ABD'de 3 Kasım 2026'da yapılacak ara seçimlere bir aydan kısa bir süre kala, partizan olmayan bir seçim tahmincisi Cumhuriyetçi Parti'nin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu kaybetme yolunda olduğunu açıkladı. Axios'un aktardığına göre, söz konusu tahmin, Cumhuriyetçilerin Meclis'teki dar çoğunluğunu koruyamayacağını ve Demokratların alt kanadın kontrolünü ele geçirebileceğini gösteriyor. Bu değerlendirme, Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin ilk ara seçim sınavı öncesinde Cumhuriyetçi Parti içindeki endişeleri artırdı.
Ara Seçimlere Doğru Siyasi Tablo
ABD'de her iki yılda bir yapılan ara seçimler, başkanlık döneminin ortasında seçmenin iktidar partisine verdiği desteği ölçen kritik bir gösterge olarak kabul edilir. Temsilciler Meclisi'nin 435 üyesinin tamamı yeniden seçilecek. Cumhuriyetçiler şu anda Meclis'te az bir farkla çoğunluğa sahipken, Demokratların birkaç kritik bölgede anketlerde öne geçtiği bildiriliyor. Seçim tahmincileri, özellikle banliyö bölgelerinde ve başkanlık seçimlerinde salıncak eyalet olarak nitelendirilen yerlerde Demokrat adayların avantajlı olduğunu belirtiyor.
Axios'un haberine göre, Cumhuriyetçi liderler, Meclis'teki çoğunluğu kaybetme riskine karşı kampanya stratejilerini gözden geçiriyor. Kongre'deki Cumhuriyetçi kanadın önde gelen isimlerinden Steve Scalise'in seçim çalışmalarına ağırlık verdiği ve partinin kaynaklarını kritik bölgelere yönlendirdiği ifade ediliyor. Ancak anketler, ekonomik belirsizlik, göç politikaları ve kültürel konulardaki tartışmaların seçmen tercihlerini etkilediğini gösteriyor. Demokratlar ise sağlık hizmetleri, iklim değişikliği ve ekonomik adalet temalarını öne çıkararak seçmen tabanını genişletmeye çalışıyor.
Seçim Sonuçlarının ABD ve Dünya Siyasetine Etkisi
Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğun el değiştirmesi, Başkan Trump'ın yasama gündemini doğrudan etkileyecek. Eğer Demokratlar Meclis'i kazanırsa, vergi reformu, sağlık politikaları ve göç düzenlemeleri gibi konularda yasama süreçleri tıkanabilir. Ayrıca, Demokratların olası bir çoğunluğu Başkan Trump'a karşı soruşturma başlatma yetkisini de beraberinde getirebilir. Bu durum, ABD siyasetinde yeni bir gerilim dönemine işaret ediyor. Cumhuriyetçiler ise Senato'daki çoğunluklarını koruma hedefinde. Senato'da 100 üyenin 33'ü bu seçimlerde yenilenecek. Anketler, Senato yarışının da rekabetçi geçeceğini gösteriyor.
Uluslararası alanda ise ABD'nin dış politikası, kongre çoğunluğuna bağlı olarak şekillenebilir. Özellikle NATO, Ukrayna'ya destek, Çin ile ticaret savaşları ve Orta Doğu politikaları konusunda Kongre'nin tutumu belirleyici olacak. Demokratların Meclis'i kazanması halinde, Başkan Trump'ın dış politika hamlelerine karşı daha fazla denge ve denetim mekanizması devreye girebilir. Bu da müttefikler ve rakipler nezdinde ABD'nin öngörülebilirliğini etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Temsilciler Meclisi'ndeki olası bir güç değişimi, Türkiye-ABD ilişkilerini de yakından ilgilendiriyor. Demokratların çoğunluğu ele geçirmesi durumunda, Türkiye'ye yönelik tutumun nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor. Kongre'deki dengeler, F-16 satışı, PKK/YPG ile mücadele ve Doğu Akdeniz politikaları gibi konularda belirleyici olabilir. Ayrıca, ABD'nin İran ve Rusya'ya yönelik yaptırım politikaları da Kongre'den geçecek yasalara bağlı. Türkiye, stratejik ortaklığını korumak için her iki partiyi de dengede tutmaya çalışsa da, Meclis'teki çoğunluğun değişmesi Ankara'nın Washington nezdindeki lobi faaliyetlerini yeniden şekillendirebilir. Seçim sonuçları, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve ekonomik çıkarları açısından dikkatle izlenmeli.