ABD Çalışma Bakanlığı, Temmuz ayına ilişkin tarım dışı istihdam verilerini Cuma günü açıklayacak. Piyasa beklentileri, istihdam artışının yalnızca 83 bin kişiyle sınırlı kalacağı yönünde. Bu rakam, ekonominin yavaşladığına dair endişeleri artırırken, işsizlik oranının yüzde 4,2 seviyesinde sabit kalması bekleniyor. Ekonomistler, özellikle faiz oranlarının yüksek seyrettiği bir dönemde işgücü piyasasındaki soğumanın devam ettiğine dikkat çekiyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ekonomisi, Federal Rezerv'in (Fed) enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı sıkı para politikasının etkilerini hissetmeye devam ediyor. Mart 2022'den bu yana faiz oranlarını artıran Fed, politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığına çıkarmıştı. Bu yüksek faiz ortamı, işletmelerin yatırım ve istihdam kararlarını olumsuz etkiliyor. Haziran ayında tarım dışı istihdam 206 bin kişi artmıştı; ancak bu rakam, önceki aylara kıyasla belirgin bir yavaşlamayı işaret ediyordu. Temmuz beklentisi olan 83 bin, bu yavaşlamanın süreceğini gösteriyor.
İşsizlik oranının yüzde 4,2'de sabit kalması öngörülüyor. Bu oran, tarihsel olarak düşük seviyelerde olmakla birlikte, son aylarda hafif bir yükseliş eğilimi gösteriyor. Özellikle genç işsizliği ve part-time çalışmak zorunda kalanların sayısındaki artış, işgücü piyasasındaki zayıflamanın sinyallerini veriyor. Ücret artışları da enflasyon karşısında eriyor; reel ücretlerdeki düşüş, tüketici harcamalarını baskılayarak ekonomik büyümeyi yavaşlatıyor.
Bu veriler, Fed'in Eylül ayında faiz indirimine gidip gitmeyeceği konusunda kritik önem taşıyor. Fed Başkanı Jerome Powell, enflasyonun hedefe yaklaştığına dair güven artana kadar faiz indirimine yanaşmayacaklarını belirtmişti. Ancak istihdam piyasasındaki soğuma, ekonominin resesyona sürüklenme riskini artırıyor. Bazı ekonomistler, Fed'in bu yıl içinde en az bir ya da iki kez faiz indirimine gitmesini bekliyor. Verilerin beklentilerin altında kalması, bu beklentileri güçlendirebilir.
Küresel Ekonomiye Yansımalar
ABD ekonomisi, dünyanın en büyük ekonomisi olarak küresel büyüme üzerinde belirleyici bir role sahip. İstihdam verilerindeki zayıflık, küresel piyasalarda risk iştahını azaltabilir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, ABD'deki ekonomik yavaşlamadan doğrudan etkileniyor. ABD'nin ithalat talebindeki düşüş, Asya ve Latin Amerika'daki ihracatçı ülkelerin büyüme görünümünü olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, düşük faiz beklentileri ABD dolarını zayıflatabilir; bu da gelişmekte olan ülke paralarının değer kazanmasına yol açabilir.
Öte yandan, ABD ekonomisindeki yavaşlama, dünya genelinde merkez bankalarının para politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve diğer büyük merkez bankaları, kendi ekonomilerindeki enflasyon baskılarını dengelemeye çalışırken, ABD'deki faiz indirimleri küresel likidite koşullarını etkileyebilir. Bu durum, gelişmekte olan piyasalara sermaye akışını hızlandırabilir; ancak kırılgan ekonomilerde finansal istikrar risklerini de beraberinde getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD istihdam verileri, Türkiye ekonomisi için dolaylı ancak önemli etkiler barındırıyor. ABD'de olası bir faiz indirimi, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını artırabilir; bu durum Türkiye gibi cari açık veren ülkeler için dış finansman koşullarını iyileştirebilir. Ayrıca, doların zayıflaması, Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletebilir ve ithalat maliyetlerini düşürebilir. Ancak, ABD ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye'nin ihracat yaptığı ülkelerdeki talebi azaltarak dış ticaret dengesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin ekonomik politikalarını belirlerken ABD ve küresel ekonomideki bu gelişmeleri yakından takip etmesi büyük önem taşıyor.