İngiltere hükümeti, ABD yönetiminin tüm itirazlarına rağmen 16 yaş altındaki çocuklar için sosyal medya kullanımını yasaklama planından geri adım atmayacağını açıkladı. Başbakanlık ofisinden (No 10) yapılan açıklamada, Beyaz Saray'ın memnuniyetsizliğinin Birleşik Krallık'ın teknoloji platformlarına yönelik sıkı düzenlemelerini engellemeyeceği vurgulandı. ABD'nin Londra Büyükelçiliği daha önce yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu yasağın Amerikan teknoloji şirketlerini doğrudan etkileyeceğini ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilere zarar verebileceğini belirtmişti.
Planın ayrıntıları ve uygulama takvimi
İngiltere hükümetinin hazırladığı yasa taslağı, 16 yaşından küçüklerin sosyal medya platformlarına erişimini tamamen yasaklamayı hedefliyor. Düzenleme kapsamında platformlar, kullanıcılarının yaşını doğrulamak için biyometrik veri veya resmi kimlik belgesi talep etmek zorunda kalacak. Ayrıca, yasağa uymayan şirketlere küresel cirolarının yüzde 10'una varan idari para cezaları kesilmesi öngörülüyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, planın 'çocukları çevrimiçi zararlardan korumak için kritik' olduğunu savunurken, dijital haklar örgütleri ise bu düzenlemenin ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle eleştiriyor.
Teknoloji şirketleri de yasağa sert tepki gösteriyor. Meta, TikTok ve X gibi platformlar, düzenlemenin 'orantısız' olduğunu ve gençlerin dijital dünyaya katılımını engelleyeceğini ileri sürüyor. Özellikle, 2022'de yürürlüğe giren ve benzer ancak daha hafif kısıtlamalar içeren Çevrimiçi Güvenlik Yasası'nın ardından bu kez daha katı bir adım atılması, sektör temsilcilerini endişelendiriyor. Hükümet ise, yasağın yaklaşan genel seçimler öncesinde seçmen tabanını genişletmek için atılmış popülist bir adım olduğu suçlamalarıyla karşı karşıya.
ABD-İngiltere arasında yeni bir gerilim mi?
ABD'nin bu yasağa karşı çıkması, iki ülke arasında son dönemde ortaya çıkan ticari ve diplomatik çatlakların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Beyaz Saray, yasağın 'dijital ticareti engelleyeceği' ve 'ABD'li teknoloji devlerine haksız yere yük bindireceği' gerekçesiyle resmi şikayette bulunmuştu. Öte yandan, İngiltere'nin Brexit sonrası bağımsız bir düzenleyici olarak hareket etme isteği ve ABD ile ticaret anlaşması müzakerelerindeki zorluklar, bu gerilimin temelinde yatan faktörler arasında. Avrupa Birliği de benzer bir düzenlemeyi gündemine almış olsa da, 16 yaş sınırı konusunda henüz somut bir adım atmış değil. Uzmanlar, İngiltere'nin bu adımının diğer ülkeler için örnek teşkil edebileceği yorumunu yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkileri konusunda küresel bir tartışmayı yeniden alevlendirmiş durumda. Türkiye'de de benzer bir düzenleme daha önce gündeme gelmiş ancak uygulamada yaşanan aksaklıklar nedeniyle rafa kalkmıştı. İngiltere'nin bu konuda kararlı duruşu, Türk hükümetine dijital platformları düzenleme konusunda cesaret verebilir. ABD ile yaşanan bu gerilim, Ankara'nın kendi dijital düzenleme politikalarını oluştururken Batılı müttefiklerle olası ticari sorunları daha dikkatli değerlendirmesini gerektiriyor. Ayrıca, Türk teknoloji şirketlerinin uluslararası standartlara uyum sağlaması açısından bu tartışma önemli bir referans noktası oluşturuyor.