ABD Temsilciler Meclisi'nde Demokrat Parti liderliği, İsrail'e verdiği destekle bilinen üyeleri Dış İlişkiler ve Silahlı Hizmetler komitelerinin üst düzey görevlerine getirme kararı aldı. Bu adım, partinin İsrail'e askeri yardım konusunda giderek derinleşen bölünmesinin yaşandığı hassas bir dönemde geldi. Demokratlar arasında, özellikle ilerici kanat, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına koşulsuz destek verilmesine karşı çıkarken, daha ılımlı ve geleneksel kanat bu desteğin sürmesi gerektiğini savunuyor. Bu atamalar, partinin İsrail politikasında dengeyi koruma çabası olarak yorumlanıyor.
Atamaların Perde Arkası
Demokrat Parti'nin komite üyeliklerini belirleyen Yönlendirme ve Politika Komitesi, geçtiğimiz hafta yaptığı toplantıda, İsrail yanlısı tutumlarıyla tanınan Temsilciler Meclisi üyelerini bazı kilit komitelerin en üst sıralarına yerleştirdi. Bu isimler arasında, Dış İlişkiler Komitesi'nin Avrupa alt komitesinde görev alacak olan ve daha önce İsrail'e yönelik eleştirilere sert tepki gösteren birkaç Demokrat bulunuyor. Bu karar, partinin İsrail'e mali yardım konusunda giderek artan bir bölünme yaşadığı bir dönemde alındı.
Yapılan atamalar, özellikle Gazze'deki insani kriz nedeniyle İsrail'e yönelik desteğin sorgulanması tartışmalarının gölgesinde gerçekleşti. Demokrat Parti içindeki ilerici kanat, Başkan Joe Biden'ın İsrail'e yönelik politikalarına karşı çıkarken, bazı ılımlı Demokratlar bu eleştirilerin partiye zarar verebileceğini düşünüyor. Bu ortamda, komite liderliğine getirilen isimlerin partinin geleneksel İsrail yanlısı duruşunu koruma arzusunu yansıttığı belirtiliyor.
Parti liderleri, bu atamaların liyakat ve kıdem ilkelerine göre yapıldığını savunurken, eleştirmenler bunun İsrail'e koşulsuz destek veren kongre üyelerinin ödüllendirildiği ve parti içindeki farklı görüşlerin dikkate alınmadığı yorumunu yapıyor. Kongre'deki Müslüman ve ilerici üyelerin tepkisi ise sert oldu; bu durumun parti içindeki ayrışmayı daha da derinleştireceği belirtiliyor.
Parti İçi Çatlak ve Seçimlere Etkisi
Demokrat Parti'nin İsrail politikası üzerindeki bu çatlak, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde önemli bir sınav niteliği taşıyor. Seçmenler arasında yapılan anketler, özellikle genç ve ilerici seçmenlerin İsrail'e yönelik ABD yardımına karşı çıktığını gösteriyor. Bu durum, Biden'ın yeniden seçilme şansını olumsuz etkileyebilir. Komite atamaları, partinin İsrail yanlısı kanadının hâlâ ağırlıkta olduğunu ve ilerici seslerin marjinalleştirildiğini gösteriyor.
Öte yandan, bu gelişme Cumhuriyetçiler tarafından da yakından izleniyor. Cumhuriyetçi Parti, Demokratların iç karışıklığını kendi lehine kullanmaya çalışırken, İsrail'e verilen desteğin ABD dış politikasında partiler üstü bir mesele olduğunu vurguluyor. Ancak, Demokratların bu hamlesi, partinin geleneksel seçmen tabanında hoşnutsuzluk yaratabilir; özellikle Arap kökenli Amerikalılar, Müslümanlar ve ilerici aktivistler, bu atamaları partiye verdikleri desteği gözden geçirmek için bir neden olarak görebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD Kongresi'nde İsrail yanlısı isimlerin güçlenmesinin, Orta Doğu'da dengeleri etkileyebileceğine işaret ediyor. Türkiye, İsrail'in Gazze'deki politikalarını eleştiren ve Filistin davasına destek veren bir ülke olarak, ABD'de İsrail'e koşulsuz destek veren isimlerin öne çıkması, bölgedeki gerilimlerin artabileceği anlamına gelebilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü ve Filistin politikasını etkileyebilir. Ayrıca, ABD Kongresi'ndeki bu eğilim, Türkiye-ABD ilişkilerinde İsrail konusunun önemli bir başlık olmaya devam edeceğini gösteriyor. Türkiye'nin, kendi ulusal çıkarları doğrultusunda bu gelişmeyi yakından izlemesi bekleniyor.