ABD'de 5 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde, Senato'da kontrolü ele geçirmek isteyen Demokratlar için beklenmedik bir iyimserlik havası oluşuyor. Sadece birkaç ay önce, Cumhuriyetçilerin çoğunluğunu koruması neredeyse kesin görülüyordu. Ancak son anketler ve gelişmeler, Demokratların dört sandalye kazanarak Senato'da çoğunluğu elde etme ihtimalinin arttığını gösteriyor. Yine de önlerinde zorlu bir yol var; altı eyaletteki yarışlar başa baş gidiyor ve bu eyaletlerin çoğu kırmızı (Cumhuriyetçi) eyaletler.
Seçim Yarışındaki Kritik Eyaletler
Demokratların hedefindeki eyaletler arasında Montana, Ohio, Nevada, Pennsylvania, Wisconsin ve Michigan yer alıyor. Montana ve Ohio'da görevdeki Demokrat senatörler Jon Tester ve Sherrod Brown, zorlu yeniden seçim mücadeleleri veriyor. Bu eyaletlerde başkanlık yarışında Donald Trump'ın açık ara önde olması, Demokrat adayların işini zorlaştırıyor. Ancak Tester ve Brown, kişisel markaları ve yerel meselelere odaklanmaları sayesinde Trump'ın popülaritesine rağmen yarışı başa baş götürüyor.
Nevada, Pennsylvania, Wisconsin ve Michigan'da ise Cumhuriyetçi senatörlerin koltukları tehlikede. Nevada'da Jackie Rosen, Pennsylvania'da Bob Casey, Wisconsin'de Tammy Baldwin ve Michigan'da Debbie Stabenow'ın emekli olmasıyla boşalan koltuk için yarışlar sürüyor. Bu eyaletlerde başkanlık yarışının kaderi, senato yarışlarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle Michigan'da eski Başkan Trump'ın Müslüman ve Arap Amerikalı seçmenler arasındaki desteğinin azalması, Demokratların işine yarayabilir.
Kamuoyu ve Siyasi Dinamikler
Son haftalarda Demokratların moralini yükselten bir diğer gelişme, Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in başkan adayı olarak kampanyasının ivme kazanması. Harris'in özellikle genç seçmenler ve azınlıklar arasında Joe Biden'dan daha popüler olması, senato yarışlarına da olumlu yansıyor. Ayrıca, kürtaj hakkı konusundaki tartışmalar ve Cumhuriyetçilerin aşırı sağcı adaylarının bazı eyaletlerdeki zayıf performansı, Demokratlara umut veriyor.
Ancak Demokratların önündeki en büyük engel, başkanlık yarışının Trump lehine gittiği eyaletlerdeki oy kaybı. Montana ve Ohio gibi eyaletlerde Demokrat adayların, başkanlık oylamasındaki eğilimin tersine oy toplaması gerekiyor. Bu da, seçmenlerin parti sadakatinden çok adayların kişisel özelliklerine önem vermesini gerektiriyor. Uzmanlar, Tester ve Brown'ın bu eyaletlerdeki şanslarının, son haftalardaki anketlere göre arttığını ancak hâlâ zorlu bir mücadele olduğunu belirtiyor.
Senato Kontrolünün Önemi
Senato'nun hangi partinin eline geçeceği, yalnızca yasama süreci açısından değil, aynı zamanda yargı atamaları ve dış politika gibi kritik konularda da belirleyici olacak. Eğer Demokratlar hem başkanlığı hem de Senato'yu kazanırsa, Harris'in yargıç atamaları ve yasama gündemi konusunda eli güçlenecek. Cumhuriyetçiler ise Senato'da çoğunluğu koruyarak Harris'in ajandasını bloke etmeye çalışacak.
Anketlerin yanıltıcı olabileceği ve seçim gecesi sürprizlerinin yaşanabileceği unutulmamalı. 2020'deki anketler, Başkan Joe Biden'ın bazı eyaletlerde daha rahat kazanacağını öngörmüş ancak sonuçlar çok daha yakın çıkmıştı. Bu nedenle, her iki parti de son ana kadar yoğun bir kampanya yürütüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Senatosu'ndaki güç dengesi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren savunma ve dış politika kararlarını etkileyebilir. Özellikle F-35 programına geri dönüş, S-400 savunma sistemleri krizi ve Suriye'deki PKK/YPG'ye verilen destek gibi konularda Kongre'nin tutumu belirleyici oluyor. Demokratların Senato'da çoğunluğu kazanması, Türkiye'ye yönelik eleştirel bir yaklaşımı beraberinde getirebilir; bazı Demokrat senatörler Türkiye'ye yaptırım uygulanmasından yana. Ancak başkanlık yarışının sonucu ve iki partili ilişkiler, Türkiye'nin ABD ile olan ilişkilerinde yeni bir sayfa açılmasına da olanak tanıyabilir. Ankara'nın bu belirsizlik sürecinde her iki partiden de dengeli bir yaklaşım beklediği değerlendiriliyor.