ABD Senatosu, 16 Haziran Salı günü, İran'a yönelik savaş yetkilerinin Kongre onayına tabi kılınmasını öngören Demokratların son girişimini dar bir farkla reddetti. Bu, Demokratların Şubat ayından bu yana İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarının başlamasının ardından gerçekleştirdiği dokuzuncu benzer girişim oldu. Oylama, 49-51 sonuçlandı ve tasarının geçmesi için gereken 60 oy barajına ulaşılamadı.
Savaş Yetkileri ve Kongre'nin Rolü
Söz konusu yasa tasarısı, ABD Başkanı Donald Trump ve gelecekteki başkanların İran'a yönelik askeri eylemleri için Kongre'nin onayını zorunlu kılmayı amaçlıyordu. Demokratlar, İran operasyonlarının geniş çaplı bir savaşa dönüşme riskini vurgularken, Beyaz Saray ise yürütme organının ulusal güvenlik konularında hızlı karar alma yetkisine sahip olması gerektiğini savunuyor. Tasarı, Anayasa'nın savaş ilan etme yetkisini Kongre'ye veren maddesine dayandırılıyordu. Ancak Cumhuriyetçiler, bu tür kısıtlamaların başkanın elini kolunu bağlayacağını ve ABD'nin caydırıcılık gücünü zayıflatacağını öne sürdü.
Oylamada bazı Cumhuriyetçi senatörlerin de Demokratlarla birlikte oy kullanması, partiler arasındaki ayrışmanın derinliğini gösterdi. Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, oylama sonrası yaptığı açıklamada, 'Bu, savaşın gerçek maliyetini ve Kongre'nin sorumluluğunu görmezden gelen bir yenilgidir.' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın nükleer programı ve bölgesel etkisi, ABD-İran geriliminin merkezinde yer alıyor. İsrail'in de katılımıyla Şubat ayında başlayan hava saldırıları, Orta Doğu'da yeni bir çatışma hattı oluşturdu. ABD'nin askeri varlığını artırması, bölgedeki diğer aktörlerin tepkisini çekiyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD'nin İran'a karşı sert tutumunu desteklerken, Rusya ve Çin ise diplomatik çözüm çağrılarını yineliyor. Tasarının reddi, ABD yönetiminin İran konusunda elinin serbest kalması anlamına geliyor. Bu durum, özellikle İran'ın nükleer faaliyetlerini hızlandırdığı bir dönemde, bölgede tansiyonun daha da yükselmesine neden olabilir. Uzmanlar, Kongre denetiminin olmamasının, başkanın savaş kararlarında daha cesur adımlar atmasına yol açacağını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarının genişlemesinden doğrudan etkilenebilecek bir coğrafyada bulunuyor. İran sınırındaki hareketlilik ve olası bir savaş durumu, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan İran doğalgazı ve petrolü, istikrarsızlık durumunda tedarik zincirinde aksamalara yol açabilir. Türk dış politikası, bu krizde arabuluculuk rolü üstlenme potansiyeli taşırken, ABD ve İran arasındaki gerginlik, Ankara'nın bölgesel dengeleri yönetme becerisini sınayabilir.