ABD Senatosu, federal hükümetin 11 Aralık'a kadar finansmanını sağlayan geçici bütçe yasasını kabul edip Todd Blanche'ı başsavcı olarak onayladıktan sonra, Cumartesi günü erken saatlerde beş haftalık tatile girdi. Senato, ayrıca Başkan Donald Trump'ın ek bütçe kararı talebini şimdilik bir kenara bırakmayı kabul etti. Bu gelişme, Kongre'nin Kasım ayı boyunca büyük ölçüde boş kalacağı ve kritik yasal düzenlemelerin erteleneceği anlamına geliyor. Temsilciler Meclisi'nde geçen hafta kabul edilen geçici bütçe tasarısı, Senato'dan da geçerek yasalaştı. Ancak Trump'ın talep ettiği ek bütçe kararı, Senato Cumhuriyetçileri tarafından Kasım ayına ertelendi. Bu durum, hükümetin kapanma riskini şimdilik ortadan kaldırmış görünüyor; ancak önümüzdeki ay için belirsizlikler devam ediyor.
Geçici Bütçe ve Başsavcı Onayı
Senato, gece yarısını aşan oturumda, federal kurumların 11 Aralık'a kadar faaliyetlerini sürdürebilmesi için gereken geçici harcama yasasını kabul etti. Bu yasa, federal hükümetin kapanmasını önleyerek milyonlarca kamu çalışanının maaşlarının ödenmesini ve kamu hizmetlerinin devamını sağladı. Tasarı, daha önce Temsilciler Meclisi'nde de onaylanmıştı. Aynı oturumda, Başkan Trump'ın başsavcı adayı Todd Blanche, Senato tarafından onaylanarak göreve başladı. Blanche, daha önce Trump'ın hukuk ekibinde yer almış ve çeşitli davalarda savunmasını üstlenmişti. Bu atama, Adalet Bakanlığı'nın başına Trump'a yakın bir ismin gelmesi açısından önem taşıyor.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune, yaptığı açıklamada, "Bu hafta önemli işler başardık. Hükümetin finansmanını sağladık ve başsavcıyı onayladık. Şimdi Kasım ayında tekrar toplanana kadar dinlenme fırsatı bulacağız" dedi. Ancak Thune, Trump'ın ek bütçe kararı talebinin Kasım ayında ele alınacağını doğruladı. Bu açıklama, Başkan Trump ile Senato Cumhuriyetçileri arasında bütçe konusunda yaşanan görüş ayrılıklarını da gözler önüne serdi. Trump, ek bütçe kararının derhal onaylanmasını istemiş, ancak Senato yönetimi bunu ertelemeyi tercih etmişti.
Siyasi Denge ve Önümüzdeki Süreç
Senato'nun tatile girmesi, Kongre'de Kasım ayı boyunca yasama faaliyetlerinin durması anlamına geliyor. Bu durum, özellikle 5 Kasım'daki ara seçimler öncesinde siyasi partilerin seçim kampanyalarına odaklanmasına olanak tanıyacak. Öte yandan, geçici bütçenin sadece 11 Aralık'a kadar geçerli olması, Aralık ayında yeniden bir bütçe krizi yaşanabileceğine işaret ediyor. Kongre'nin yıl sonuna kadar kalıcı bir bütçe anlaşması yapıp yapamayacağı belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, siyasi kutuplaşmanın yüksek olduğu bu dönemde, bütçe müzakerelerinin zorlu geçeceğini öngörüyor. Ayrıca, Trump'ın ek bütçe kararı talebinin içeriği de merak konusu. Başkan'ın bu kararla göçmenlik uygulamalarına ve sınır güvenliğine ek kaynak sağlamak istediği biliniyor; ancak Demokratlar bu tür harcamalara karşı çıkıyor.
Senato'daki bu gelişmeler, Amerikan siyasetindeki kırılgan dengenin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi ve Senato'da dar çoğunluğa sahip; bu nedenle her yasa için Demokratların desteğine ihtiyaç duyuyorlar. Geçici bütçe yasasının kabul edilmesi, iki partinin de hükümetin kapanmasını istemediğini gösteriyor. Ancak Aralık ayındaki süreçte aynı uzlaşmanın sağlanıp sağlanamayacağı belirsiz. Öte yandan, Todd Blanche'ın başsavcı olarak onaylanması, Adalet Bakanlığı'nda Trump'ın etkisini artıracak bir adım olarak yorumlanıyor. Blanche'ın özellikle seçim güvenliği ve göçmenlik konularında daha sert bir tutum izlemesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişmeler, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir karar içermese de, küresel güç dengeleri açısından önem taşıyor. ABD'nin iç siyasi istikrarı, dış politikada öngörülebilirliği artırır. Geçici bütçenin kabul edilmesi, hükümetin kapanmadan devam etmesini sağlayarak, ABD'nin uluslararası taahhütlerini yerine getirmesine olanak tanıyor. Türkiye, ABD ile savunma, ticaret ve enerji alanlarında önemli ilişkilere sahip; bu nedenle ABD'deki yönetim istikrarı, iki ülke arasındaki müzakerelerin sürdürülebilmesi açısından kritik. Ancak başsavcı atamasının, Adalet Bakanlığı'nın Türkiye'ye yönelik bazı davalarda (örneğin Halkbank davası) daha farklı bir yaklaşım sergileyip sergilemeyeceği belirsiz. Yine de bu erken aşamada somut bir yorum yapmak güç. Önümüzdeki dönemde ABD'nin iç siyasi gündemi, Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrini dolaylı olarak etkilemeye devam edecek.