ABD'nin önde gelen teknoloji şirketlerinin hisseleri, SpaceX'teki uzun süreli düşüş ve yapay zeka alanındaki artan harcamaların karlılığa ilişkin endişeleri körüklemesiyle birlikte sert bir satış dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Bu durum, küresel piyasalarda teknoloji sektörüne yönelik belirsizliği artırırken, yatırımcıların yapay zeka yatırımlarının ne zaman ve nasıl meyve vereceğine dair sorularını yeniden gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı
Son haftalarda, Elon Musk'ın uzay taşımacılığı şirketi SpaceX'in hisselerinde yaşanan değer kaybı, teknoloji endekslerini olumsuz etkiledi. SpaceX, Starship roketinin son test uçuşunda patlama yaşanmasının ardından düzenleyici incelemelerle karşı karşıya kalmıştı. Bunun yanı sıra, Musk'ın diğer girişimlerindeki aksaklıklar ve şirketin halka arz planlarına ilişkin belirsizlikler de satış baskısını artırdı. Öte yandan, yapay zeka devi OpenAI'ın yatırımcıları, bu teknolojiye yapılan rekor düzeydeki yatırımların geri dönüşünün gecikeceği endişesiyle temkinli davranıyor. Google'ın yapay zeka birimi DeepMind ve Microsoft destekli OpenAI, 2024'te milyarlarca dolar harcayarak modellerini eğitmeye devam ederken, bu harcamaların şirket bilançolarında yarattığı yük giderek daha fazla dikkat çekiyor.
Analistlere göre, özellikle büyük ölçekli dil modellerinin (LLM) eğitimi için gerekli olan bulut altyapısı ve işlem gücü maliyetleri, teknoloji devlerinin marjlarını daraltıyor. Meta Platforms, Amazon ve Microsoft gibi şirketler, yapay zeka alanındaki yatırımlarını 2025 yılı için de artıracaklarını duyururken, yatırımcılar bu stratejilerin kısa vadede kârlılığı desteklemede yetersiz kalabileceğinden endişeleniyor. Bu durum, Nasdaq Bileşik Endeksi'nde bir ay öncesine göre %5'i aşan bir gerilemeye yol açtı.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'deki bu gelişmeler, küresel teknoloji piyasalarında domino etkisi yarattı. Asya-Pasifik bölgesinde, özellikle Tayvan ve Güney Kore yarı iletken hisseleri baskı altında kalırken, Avrupa'da da teknoloji şirketlerinin hisseleri negatif seyrediyor. Uzmanlar, yapay zeka balonunun sönme riskine karşı uyarırken, sektördeki bu dalgalanmanın yılın ikinci yarısında da devam edebileceğini belirtiyor. Öte yandan, merkez bankalarının faiz politikaları ve küresel ekonomik büyümeye ilişkin endişeler, teknoloji hisselerindeki satış baskısını daha da derinleştiriyor. ABD'de teknoloji sektörünün GSYH'ya katkısının %10'a yaklaştığı düşünüldüğünde, bu düşüşün makroekonomik sonuçları da dikkatle izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye ekonomisi ve dış politikası açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel teknoloji piyasalarındaki dalgalanma dolaylı yoldan etkili olabilir. Türkiye'deki yapay zeka girişimleri ve teknoloji ihracatçıları, uluslararası yatırımların azalması durumunda finansman bulmakta zorlanabilir. Ayrıca, ABD'deki teknoloji devlerinin değer kaybı, Borsa İstanbul'daki teknoloji endeksini de etkileyerek yabancı yatırımcıların risk iştahını düşürebilir. Bölgesel olarak, Türkiye'nin savunma sanayisindeki uzay ve yapay zeka yatırımları, bu tür küresel trendlerden bağımsız olarak ele alınmalıdır. Türk şirketlerinin küresel tedarik zincirlerindeki konumu nedeniyle, özellikle yarı iletken ve yazılım alanında yaşanacak bir daralma, orta vadede etkilerini gösterebilir.