Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Senatosu'nun Demokrat üyesi John Fetterman, Senato'daki görevlerine yeterince zaman ayırmadığı ve İsrail'e yönelik güçlü savunuculuğuna aşırı odaklandığı gerekçesiyle eski çalışanlarının eleştirileriyle karşı karşıya kaldı. Pennsylvania Senatörü Fetterman, özellikle İsrail-Hamas savaşı sırasında sergilediği tartışmasız İsrail yanlısı tutumla dikkat çekmiş, bu durum hem kendi partisi içinde hem de kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı.
Eski Çalışanlardan Eleştiri: "Senato Görevlerini İhmal Ediyor"
Habere göre, Fetterman'ın eski danışmanları ve çalışanları, senatörün yasama faaliyetlerine katılımının sınırlı olduğunu, buna karşın İsrail lehine yürüttüğü kampanyaya ve medyada yaptığı açıklamalara yoğunlaştığını belirtiyor. Bu eleştiriler, Fetterman'ın Senato'daki oylamalara katılmaması ve komite çalışmalarına yeterli ilgi göstermemesi gibi somut iddiaları içeriyor. Ancak haberin kaynağında, senatörün hangi oylamalara katılmadığına dair spesifik bir liste veya tarih verilmiyor. İsimlerin çoğu, eski çalışanların kimliğini açıklamak istememesi nedeniyle gizli tutuluyor.
Fetterman, 2022 yılında Pennsylvania'dan Senato'ya seçilmiş ve göreve başladığından bu yana sol kanat Demokratların bazı beklentilerini karşılamayan bir çizgi izlemişti. Özellikle 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından İsrail'e koşulsuz destek veren açıklamaları, parti içindeki ilerici kanadın tepkisini çekmişti. Fetterman, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını savunmuş ve ateşkes çağrılarına mesafeli durmuştu. Bu tutumu, onu Cumhuriyetçilerin övdüğü, Demokratların ise eleştirdiği bir figür haline getirdi.
Wall Street Journal'ın haberine göre, eski çalışanlar Fetterman'ın senatörlük görevlerini yerine getirmek yerine İsrail yanlısı faaliyetlere ve medya görünürlüğüne öncelik verdiğini savunuyor. Senatörün ofisinden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Haberde, Fetterman'ın Senato'ya ne sıklıkla katıldığına dair sayısal bir veri paylaşılmadı, ancak eleştirilerin "sınırlı katılım" ifadesiyle özetlendiği görülüyor.
İsrail Savunuculuğu ve Siyasi Yansımaları
Fetterman'ın İsrail'e verdiği destek, ABD siyasetinde 2024 seçimleri yaklaşırken Demokrat Parti içindeki bölünmeyi derinleştiren bir konu. Başkan Joe Biden yönetimi, İsrail'e askeri yardımı sürdürürken bir yandan da Gazze'deki insani krize dikkat çekiyor ve ateşkes çağrıları yapıyor. Fetterman ise bu çizginin sağında konumlanarak İsrail'in güvenlik kaygılarını öne çıkarıyor. Bu tutum, özellikle genç seçmenler ve Arap-Amerikan toplumu arasında tepkiyle karşılanıyor.
Eski çalışanların eleştirileri, Fetterman'ın Senato'da etkin bir yasa koyucu olmaktan ziyade tek bir dış politika konusuna odaklanmış bir isim haline geldiği yönündeki algıyı güçlendiriyor. Bu durum, Pennsylvania gibi kritik bir eyalette 2028'de yeniden seçilme ihtimali olan bir senatör için siyasi risk taşıyor. Ancak Fetterman'ın İsrail yanlısı tutumu, bazı Cumhuriyetçi seçmenler ve İsrail destekçisi Demokrat bağışçılar nezdinde olumlu karşılanıyor olabilir. Bu ikilem, senatörün siyasi geleceğini belirsizleştiriyor.
Wall Street Journal'ın haberi, Fetterman'ın Senato'daki performansına dair ilk kapsamlı eleştiri değil. Daha önce de bazı gözlemciler, senatörün karmaşık yasama süreçlerine ilgisiz kaldığını ve daha çok kısa süreli medya etkileşimlerine yöneldiğini dile getirmişti. Ancak bu kez eleştiriler, doğrudan eski çalışanlara dayandırılarak daha somut bir zemine oturtuluyor. Haberde, Fetterman'ın ofisinden ayrılan personelin sayısı veya ayrılma nedenlerine dair ayrıntılı bilgi yer almıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Senatosu'ndaki bu iç tartışma, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, ABD'nin Ortadoğu politikası ve İsrail'e verilen destek bağlamında dolaylı etkiler taşıyor. Fetterman gibi İsrail yanlısı isimlerin etkisi, Washington'un Gazze politikasında ve Türkiye'nin bölgesel dengelerde oynadığı rol üzerinde belirleyici olabilir. Türkiye, ateşkes ve iki devletli çözüm çağrılarını yinelerken, ABD iç siyasetindeki bu tür tartışmalar, Ankara'nın diplomatik manevra alanını şekillendirebilir. Ayrıca, ABD'nin İsrail'e koşulsuz desteği, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve enerji projelerindeki pozisyonunu etkileyebilir.