ABD Posta Servisi (USPS), maliyetleri düşürmek amacıyla posta teslimat sürelerini uzattı. Ancak Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi'nin (GAO) yeni raporuna göre, USPS bu yavaşlatılmış standartlara rağmen düşürülmüş performans hedeflerini bile tutturamıyor. Kasım 2026 ara seçimlerinde milyonlarca posta oyu kullanılacak ve bu durum sistemin güvenilirliği konusunda ciddi endişeleri beraberinde getiriyor.
Yavaşlatma Kararının Arka Planı
USPS, 2020 yılında pandemi döneminde posta hacmindeki düşüş ve artan maliyetler nedeniyle mali sürdürülebilirlik sorunuyla karşı karşıya kaldı. 2021 yılında Postmaster General Louis DeJoy, 10 yıllık bir "Delivering for America" planı açıkladı. Bu plan kapsamında, özellikle uzun mesafeli posta teslimatları için standartlar gevşetildi; bazı durumlarda teslimat süreleri bir günden fazla uzatıldı. Amaç, daha az uçuş ve daha az kamyon seferiyle maliyetleri düşürmekti.
Ancak GAO raporu, bu değişikliklerin beklenen tasarrufu sağlamadığını ve hizmet kalitesinin ciddi şekilde düştüğünü ortaya koyuyor. Rapora göre, USPS birinci sınıf posta için belirlenen yeni hedeflerin bile altında kalıyor. Özellikle kırsal bölgelerde ve ülkenin orta kesimlerinde teslimat süreleri önemli ölçüde uzadı.
USPS yetkilileri, pandemi sonrası artan personel sıkıntısı, eskiyen altyapı ve artan yakıt maliyetlerinin performansı olumsuz etkilediğini savunuyor. Sendikalar ise yönetimin bilinçli olarak hizmeti kötüleştirdiğini ve bunu özelleştirme için zemin hazırlamak amacıyla yaptığını öne sürüyor.
Ara Seçimler ve Posta Oyları
2020 başkanlık seçimlerinde pandemi nedeniyle posta yoluyla oy kullanımı rekor seviyeye ulaşmıştı; yaklaşık 65 milyon seçmen posta oyu kullandı. O dönemde USPS'in yavaşlatılması büyük tartışma yaratmış ve birçok eyalette oyların zamanında ulaşmaması endişesi doğmuştu. 2026 ara seçimlerinde ise posta oylarının sayısının yine milyonları bulması bekleniyor; özellikle yaşlı seçmenler, engelliler ve yurt dışında yaşayan Amerikalılar posta yolunu tercih ediyor.
Seçim yetkilileri, posta servisindeki gecikmelerin oy sayım süreçlerini geciktirebileceği ve seçim sonuçlarına ilişkin asılsız iddiaları körükleyebileceği uyarısında bulunuyor. Bazı eyaletler, oy pusulalarının zamanında ulaşması için son başvuru tarihlerini öne çekmeyi veya alternatif teslimat yöntemleri geliştirmeyi düşünüyor. Ancak federal düzeyde USPS'in performansındaki düşüş, seçim güvenliği açısından ulusal bir sorun haline gelmiş durumda.
GAO, USPS yönetimine performans ölçümlerini iyileştirmesi ve özellikle seçim dönemlerinde posta akışını garanti altına alması çağrısında bulundu. Kongre'deki bazı Demokrat ve Cumhuriyetçi üyeler, posta hizmetinin siyasi müdahalelerden arındırılması gerektiğini savunuyor. Diğer yandan, USPS'in mali sorunlarına kalıcı bir çözüm bulunamaması durumunda hizmet kalitesinin daha da düşebileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki posta hizmetlerindeki aksama, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel ölçekte devlet hizmetlerinin özelleştirilmesi ve kamu hizmet kalitesinin düşürülmesi tartışmalarına örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de PTT'nin verimliliği ve dijitalleşme süreçleri zaman zaman tartışılıyor. ABD'deki bu durum, kamu hizmetlerinin maliyet kesintileriyle ne kadar kırılgan hale gelebileceğini gösteriyor. Ayrıca, posta oylarındaki aksamalar, seçim güvenliği ve demokratik süreçlerin işleyişi konusunda uluslararası alanda bir ders niteliği taşıyor. Türkiye, kendi seçim altyapısını güçlendirirken bu tür riskleri dikkate almalı.