ABD’de geçen hafta açıklanan ve beklentilerin oldukça altında kalan tarım dışı istihdam verisi, küresel piyasalarda Fed’in faiz indirimine gideceği yönündeki bahisleri güçlendirdi. Bu gelişme, haftanın ilk işlem gününde gelişen ülke piyasalarını olumlu etkiledi; MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi yükselirken, birçok gelişen ülke para birimi de dolar karşısında değer kazandı. Yatırımcılar, Fed’in daha gevşek bir para politikasına yöneleceği beklentisiyle risk iştahının arttığı bir ortamda, gelişen piyasa varlıklarına yöneldi.
Zayıf İstihdam Verisinin Ardından Fed Beklentileri
ABD Çalışma Bakanlığı’nın geçtiğimiz Cuma günü açıkladığı verilere göre, tarım dışı istihdam Nisan ayında yalnızca 175 bin arttı. Piyasa beklentisi 240 bin civarındaydı. Ayrıca, işsizlik oranı bir önceki aya göre artış göstererek yüzde 3,9 seviyesine çıktı. Bu tablo, ABD işgücü piyasasında soğuma işaretleri olarak yorumlandı ve Fed’in faiz artırım döngüsünün sona erdiği, hatta bu yıl içinde faiz indirimlerine başlayabileceği beklentilerini kuvvetlendirdi.
Zayıf verinin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalara göre, Fed’in Eylül ayında faiz indirimine gitme olasılığı yüzde 70’in üzerine çıktı. Ekim ayı toplantısında da bir indirim daha bekleniyor. Bu durum, ABD Hazine tahvil faizlerinin gerilemesine ve dolar endeksinin düşmesine neden oldu. Gelişen piyasalarda ise bu ortam, borçlanma maliyetlerinin düşeceği ve sermaye girişlerinin hızlanacağı beklentisiyle varlık fiyatlarını destekledi.
Analistler, enflasyonun hâlâ Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrettiğini hatırlatarak, faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü belirtiyor. Ancak işgücü piyasasındaki soğumanın, merkez bankasının sıkı para politikasını gevşetmesi için kapı araladığı yorumu öne çıkıyor.
Gelişen Piyasalarda Risk İştahı Artıyor
Bu gelişmeler ışığında, Asya ve Avrupa borsalarında alıcılı bir seyir izlendi. Güney Kore KOSPI Endeksi yüzde 1,6, Tayvan Borsası yüzde 1,2 değer kazandı. Brezilya Bovespa Endeksi ise günün ilk saatlerinde yüzde 1’in üzerinde artış kaydetti. Para birimlerinde de benzer bir iyimserlik gözlendi; Güney Afrika randı, Meksika pesosu ve Türk lirası gibi gelişen ülke para birimleri dolara karşı değer kazandı.
Uzmanlara göre, Fed’in faiz indirimine gitmesi, gelişen ülkelere yönelik sermaye akışını hızlandırabilir. Özellikle yüksek getiri arayan uluslararası yatırımcılar, faiz farkı avantajı nedeniyle gelişen piyasa varlıklarına yöneliyor. Ancak bu durumun kalıcı olup olmadığı, Fed’in izleyeceği yol haritasına ve küresel büyüme görünümüne bağlı. Küresel ekonomideki yavaşlamanın, gelişen ülkelerin ihracat gelirlerini olumsuz etkileyebileceği de göz ardı edilmemeli.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Bu gelişmenin etkileri yalnızca finansal piyasalarla sınırlı kalmayabilir. Zayıf ABD istihdam verisi, küresel büyüme endişelerini de beraberinde getiriyor. Dünya Bankası ve IMF, bu yıl için küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmiş durumda. ABD ekonomisinin soğuması, Avrupa ve Asya başta olmak üzere ticaret ortaklarını da olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, gelişen piyasalardaki olumlu havanın, ekonomik temellerden çok merkez bankası beklentilerine dayandığı belirtiliyor.
Ayrıca, Fed’in faiz indirimlerine başlaması durumunda, gelişmiş ülkelerdeki tahvil getirileri ile gelişen piyasa varlıkları arasındaki makas daralacak. Bu da gelişen ülke para birimlerine destek sağlayabilir. Ancak yatırımcıların, jeopolitik riskler ve iç siyasi gelişmeler gibi faktörleri de yakından takip etmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye ekonomisi için önemli bir fırsat penceresi açabilir. Fed’in faiz indirimlerine gitmesi, gelişen ülkelere yönelik sermaye akışını hızlandırabilir ve Türkiye’ye yabancı yatırımcı ilgisini artırabilir. Ancak Türkiye’nin yüksek enflasyon ve cari açık gibi yapısal sorunları, bu olumlu havadan tam anlamıyla yararlanmasını engelleyebilir. Ayrıca, Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını sürdürmesi ve ekonomik reformlara ilişkin kredibilitesini artırması gerekiyor. Aksi takdirde, kısa vadeli sermaye girişleri kalıcı yatırıma dönüşmeyebilir.