NEW YORK, 12 Ağustos – ABD Seyahat Derneği, Trump yönetiminin vize teminatı (bond) programının mevcut kapsamdaki düzinelerce ülkenin ötesine genişletilebileceği endişesini dile getirdi. Dernek, bu adımın seyahat endüstrisi ve ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını vurguluyor. Konuya yakın kaynaklar, programın özellikle vize ihlal oranı yüksek ülkeleri hedef aldığını, ancak genişlemenin seyahat talebini ciddi şekilde azaltabileceğini ifade ediyor.
Programın Arka Planı ve Genişleme Endişeleri
Trump yönetimi tarafından 2020 yılında uygulamaya konulan vize teminat programı, vize başvurularında belirli bir miktar para yatırılmasını öngörüyor. Bu teminat, başvuru sahibinin vize süresi sonunda ülkeyi terk etmemesi durumunda hükümete gelir olarak kaydediliyor. Şu anda program, vize ihlal oranı yüksek olan birkaç ülkeyi kapsarken, Beyaz Saray'ın bu listeyi genişletme sinyali verdiği bildiriliyor.
ABD Seyahat Derneği Başkanı Roger Dow, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bu tür bir genişlemenin özellikle turizm ve iş seyahatlerine darbe vuracağını belirtti: “Vize teminat programı, seyahat edenler için ek bir maliyet ve bürokratik engel yaratıyor. Bu programın genişletilmesi, ABD’ye yönelik seyahat talebini olumsuz etkileyerek milyarlarca dolarlık ekonomik kayba yol açabilir.”
Analistler, programın genişletilmesi halinde özellikle Latin Amerika ve Asya ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısında ciddi düşüşler yaşanabileceğini öngörüyor. Uygulamanın, vize başvuru süreçlerindeki gecikmeleri de artırabileceği ve bu durumun ABD'nin küresel rekabet gücünü zayıflatacağı ifade ediliyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
Vize politikaları, ABD'nin uluslararası ilişkilerinde önemli bir araç olarak görülüyor. Programın genişletilmesi, ABD ile bu ülkeler arasında diplomatik gerilimlere yol açabilir. Özellikle Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin tepkisi dikkat çekiyor. Bazı ülkeler, benzer uygulamaları ABD vatandaşlarına karşı hayata geçirebilecekleri konusunda uyarılarda bulundu.
Uzmanlara göre, bu tür kısıtlayıcı vize politikaları, uluslararası öğrenci hareketliliğini de sekteye uğratabilir. ABD'de eğitim görmek isteyen öğrencilerin sayısı, vize süreçlerindeki zorluklar nedeniyle düşüş eğiliminde. Vize teminatı uygulamasının genişlemesi, bu eğilimi hızlandırabilir ve ABD'nin yükseköğrenim gelirlerini olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel seyahat ve vize politikalarındaki bu tür kısıtlamaların yaygınlaşması, Türk vatandaşlarının ABD'ye seyahatini olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin ABD ile vize muafiyeti anlaşması bulunmadığı için, Türk vatandaşları zaten vize sürecine tabidir. Programın genişletilmesi halinde, Türk vatandaşlarının vize maliyetleri ve prosedürleri üzerinde dolaylı bir etki yaratabilir. Ayrıca, bu tür politikaların küresel ticaret ve turizm akışını daraltması, Türkiye'nin ihracat ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebilir.