Forbidden Stories tarafından yürütülen uluslararası bir araştırma, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin kitlesel sınır dışı etme uygulamalarını gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, İranlı bir kadın Orta Afrika Cumhuriyeti'ne sınır dışı edilirken, Ganalı bir eşcinsel erkek ülkesine geri gönderilerek ölümle tehdit edildi. Bu hikayeler, ABD'nin göçmenleri üçüncü ülkelere zorla gönderme politikasının bir parçası.
Forbidden Stories'ın Araştırması ve Sınır Dışı Edilenlerin Hikayeleri
Forbidden Stories adlı kar amacı gütmeyen gazetecilik ağı, ABD'nin sınır dışı etme operasyonlarını mercek altına aldı. Araştırma kapsamında, İranlı bir kadının Orta Afrika Cumhuriyeti'ne gönderildiği, Ganalı eşcinsel bir erkeğin ise ülkesine geri gönderilerek ölüm tehditleriyle karşılaştığı belgelendi. Bu kişiler, Trump yönetiminin göçmen karşıtı politikaları çerçevesinde sınır dışı edilen binlerce kişiden sadece ikisi.
Forbidden Stories, dünya genelindeki gazetecilerle işbirliği yaparak sınır dışı edilenlerin izini sürdü. Proje, ABD'nin göçmenleri sadece kendi ülkelerine değil, aynı zamanda Afrika gibi uzak bölgelere de gönderdiğini ortaya koydu. Bu uygulama, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından tartışmalara yol açıyor.
İranlı kadının hikayesi, ABD'nin İran'a doğrudan sınır dışı edemediği kişileri üçüncü ülkelere gönderme stratejisini yansıtıyor. Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkelerle yapılan anlaşmalar çerçevesinde, göçmenler zorla bu ülkelere naklediliyor. Ganalı eşcinsel erkek ise ülkesinde eşcinselliğin yasadışı olması nedeniyle ciddi risk altında. Gana'da eşcinsel ilişkiler uzun hapis cezalarıyla cezalandırılabiliyor ve toplumsal linç girişimleri sıkça yaşanıyor.
Trump Yönetiminin Göçmen Politikaları ve Küresel Yansımaları
Trump yönetimi, göçmen karşıtı politikalarını sertleştirerek sınır dışı etme sayılarını artırdı. 2017'den bu yana, ABD'ye yasadışı yollarla giren veya sığınma başvurusu reddedilen binlerce kişi sınır dışı edildi. Ancak son dönemde, sınır dışı edilenlerin menşe ülkelerine gönderilmesinin mümkün olmadığı durumlarda, üçüncü ülkelere gönderilme uygulamaları öne çıktı.
Forbidden Stories'ın araştırması, bu uygulamanın sistematik hale geldiğini gösteriyor. ABD, bazı Afrika ülkeleriyle yaptığı gizli anlaşmalarla, sınır dışı edilenleri bu ülkelere gönderiyor. Orta Afrika Cumhuriyeti, bu ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak bu ülkelerdeki kötü yaşam koşulları, insan hakları ihlalleri ve güvenlik sorunları, sınır dışı edilenler için hayatı daha da zorlaştırıyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, ABD'nin bu uygulamalarını eleştiriyor. Sınır dışı edilenlerin üçüncü ülkelerde kötü muameleye maruz kalabileceği, işkence görebileceği veya ölümle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Uluslararası hukuka göre, bir devletin, sınır dışı ettiği kişinin varış ülkesinde ciddi zarar görme riski varsa, bu kişiyi göndermemesi gerekiyor. Ancak ABD'nin bu prensibi ihlal ettiği öne sürülüyor.
Ganalı eşcinsel erkeğin durumu, bu riskin somut bir örneği. Gana'da eşcinsellik yasadışı ve toplumun büyük bir kısmı tarafından hoş görülmüyor. Ülkesine gönderilen bu kişi, hem yasal yaptırımlarla hem de toplumsal şiddetle karşı karşıya. Ölüm tehditleri aldığı bildiriliyor. Bu durum, ABD'nin sınır dışı etme politikalarının ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.
Forbidden Stories'ın projesi, sadece ABD'nin değil, diğer ülkelerin de benzer uygulamalara başvurabileceğini gösteriyor. Göçmen karşıtı politikalar dünya genelinde yükselişte. Avrupa Birliği ülkeleri de sığınmacıları üçüncü ülkelere gönderme konusunda adımlar atıyor. Bu tür politikalar, insan hakları ve insan onuru açısından ciddi endişeler yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla göç hareketlerinin merkezinde yer alıyor ve benzer sınır dışı etme uygulamalarıyla karşılaşabilir. ABD'nin üçüncü ülkelere gönderme politikası, Türkiye'nin mülteci politikalarını ve insan hakları taahhütlerini etkileyebilir. Türkiye, Suriyeli mülteciler başta olmak üzere milyonlarca göçmene ev sahipliği yapıyor. Eğer ABD, sınır dışı ettiği kişileri Türkiye'ye göndermeye başlarsa, bu durum Türkiye için ek yük oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin insan hakları sicili uluslararası alanda izleniyor; benzer uygulamalara girişmesi halinde eleştirilere maruz kalabilir. Türkiye, göç yönetiminde insan haklarına saygılı politikalar geliştirmeli ve uluslararası işbirliğini güçlendirmeli.