ABD çalışma piyasası, Temmuz ayında beklenmedik bir daralma yaşadı. Tarım dışı istihdam, geçen ay 23 bin kişi azalarak piyasa beklentilerinin aksine geriledi. Dow Jones anketine göre ekonomistler, istihdamın 83 bin kişi artmasını ve işsizlik oranının %4,2 seviyesinde sabit kalmasını öngörüyordu. Ancak açıklanan veriler, ekonominin yavaşladığına dair endişeleri artırdı ve Fed'in faiz politikalarına yönelik belirsizliği büyüttü.
Beklenmedik düşüşün ayrıntıları
ABD Çalışma Bakanlığı'nın Cuma günü açıkladığı verilere göre, Temmuz ayında tarım dışı istihdam 23 bin kişi azaldı. Bu, Nisan 2020'den bu yana en büyük aylık düşüş olarak kayıtlara geçti. Piyasalar, güçlü gelen ekonomik verilerin ardından istihdam artışının süreceğini beklerken, özellikle imalat, perakende ve profesyonel hizmetler sektörlerinde iş kayıpları yaşandı. Sağlık hizmetleri ve devlet sektörü ise istihdam artışına katkı sağlayan az sayıda alan oldu.
İşsizlik oranı, beklentilere paralel olarak %4,2'de kaldı. Ancak ekonomistler, istihdamdaki düşüşün iş gücü piyasasında soğumanın işareti olduğunu belirtiyor. Ücret artışı ise yıllık bazda %3,6 ile ılımlı bir seyir izledi; bu da enflasyon baskılarının hafiflediğine işaret edebilir. Veriler, ekonominin resesyona girip girmeyeceği tartışmalarını alevlendirdi. Bazı analistler, bu tablonun Fed'in faiz indirimine gitmesi için gerekçe oluşturduğunu savunuyor.
Küresel piyasalara yansıması
ABD istihdam verileri, küresel ekonomideki en önemli göstergelerden biri olarak kabul ediliyor. Beklenenden zayıf gelen veriler, doların diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesine neden oldu. Euro ve sterlin, dolara karşı güçlenirken, gelişmekte olan ülke para birimleri de karışık bir seyir izledi. Küresel borsalarda satış baskısı yaşanırken, yatırımcılar güvenli liman olarak altına yöneldi. Altının ons fiyatı, verilerin ardından kısa süreli yükselişle 2 bin 400 doların üzerini test etti.
Bu gelişme, Avrupa Merkez Bankası ve diğer büyük merkez bankalarının para politikalarını şekillendirme açısından da kritik önem taşıyor. ABD ekonomisinin yavaşlaması, küresel talebi olumsuz etkileyebilir ve ihracata dayalı ekonomileri zorlayabilir. IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar, küresel büyümenin dengesiz seyrettiği bir dönemde, ABD'deki bu istihdam kaybının dünya ekonomisi için yeni bir risk oluşturduğunu değerlendiriyor. Ancak bazı uzmanlar, verinin tek aylık bir sapma olabileceğini ve eğilimin devam etmesi halinde daha kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de istihdamın azalması, küresel risk iştahını baskılayarak gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkileyebilir. Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ekonomilerde, bu durum sermaye akımlarının yavaşlamasına ve kur oynaklığının artmasına neden olabilir. Öte yandan, Fed'in faiz indirimine gitme ihtimali, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişlerini destekleyerek Türk lirası varlıklarına olumlu yansıyabilir. Türkiye'nin ekonomik politikaları açısından, ABD'deki bu gelişmenin doğrudan etkisi sınırlı olsa da, küresel piyasalardaki oynaklık Türk finansal istikrarını etkileme potansiyeli taşıyor.