ABD'de Eylül ayına ilişkin tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin belirgin şekilde altında kalması, küresel piyasalarda ani bir satış dalgasına yol açtı. Bloomberg Open Interest programında Dani Burger'ın aktardığına göre, istihdam rakamlarındaki bu büyük sapma yatırımcıların risk iştahını azalttı. Özellikle kredi piyasalarında temkinli bir duruş öne çıkarken, hisse senedi ve tahvil piyasalarında oynaklık arttı. Veri, ABD ekonomisinin beklenenden daha hızlı yavaşladığına dair endişeleri güçlendirdi.
İstihdam Verisinin Ayrıntıları ve Piyasa Tepkisi
Eylül ayı tarım dışı istihdam artışı, ekonomistlerin tahminlerinin oldukça altında gerçekleşti. Verinin açıklanmasının ardından ABD 10 yıllık tahvil faizleri geriledi, dolar endeksi değer kaybetti ve Wall Street'te satışlar hızlandı. Vadeli işlem piyasalarında Fed'in bir sonraki toplantısında faiz indirimi yapma olasılığı bir anda yükseldi. Ancak kredi piyasalarındaki temkinli hava, yatırımcıların resesyon riskini ciddiye aldığını gösteriyor. Özellikle yüksek getirili tahvillerde spreadler açıldı.
Bloomberg Intelligence ekonomisti Michael McKee, fabrika siparişlerindeki zayıflamaya da dikkat çekerek imalat sektörünün toparlanma sinyali vermediğini belirtti. McKee ayrıca G7 ülkelerinin stratejik petrol rezervlerinden yapılan satışın enerji fiyatları üzerindeki etkisini değerlendirdi. Petrol fiyatları, arz endişeleri ve talep belirsizliği arasında dalgalı bir seyir izliyor.
Öte yandan, özel sermaye devi Blackstone'un Broadcom'un yapay zekâ finansman hamlesine katılması dikkat çekti. Broadcom'un büyük ölçekli yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek için oluşturduğu konsorsiyuma Blackstone da dahil oldu. Bu hamle, teknoloji sektöründe yapay zekâya yönelik sermaye akışının ne denli güçlü olduğunu gösteriyor. Ayrıca yapay zekâ girişimi Anthropic'in halka arz (IPO) planladığı haberi, teknoloji yatırımcıları arasında heyecan yarattı. Ancak genel piyasa havası, bu olumlu gelişmelere rağmen temkinli kalmayı sürdürüyor.
Küresel Ekonomik ve Jeopolitik Boyut
ABD'deki istihdam şoku, dünya genelinde merkez bankalarının para politikası üzerinde etkili olacak. Fed'in faiz indirimine gitmesi durumunda gelişmekte olan ülkelere sermaye akışı hızlanabilir; ancak resesyon korkuları bu akışı tersine çevirebilir. Avrupa ve Asya piyasaları da ABD verisine sert tepki verdi. Almanya'da sanayi siparişleri zaten zayıf seyrederken, ABD'den gelen kötü haber Avrupa'nın ihracat beklentilerini aşağı çekti. Çin'de ise yetkililerin teşvik önlemlerini artırabileceği konuşuluyor.
G7'nin stratejik petrol rezervlerinden satış kararı, enerji piyasalarında arz-talep dengesini etkiliyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma, enerji ithalatçısı ülkeler için maliyet baskısı yaratırken, ihracatçılar için gelir kaybı riski taşıyor. OPEC+ ülkelerinin üretim politikaları da bu denklemde belirleyici olacak. Ayrıca yapay zekâ alanındaki dev yatırımlar, teknoloji hisselerinde balon endişelerini gündeme getiriyor. Blackstone ve Broadcom işbirliği, özel sermayenin teknolojiye olan güvenini yansıtsa da, piyasa genelinde likidite sıkılaşması riski var.
Anthropic'in halka arzı, yapay zekâ sektörünün olgunlaşma aşamasına geldiğinin işareti olarak yorumlanıyor. Ancak yüksek değerlemeler ve düzenleyici belirsizlikler, yatırımcıların iştahını sınırlayabilir. ABD'deki istihdam verisi sonrası, Fed'in şahin duruşunu ne kadar sürdüreceği kritik bir soru. Piyasalar artık daha fazla faiz indirimi fiyatlıyor; fakat enflasyonun seyri bu beklentileri bozabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki istihdam şoku, küresel risk iştahını azaltarak gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını yavaşlatabilir. Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ekonomiler için bu durum, borçlanma maliyetlerini artırıcı ve TL üzerinde baskı yaratıcı bir etki yapabilir. Öte yandan Fed'in faiz indirimine gitmesi, doların zayıflamasına ve Türkiye'nin ihracat rekabet gücünün artmasına yardımcı olabilir. Ancak küresel resesyon korkuları, Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki talebi düşürerek cari açık üzerinde risk oluşturur. Enerji fiyatlarındaki dalgalanma ise enerji ithalat faturasını doğrudan etkiler. Bu nedenle Türkiye'nin para ve maliye politikalarında temkinli olması, dış şoklara karşı dayanıklılığı artıracaktır.