ABD Ordusu, Filipinler'de düzenlenen Balikatan 2025 tatbikatı kapsamında insansız deniz araçlarını (USV) ilk kez aktif olarak kullandı. Tatbikatta, otonom botlar bir ABD Ordusu gemisine refakat ederek keşif ve güvenlik görevi üstlendi. Bu gelişme, insansız sistemlerin deniz harekatında giderek artan rolünü gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür teknolojilerin özellikle Hint-Pasifik bölgesindeki stratejik dengeleri değiştirebileceğini belirtiyor.
Balikatan Tatbikatında İnsansız Sistemlerin Rolü
Balikatan 2025, ABD ve Filipinler orduları arasında gerçekleştirilen yıllık ortak askeri tatbikatlardan biri. Bu yılki tatbikatta ABD Ordusu Deniz Taşımacılığı Komutanlığı'na ait bir gemi, otonom botlarla birlikte hareket etti. İnsansız botlar, geminin etrafında devriye gezerek potansiyel tehditlere karşı tarama yaptı ve güvenlik koridoru oluşturdu. ABD Ordusu yetkilileri, bu denemelerin operasyonel verimliliği artırdığını ve mürettebat riskini azalttığını vurguladı.
ABD Ordusu'nun kullandığı otonom botlar, daha önce ABD Donanması ve Sahil Güvenliği tarafından test edilen modellere benziyor. Bu araçlar, yapay zeka destekli navigasyon sistemleri sayesinde önceden belirlenmiş rotalarda seyredebiliyor, engellerden kaçabiliyor ve diğer gemilerle koordineli hareket edebiliyor. Balikatan tatbikatı, bu sistemlerin müşterek harekat ortamında ne kadar etkili olduğunu göstermesi açısından kritik öneme sahipti.
Hint-Pasifik'te Stratejik Rekabet ve Otonom Deniz Araçları
ABD'nin Hint-Pasifik komutanlığı, Çin'in artan deniz gücü karşısında asimetrik avantajlar geliştirmeye çalışıyor. İnsansız deniz araçları, bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Ucuz, üretimi hızlı ve riski az olan bu sistemler, büyük savaş gemilerine göre daha esnek bir kullanım imkanı sunuyor. Ayrıca istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) görevlerinde insanlı gemilere kıyasla daha uzun süre görev yapabiliyorlar.
Bölgede ABD ile müttefikleri arasında yapılan tatbikatlar, otonom sistemlerin entegrasyonunu hızlandırıyor. Geçtiğimiz yıl Avustralya ve Japonya da benzer teknolojileri denemişti. ABD Savunma Bakanlığı'nın Replicator girişimi, önümüzdeki iki yıl içinde binlerce otonom sistemi envantere katmayı hedefliyor. Bu, deniz harekatında dönüşümün sadece başlangıcı olarak görülüyor.
Uzmanlar, otonom botların özellikle Güney Çin Denizi gibi tartışmalı sularda devriye görevlerinde kullanılabileceğini, böylece insanlı gemilerin karşı karşıya olduğu taciz riskinin azaltılabileceğini belirtiyor. Ancak bu sistemlerin siber güvenlik açıkları ve otonom karar verme mekanizmalarının etik boyutları hala tartışma konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, insansız deniz araçları konusunda dünyada öncü ülkeler arasında yer alıyor. MİLGEM projesi kapsamında geliştirilen ve ihraç edilen insansız botlar, Türk savunma sanayisinin bu alandaki kabiliyetini ortaya koyuyor. ABD'nin Filipinler'deki denemeleri, otonom sistemlerin müşterek harekatlarda giderek daha kritik hale geldiğini gösteriyor. Türkiye de Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Kızıldeniz'de benzer teknolojileri konuşlandırarak deniz güvenliğini artırabilir. Ayrıca bu gelişme, Türkiye'nin insansız sistem ihracatı için yeni pazarlar oluşturabilir. NATO müttefiki olarak Türkiye'nin bu teknolojiyi ittifak içinde de kullanması, ortak harekat kabiliyetini güçlendirebilir.