Amerika Birleşik Devletleri’nin, NATO’nun Avrupa kıtasındaki operasyonlarına sağladığı savaş uçağı ve savaş gemisi katkısını önemli ölçüde azaltmayı planladığı bildirildi. New York Times gazetesinin ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, Pentagon’un hazırladığı yeni plan kapsamında, İttifak’ın Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargâhı (SHAPE) bünyesinde konuşlandırılan Amerikan savaş uçaklarının sayısı yarıya indirilecek. Aynı şekilde, NATO’nun Daimi Deniz Görev Grupları’na tahsis edilen ABD savaş gemisi sayısında da belirgin bir kesinti yapılması öngörülüyor. Kararın, ABD’nin küresel savunma stratejisini yeniden şekillendirme ve maliyet tasarrufu sağlama hedefinin bir parçası olduğu belirtiliyor. Bu gelişme, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığının devam ettiği bir dönemde, NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Pentagon’un yeni öncelikleri ve stratejik dönüşüm
New York Times’ın haberine göre, söz konusu plan ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) 2026 mali yılı bütçe teklifiyle birlikte Kongre’ye sunulacak. Plan kapsamında, NATO’nun Avrupa’daki komuta yapısına bağlı olarak görev yapan Amerikan savaş uçaklarının sayısının mevcut seviyeden yaklaşık yüzde 50 oranında azaltılması hedefleniyor. Halihazırda ABD, NATO’nun Hızlı Tepki Kuvveti ve entegre hava savunma sistemleri kapsamında çok sayıda F-15, F-16 ve F-35 savaş uçağını Almanya, İngiltere ve İtalya gibi ülkelerde konuşlandırmış durumda. Benzer şekilde, NATO’nun Akdeniz, Kuzey Atlantik ve Baltık Denizi’nde icra ettiği deniz devriyelerine katkı sağlayan ABD savaş gemisi sayısında da ciddi bir düşüş yaşanması bekleniyor.
Pentagon yetkilileri, bu kararın ABD’nin askeri varlığını Avrupa’dan tamamen çekmesi anlamına gelmediğini, aksine mevcut kaynakların daha etkin kullanılması ve Hint-Pasifik bölgesine yoğunlaşma stratejisi çerçevesinde alındığını vurguluyor. ABD’nin uzun süredir Çin’in artan askeri gücüne karşı Pasifik’teki müttefikleriyle iş birliğini derinleştirme çabası içinde olduğu biliniyor. Ancak Avrupa’daki NATO müttefikleri, bu hamlenin İttifak’ın doğu kanadındaki caydırıcılık kabiliyetini zayıflatabileceği endişesini taşıyor.
Avrupalı müttefiklerin tepkisi ve NATO’nun geleceği
ABD’nin bu planı, özellikle Rusya tehdidi altındaki Baltık ülkeleri ve Polonya başta olmak üzere Doğu Avrupa ülkelerinde tedirginlik yarattı. NATO’nun Doğu Avrupa’daki varlığının büyük ölçüde ABD’nin askeri gücüne dayandığı biliniyor. Almanya, Fransa ve İngiltere gibi büyük Avrupalı müttefikler ise, ABD’nin azalan katkısını kendi savunma bütçelerini artırarak telafi etmeye çalışıyor. Ancak Avrupa ülkelerinin, özellikle hava kuvvetleri ve deniz kuvvetleri alanında ABD’nin sağladığı lojistik, istihbarat ve komuta kontrol desteğini kısa vadede ikame etmesi pek mümkün görünmüyor. Bu durum, NATO’nun Avrupa’daki caydırıcılık konseptinin yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacını doğuruyor.
Uzmanlar, ABD’nin bu adımının NATO içindeki yük paylaşımı tartışmalarını yeniden alevlendireceğini belirtiyor. Zira ABD, yıllardır Avrupalı müttefiklerin gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 2’sini savunmaya ayırma taahhüdünü tam olarak yerine getirmediğini eleştiriyor. Öte yandan, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltması, Rusya’nın Ukrayna savaşında elde ettiği taktik kazanımların ardından Batı’nın kararlılığını test etmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin NATO’nun Avrupa harekâtına sağladığı hava ve deniz varlığını azaltması, Türkiye’nin güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Türkiye, uzun yıllardır NATO’nun güney kanadında kritik bir üs ülke konumunda olup, İttifak’ın Karadeniz ve Doğu Akdeniz’deki caydırıcılık operasyonlarında önemli bir rol üstlenmektedir. ABD’nin azalan katkısı, özellikle Karadeniz’de Rusya’ya karşı yürütülen deniz güvenliği faaliyetleri ve Doğu Akdeniz’deki enerji güvenliği misyonlarında Türkiye’nin üzerindeki yükü artırabilir. Ayrıca, bu durum NATO içinde yük paylaşımı tartışmalarını derinleştirirken, Türkiye’nin savunma sanayiinde yerli üretime verdiği önemi bir kez daha teyit etmektedir. Türkiye’nin, ittifak içindeki konumunu güçlendirmek ve olası güvenlik boşluklarını doldurmak için milli savunma projelerine hız vermesi bekleniyor.