NEW YORK/WASHINGTON/KYIV — ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri, Cuma günü Ukraynalı yetkililere, Rus dizel ihracatına olanak tanıyan bir anlaşmanın, Moskova'yı savaşı sona erdirmeye yönelik müzakerelere geri çekme girişiminin bir parçası olduğunu iletti. Konuya yakın üç kaynağa göre, bu hamle önceki diyalog çabalarının başarısız olmasının ardından geldi. Görüşmelerin ayrıntıları kamuoyuna açıklanmazken, temsilcilerin Kiev'e üst düzey ziyaretinde ele alınan konular arasında enerji sektörüne yönelik kısmi adımların yer aldığı belirtiliyor.
Görüşmelerin arka planı ve dizel anlaşması
Trump yönetiminin temsilcileri, Ukrayna hükümetine Rusya'nın dizel ihracatına izin verilmesinin, Kremlin'i masaya döndürmek için bir teşvik olarak kullanılabileceğini söyledi. Kaynaklara göre, anlaşma kapsamında Rusya'nın belirli limanlardan dizel sevkiyatına izin verilmesi, karşılığında Moskova'nın ateşkes müzakerelerine katılması bekleniyor. Ancak Ukraynalı yetkililer, enerji gelirlerinin Rusya'nın savaş makinesini finanse ettiğini savunarak bu tür bir adıma temkinli yaklaşıyor.
Üç yetkilinin aktardığına göre, Cuma günkü görüşmelerde ayrıca Rusya'ya uygulanan yaptırımların hafifletilmesi karşılığında Moskova'nın taviz vermesi gerektiği vurgulandı. ABD'li temsilciler, önceki girişimlerin kalıcı bir barış süreci başlatmada başarısız olduğunu kabul ederek, yeni bir yaklaşım denemek zorunda kaldıklarını ifade etti. Dizel ihracatı, Rusya'nın önemli bir gelir kalemi olarak biliniyor ve Batı'nın yaptırımlarına rağmen Moskova'nın enerji gelirlerini sürdürmesine olanak tanıyor.
Bölgesel ve küresel yansımaları
Rus dizel ihracatına yönelik olası bir düzenleme, küresel petrol piyasalarında arz endişelerini hafifletebilir. Avrupa ülkeleri, Rusya'dan dizel ithalatını yasaklamış olsa da, küresel piyasalarda Rus dizelinin varlığı fiyatlar üzerinde etkili olmaya devam ediyor. ABD'nin bu adımı, Suudi Arabistan ve OPEC+ ülkeleriyle ilişkilerde de yeni bir denge unsuru olarak görülüyor. Öte yandan, Ukrayna ve bazı Doğu Avrupa ülkeleri, Rusya'ya yönelik herhangi bir yaptırım hafifletmesinin savaşı uzatacağı endişesini taşıyor.
Diplomatik çevreler, Washington'ın bu hamlesini, Moskova ile doğrudan temas kanallarını canlandırma çabası olarak yorumluyor. Ancak Kremlin'den henüz resmi bir yanıt gelmedi. Uzmanlar, dizel anlaşmasının Rusya için ekonomik olarak cazip olsa da, siyasi olarak Kırım ve Donbas'taki pozisyonlarından taviz vermeden kabul edilmesinin zor olduğunu belirtiyor. Görüşmelerin önümüzdeki haftalarda devam etmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ve Ukrayna arasındaki diplomatik girişimlerde aktif rol almaya devam ederken, ABD'nin dizel anlaşması hamlesi, Ankara'nın enerji koridorları ve tahıl anlaşması gibi konulardaki arabuluculuk çabalarını gölgeleme potansiyeli taşıyor. Rus dizel ihracatının serbestleşmesi, Türkiye'nin enerji ithalatında Rusya'ya olan bağımlılığını artırabilir; ancak aynı zamanda Karadeniz'deki istikrarsızlığın azalmasına katkı sağlayabilir. Türkiye, Batı ile Rusya arasında denge politikası izlerken, böyle bir anlaşmanın bölgesel ticaret ve güvenlik dengelerini nasıl etkileyeceğini dikkatle izleyecektir.