ABD'de federal öğrenci kredisi borçluları için Temmuz ayı itibarıyla önemli değişiklikler yürürlüğe giriyor. Eğitim Bakanlığı, mahkeme kararları ve siyasi baskılar sonucunda, özellikle düşük gelirli borçlulara yönelik geliştirilen SAVE (Saving on a Valuable Education) gelir odaklı geri ödeme planının aşamalı olarak sonlandırılacağını duyurdu. Bu plan, eski Başkan Joe Biden döneminde başlatılmış ve borç affı vaadiyle milyonlarca kişi tarafından tercih edilmişti. Ancak yargı süreçleri ve Kongre'deki muhalefet nedeniyle plan uygulanamaz hale geldi. Borçlulara gönderilen resmi bildirimlerde, mevcut planın iptal edileceği ve alternatif ödeme düzenlemelerine geçilmesi gerektiği belirtiliyor.
Yeni dönem: SAVE planı neden sona eriyor?
SAVE planı, borçluların aylık ödemelerini harcanabilir gelirlerinin yüzde 5 ila 10'u arasında sınırlayan, faiz birikimini kontrol eden ve belirli bir süre sonunda borç affı öngören bir yapıya sahipti. Ancak muhafazakar grupların açtığı davalar sonucunda federal mahkemeler, planın yasal dayanağının zayıf olduğuna hükmetti. Özellikle üst mahkemelerin, Eğitim Bakanlığı'nın Kongre onayı olmadan bu kadar kapsamlı bir borç affı programı uygulayamayacağı yönündeki kararları, planın sonunu getirdi. Eğitim Bakanlığı, Temmuz ayı boyunca mevcut SAVE katılımcılarına bildirim gönderecek ve onları İdari Öteleme (Administrative Forbearance) adı verilen geçici bir statüye yönlendirecek. Bu statüde faiz işlemeye devam edecek ancak borçluların ödeme yapması gerekmeyecek.
Bakanlık ayrıca, diğer gelir odaklı geri ödeme planlarını (IDR) da gözden geçiriyor. Mevcut ICR, PAYE ve REPAYE gibi planlarda değişiklik yapılması veya bunların da kademeli olarak kaldırılması gündemde. Yeni bir plan olan “Gelir Vergisi Ödeme Planı” (Earned Income Payment Plan) üzerinde çalışıldığı, ancak bu planın Kongre onayı gerektirdiği için en erken 2025 sonunda devreye girebileceği belirtiliyor.
Borçlular ne yapmalı?
Uzmanlar, mevcut borçluların öncelikle Eğitim Bakanlığı'nın resmi web sitesi üzerinden bildirimleri takip etmelerini ve servis sağlayıcılarıyla iletişime geçmelerini öneriyor. SAVE planındaki borçlular, otomatik olarak idari ötelemeye alınacak, ancak bu süreçte faiz birikimine dikkat etmeleri gerekiyor. Alternatif olarak, standart ödeme planına veya sabit ödemeli uzatılmış planlara geçiş yapmak isteyenler için başvuru süreci devam ediyor. Borç affı bekleyenler için ise belirsizlik sürüyor; mahkeme süreçleri nedeniyle toplu borç silme ihtimali şu an için düşük görünüyor. Özellikle yüksek faizli kredilere sahip olanların, faiz oranlarını dondurmak için konsolidasyon veya yeniden yapılandırma seçeneklerini değerlendirmesi öneriliyor.
Kongre'deki Cumhuriyetçiler, bu değişikliği “mali disiplinin zaferi” olarak nitelendirirken, Demokratlar ise milyonlarca ailenin ekonomik yükünü artıracağını savunuyor. Özellikle düşük gelirli ve azınlık gruplarından olan borçluların daha fazla etkilenmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu düzenleme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel borç yönetimi ve finansal istikrar açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. ABD'de öğrenci kredisi borçlarının 1,7 trilyon doları aştığı düşünüldüğünde, bu tür politikalar küresel faiz oranları ve risk iştahı üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Ayrıca, Türkiye'de de benzer bir öğrenci kredisi sisteminin bulunduğu ve Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) borçlarının faiz oranlarının gündemde olduğu hatırlanmalıdır. ABD'deki bu süreç, Türkiye'deki politika yapıcılara öğrenci kredilerinin sürdürülebilirliği ve borç affı mekanizmalarının hukuki temelleri konusunda örnek teşkil edebilir. Ancak doğrudan bir etkiden söz etmek için henüz erkendir.