ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), tarihinin en büyük F-35 savaş uçağı tedarik anlaşmasını yapmaya hazırlanıyor. Bakanlık, mevcut filoya en az 850 adet daha F-35 Lightning II eklemeyi planlıyor. Bu hamle, programın bugüne kadarki en kapsamlı genişlemesi olacak. Şu anda dünya genelinde 1.375'ten fazla F-35 hizmet veriyor ve bunların büyük çoğunluğu ABD ordusunda bulunuyor. Yeni alım, önümüzdeki on yıllarda ABD hava gücünün bel kemiğini oluşturacak.
Programın arka planı ve mevcut durum
F-35 programı, başlangıcından bu yana maliyet aşımları ve teknik sorunlarla anıldı; ancak son yıllarda üretim hızı arttı ve uçak, ABD ve müttefik ülkelerin envanterinde önemli bir yer edindi. Halihazırda 1.375'ten fazla F-35, ABD Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri ile birlikte çok sayıda müttefik ülke tarafından kullanılıyor. Pentagon'un yeni planı, mevcut filosalara 850'den fazla uçak ekleyerek toplam sayıyı 2.000'in üzerine çıkarabilir. Bu genişleme, programın ekonomik ölçeğini de büyütecek ve birim maliyetleri düşürebilecek.
F-35, Lockheed Martin tarafından üretilen ve üç farklı versiyonu bulunan (F-35A, F-35B, F-35C) beşinci nesil bir çok amaçlı savaş uçağı. Program, ABD ve sekiz ortak ülke (İngiltere, İtalya, Hollanda, Türkiye (ortaklığı askıya alındı), Kanada, Avustralya, Danimarka, Norveç) tarafından finanse edildi. Türkiye, 2019'da Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle programdan çıkarılmıştı. Yeni alım planı, ABD'nin hava üstünlüğünü koruma ve Çin ile Rusya'ya karşı teknolojik avantajını sürdürme çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin F-35 alımlarını artırması, küresel savunma dengesini doğrudan etkileyecek. Uçağın gelişmiş sensörleri, stealth yetenekleri ve ağ merkezli savaş kabiliyeti, ABD'ye ve müttefiklerine önemli bir üstünlük sağlıyor. Ancak program, yüksek maliyeti ve bakım gereksinimleri nedeniyle eleştiriliyor. Yeni anlaşma, Lockheed Martin'e ve tedarik zincirindeki binlerce şirkete uzun vadeli iş imkanı yaratacak. Öte yandan, Avrupa ülkeleri kendi beşinci nesil uçak programlarını (örneğin Future Combat Air System) geliştirirken, ABD'nin F-35'e yatırımı, NATO içinde de tartışmalara yol açabilir. Asya-Pasifik'te ise Çin'in J-20 ve Rusya'nın Su-57 programlarına karşı bir denge unsuru olarak öne çıkıyor.
Pentagon'un planı, aynı zamanda ABD'nin savunma bütçesindeki önceliklerini de yansıtıyor. Son yıllarda ABD, Çin ve Rusya ile stratejik rekabete odaklanırken, F-35 gibi gelişmiş platformlara yatırım yapmayı sürdürüyor. Ancak Kongre'deki bazı isimler, programın maliyet etkinliği konusunda soru işaretleri dile getirebilir. Yine de Pentagon'un bu kadar büyük bir alım için harekete geçmesi, F-35'in önümüzdeki 40-50 yıl boyunca ABD hava gücünün omurgası olacağını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin F-35 alımlarını rekor seviyeye çıkarması, Türkiye'nin savunma sanayii ve dış politikası açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, F-35 programından S-400 alımı nedeniyle çıkarılmış olsa da, Türk savunma sanayii son yıllarda Milli Muharaf Uçağı (KAAN) gibi projelerle bu açığı kapatmaya çalışıyor. ABD'nin F-35 üretimini artırması, Türkiye'nin programdan tamamen dışlanmasının uzun vadeli etkilerini bir kez daha gündeme getirebilir. Ayrıca, Yunanistan'ın da F-35 alım sürecinde olması, Ege ve Doğu Akdeniz'deki güç dengesini etkileyebilir. Türkiye, kendi hava savunma ihtiyaçlarını karşılamak için hem yerli hem de alternatif tedarik yollarını değerlendirmeye devam edecektir.