Çin'in geçen yılki ticaret ateşkesi kapsamında ABD'den büyük miktarlarda soya fasulyesi satın alma taahhüdü, ülkenin özel tüccarlarının katılımındaki eksiklik nedeniyle karmaşık bir hal alıyor. Pekin yönetimi, iki ülke arasındaki ticaret savaşını sona erdiren anlaşmanın bir parçası olarak ABD'den 200 milyar dolarlık tarım ürünü, enerji ve mamul mal ithalatını öngören taahhüdünü sürdürmeye çalışırken, devlete ait alıcıların ağırlıkta olduğu alımlar, özel sektörün çekimser kalması nedeniyle hedeflerin gerisinde kalabilir.
Gelişmenin Arka Planı: Ticaret Ateşkesi ve Soya Fasulyesi Taahhüdü
Çin ile ABD arasında Ocak 2020'de imzalanan Birinci Aşama Ticaret Anlaşması, Çin'in 2017 baz yılına göre 2020 ve 2021 yıllarında en az 200 milyar dolarlık ek ABD ürünü (tarım, enerji, mamul mallar) satın almasını öngörüyordu. Bu kapsamda soya fasulyesi, Çin'in ABD'den en büyük tarım ithalat kalemi olarak öne çıkıyor. Ancak pandemi sonrası küresel ekonomik yavaşlama, Çin'in iç talebindeki düşüş ve fiyat dalgalanmaları, özel tüccarların alımlarını sınırlandırıyor. Devlet kontrolündeki şirketler (örneğin COFCO, Sinograin) anlaşma hedeflerini karşılamak için adımlar atarken, özel işlemciler yüksek fiyatlar ve belirsiz talep nedeniyle temkinli davranıyor. Uzmanlara göre, Çin'in soya fasulyesi ithalatının büyük bir kısmı Brezilya'ya yönelmiş durumda; bu da ABD'li çiftçiler için pazar payı kaybı anlamına geliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, yalnızca Çin-ABD ticari ilişkilerini değil, aynı zamanda küresel tarım piyasalarını da yakından ilgilendiriyor. ABD, dünyanın en büyük ikinci soya fasulyesi ihracatçısı konumunda; Brezilya ise ilk sırada. Çin'in özel alıcılarının ABD'den uzak durması, Brezilya'ya yönelen talebin artmasına ve fiyatların bu ülkede prim yapmasına neden oluyor. Öte yandan, ABD'li çiftçiler için Çin pazarı kritik öneme sahip; zira Çin, ABD soya fasulyesinin en büyük alıcısı konumunda. Anlaşma hedeflerinin tutturulamaması, iki ülke arasında yeniden gerginlik yaratabilir ve tarife uygulamalarının geri dönmesine yol açabilir. Ayrıca, bu durum küresel gıda güvenliği ve arz zincirleri açısından da riskler barındırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, soya fasulyesi ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılayan bir ülke olarak, bu gelişmelerden doğrudan etkilenme potansiyeline sahiptir. ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları, küresel emtia fiyatlarında dalgalanmalara yol açmakta; bu da Türkiye'nin yem ve gıda maliyetlerini etkilemektedir. Türkiye'nin soya fasulyesi ithalatında Brezilya, ABD ve Paraguay başlıca tedarikçilerdir; bu nedenle ABD-Çin rekabetindeki fiyat hareketleri, Türkiye'nin ithalat maliyetlerini doğrudan etkileyebilir. Küresel arz-talep dengesindeki değişimler, enflasyonist baskıları körükleyebilir. Türkiye'nin tarım politikaları açısından, yerli soya üretimini artırma ve tedarik zincirlerini çeşitlendirme stratejileri daha da önem kazanmaktadır.