ABD, yeşil enerji dönüşümü ve savunma sanayisi için hayati öneme sahip kritik mineraller konusunda Kanada'yı ana müttefik olarak konumlandırıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin kritik mineral stratejisi büyük ölçüde kuzey komşusu Kanada'dan geçiyor. Bu kapsamda iki ülke arasında lityum, nadir toprak elementleri, kobalt ve grafit gibi stratejik madenlerin tedarik zincirinin güvence altına alınması için ortak projeler yürütülüyor. Uzmanlar, Kanada'nın zengin yeraltı kaynaklarının ABD'nin Çin'e olan bağımlılığını azaltmada kilit rol oynayacağını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı: ABD-Kanada kritik mineral ortaklığı
ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, 2022'de yürürlüğe giren Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) ile kritik minerallerin yerli üretimini ve müttefik ülkelerden tedarikini teşvik ediyor. Bu çerçevede Kanada, lityum rezervleri bakımından dünyada beşinci sırada yer alırken, nadir toprak elementleri ve kobalt üretiminde de önemli bir oyuncu. ABD Enerji Bakanlığı verilerine göre, Kanada'nın Quebec ve Ontario eyaletlerinde bulunan lityum yatakları, Kuzey Amerika'nın en büyük rezervleri arasında gösteriliyor.
İki ülke arasında 2023'te imzalanan mutabakat zaptı, kritik minerallerin çıkarılması, işlenmesi ve geri dönüşümü konularında işbirliğini öngörüyor. Ayrıca ABD Savunma Bakanlığı, nadir toprak elementleri tedariki için Kanadalı madencilik şirketleriyle sözleşmeler imzaladı. Bu adımlar, Çin'in küresel nadir toprak elementleri üretimindeki yüzde 60'lık payına karşı bir denge oluşturmayı amaçlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Çin faktörü ve tedarik zinciri güvenliği
Kritik mineraller, elektrikli araç bataryalarından rüzgar türbinlerine, savunma sistemlerinden tıbbi cihazlara kadar birçok alanda kullanılıyor. Çin, bu minerallerin rafine edilmesinde dünya lideri konumunda. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu'na (USGS) göre, Çin nadir toprak elementleri işlemede yüzde 90 pazar payına sahip. Bu durum, ABD ve müttefikleri için arz güvenliği riski oluşturuyor.
Kanada'nın kritik mineral politikası, 2022'de yayımlanan Kritik Madenler Stratejisi ile şekillendi. Strateji, 3.8 milyar Kanada doları bütçeyle madencilik projelerini hızlandırmayı hedefliyor. ABD ise IRA aracılığıyla temiz enerji teknolojileri için 369 milyar dolar ayırdı. Bu fonlar, Kanada'dan tedarik edilen minerallerle üretilen bataryalar ve elektrikli araçlara vergi indirimi sağlıyor. Ancak uzmanlar, bu ortaklığın Çin'i dengelemek için yeterli olmadığını, çünkü Çin'in düşük maliyetli işleme tesisleri ve uzun vadeli yatırımlarla rekabet avantajına sahip olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada kritik mineral ortaklığı, Türkiye için önemli ipuçları barındırıyor. Türkiye, nadir toprak elementleri başta olmak üzere zengin maden yataklarına sahip. Eskişehir Beylikova'da dünyanın en büyük nadir toprak elementi rezervlerinden birinin keşfedilmesi, Ankara'nın bu alandaki potansiyelini artırdı. Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği'yle kritik mineral ortaklıkları geliştirerek Çin'e alternatif bir tedarikçi haline gelebilir. Bu, hem ekonomik kazanç sağlar hem de dış politikada stratejik esneklik kazandırır. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayisinde kullandığı nadir toprak elementlerinin yerli kaynaklardan karşılanması, dışa bağımlılığı azaltarak güvenlik risklerini düşürebilir.