üstü tartışmada Kongre'nin Başkan'a karşı net bir duruş sergilediğini gösteriyor.
Kararın Arka Planı ve Anlamı
Söz konusu karar, 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası çerçevesinde sunuldu ve Başkan Trump'ın Lübnan'a konuşlu Amerikan birliklerini Kongre'nin açık onayı olmaksızın çatışmaya soktuğu gerekçesine dayanıyordu. Kararın reddedilmesi, Kongre'nin yürütme organının askeri operasyonlar üzerindeki yetkisini sınırlama konusunda isteksiz olduğunu ortaya koyuyor. Ancak analistlere göre, oylamanın ardındaki asıl dinamik, Lübnan'daki askeri varlığın niteliği ve büyüklüğü hakkında Kongre üyeleri arasındaki belirsizlik. Bazı milletvekilleri, İsrail-Lübnan sınırındaki gerginlikler ve Hizbullah'ın artan faaliyetleri nedeniyle ABD askerlerinin varlığının caydırıcı olduğunu savunurken, diğerleri bu varlığın anayasaya aykırı olduğunu düşünüyor. Pentagon kaynakları, Lübnan'daki Amerikan askeri sayısının 150'nin altında olduğunu ve bunların daha çok danışmanlık ve eğitim misyonu yürüttüğünü belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu oylama, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri angajmanına ilişkin daha geniş bir tartışmayı yansıtıyor. Kongre, son yıllarda Irak, Suriye ve Yemen'deki askeri operasyonlar konusunda yürütme organıyla sık sık karşı karşıya gelmişti. Lübnan özelinde ise durum daha karmaşık: Ülke, 2019'dan bu yana derin bir ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık yaşıyor. ABD'nin askeri varlığı, İran destekli Hizbullah'ın gücü karşısında Lübnan ordusunu destekleme amacı taşıyor. Ancak bu varlık, bölgedeki İran yanlısı gruplar tarafından ABD'nin müdahalesi olarak eleştiriliyor. Oylamanın reddi, ABD'nin Lübnan politikasının mevcut haliyle devam edeceği anlamına geliyor. Bu, İsrail için güvenlik açısından olumlu karşılanırken, Hizbullah ve İran için ABD'nin bölgeden çekilme ihtimalinin azaldığı anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Lübnan'daki askeri varlığının devamı, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından dolaylı etkiler taşıyor. ABD'nin bölgeden çekilmesi halinde oluşacak güç boşluğu, İran ve Hizbullah'ın elini güçlendirebilir; bu da Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, ABD'nin mevcut askeri varlığı, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak ittifak dayanışması açısından istikrar unsuru olarak görülüyor. Ancak Türkiye, ABD'nin PYD/YPG'ye desteği gibi başka konularda Washington'la görüş ayrılığı yaşıyor. Lübnan özelinde, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım ve diplomatik faaliyetleri, ABD'nin askeri varlığından bağımsız bir şekilde devam ediyor. Kısacası, kararın reddi Türkiye için kısa vadede doğrudan bir değişiklik yaratmasa da, Orta Doğu'daki güç dengesinin korunmasına katkı sağlıyor.