ABD Temsilciler Meclisi'nde 27 Ağustos'ta Cumhuriyetçi Joe Wilson (Güney Karolina) ve Demokrat Bill Keating (Massachusetts) tarafından sunulan SRBIJA Yasası, Sırbistan'a yönelik yaptırım ve vize kısıtlamaları getirmeyi amaçlıyor. Yasa teklifi, Batı Balkanlar'da demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve istikrarı 'baltaladığı' iddia edilen 'kötü niyetli aktörlere' karşı önlemler içeriyor. Teklifin yasalaşması halinde, Sırbistan ile ABD arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim dönemi başlayabilir ve bu durum, bölgede dengeleri gözeten Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor.
SRBIJA Yasası'nın Arka Planı ve Kapsamı
SRBIJA Yasası (Sırbistan Sorumluluk ve Batı Balkanlar İstikrar Yasası), ABD Kongresi'nde iki partinin ortak imzasıyla sunuldu. Yasa, özellikle Sırbistan'ın son dönemdeki iç ve dış politikalarına yönelik eleştirilerin bir ürünü. Metinde, 'demokratik kurumları zayıflatan, yargı bağımsızlığını hiçe sayan, medya özgürlüğünü kısıtlayan ve bölgesel istikrarı tehdit eden' eylemlerden sorumlu tutulan kişilere yaptırım uygulanması öngörülüyor.
Yasa kapsamında, ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından belirlenecek isimlere mal varlığı dondurma ve ABD'ye giriş yasağı getirilebilecek. Ayrıca, Sırbistan'a yapılan bazı askeri ve ekonomik yardımların gözden geçirilmesi ve Belgrad yönetiminin Avrupa Birliği (AB) yolundaki reformlara uyumu konusunda Kongre'ye düzenli raporlama yapılması isteniyor.
Teklifin gerekçesinde, Sırbistan'ın Kosova ile ilişkileri, Bosna-Hersek'teki Sırp Cumhuriyeti entitesiyle bağları ve Rusya ile artan işbirliği gibi konular da yer alıyor. Joe Wilson, uzun yıllardır Sırbistan karşıtı tutumuyla bilinen bir isim; Kosova'nın bağımsızlığını güçlü şekilde desteklemesiyle tanınıyor. Bill Keating ise Dış İlişkiler Komitesi'nde Avrupa alt komitesinin başkanı olarak Balkanlar'a ilgi gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
SRBIJA Yasası, ABD'nin Batı Balkanlar politikasında bir sertleşme sinyali olarak yorumlanıyor. Son yıllarda Sırbistan, Rusya ile enerji ve savunma alanında işbirliğini artırmış, Çin'in altyapı yatırımlarına kapılarını açmış ve Kosova ile normalleşme sürecinde beklenen ilerlemeyi kaydedememişti. ABD'nin yaptırım tehdidi, Belgrad'ın Batı'ya yönelmesi için bir baskı aracı olarak görülüyor.
Ancak yasa teklifi, ABD iç siyasetinde de tartışmalı. Bazı çevreler, Sırbistan'a yönelik tek taraflı yaptırımların ülkeyi daha da Rusya ve Çin'e itebileceğini savunuyor. Avrupa Birliği'nin de Sırbistan'a yönelik benzer endişeleri olmakla birlikte, Brüksel şimdiye kadar diyalog ve üyelik perspektifiyle hareket etmeyi tercih etti. ABD'nin olası yaptırımları, transatlantik uyumu zorlaştırabilir.
Bölgesel açıdan, Bosna-Hersek ve Kosova'da olumlu karşılanması beklenen yasa, Sırbistan'da milliyetçi söylemi körükleyebilir. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, daha önce benzer yaptırım girişimlerine sert tepki göstermiş, ülkesinin 'haksız yere hedef alındığını' savunmuştu. Yasanın yasalaşması halinde Belgrad-ABD ilişkilerinde ciddi bir kriz yaşanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Batı Balkanlar'da Sırbistan, Bosna-Hersek ve Kosova ile dengeli ilişkiler yürütüyor. Sırbistan'a yönelik olası ABD yaptırımları, bölgede yeni bir kutuplaşma yaratabilir ve Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Türkiye, Sırbistan ile ticari ve enerji bağlarını (TürkAkım doğalgaz hattı gibi) güçlendirmiş durumda. Yaptırımlar, bu projeleri sekteye uğratabilir. Ayrıca, ABD'nin tek taraflı adımları, Türkiye'nin çok taraflı diplomasi anlayışına ters düşüyor. Ankara'nın, Balkanlar'daki istikrarı korumak için devreye girmesi ve tarafları diyaloğa teşvik etmesi beklenebilir.