ABD Erkek Milli Futbol Takımı'nın (USMNT) 2026 FIFA Dünya Kupası'ndan grup aşamasında elenmesi, ülkede uzun süredir tartışılan 'ücretli oyun' (pay-to-play) sistemini yeniden gündeme getirdi. Yıldız oyuncular, spor yorumcuları ve hatta bazı senatörler, bu sistemin yetenekli ancak ekonomik durumu kötü çocukların spora erişimini engellediğini ve milli takımın potansiyelini sınırladığını savunuyor. ABD Futbol Federasyonu (USSF) Başkanı Cindy Parlow Cone, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Sistemimizin kapsayıcı olmadığını biliyoruz. Değişim zamanı geldi' dedi.
Geçmişten Günümüze Ücretli Sistemin Sorunları
ABD'de çocukların lisanslı futbola başlaması, büyük ölçüde özel kulüplere bağlıdır. Bu kulüpler, yıllık üyelik ücretleri, turnuva katılım bedelleri ve seyahat masrafları gibi kalemlerle ailelere yılda ortalama 2.000 ila 5.000 dolar arasında maliyet çıkarıyor. Düşük gelirli aileler için bu rakamlar ulaşılmaz boyutlara ulaşabiliyor. Bunun sonucunda, en yetenekli çocuklar değil, en zengin ailelerin çocukları seçme şansı yakalıyor. Eski milli oyuncu ve şimdiki analist Alexi Lalas, 'Her yıl binlerce yetenekli çocuk sisteme giremediği için kayboluyor. Biz yalnızca en zengin yüzde 10'un yeteneklerini görüyoruz' diyerek sorunun boyutunu vurguluyor. Sistem ayrıca, eyaletler arası turnuvalarda adaletsizliklere yol açıyor; örneğin, Kaliforniya'da elit bir kulüpte oynamak, Nebraska'da oynamaktan çok daha avantajlı kabul ediliyor.
Siyasetten Gelen Reform Talepleri
ABD Kongresi'nde de konuya ilgi artıyor. New Jersey Senatörü Cory Booker ve Kaliforniya Temsilcisi Ro Khanna, 'Çocuklarımızın futbol hayallerinin fiyat etiketi olmamalı' sloganıyla iki partili bir yasa tasarısı hazırlıyor. Tasarı, USSF'ye bağlı gençlik liglerine mali yardım sağlayarak düşük gelirli ailelerin ücretlerini sübvanse etmeyi ve futbol okullarının yoksul bölgelere yayılmasını teşvik etmeyi öngörüyor. Ayrıca, ABD Olimpiyat Komitesi de benzer bir adım atarak, sporcu gelişim programlarında ekonomik çeşitliliği artırmak için bir fon oluşturdu. Ancak eleştirmenler, bu tür adımların yüzeysel olduğunu ve köklü bir yapısal değişiklik gerektiğini savunuyor. Örneğin, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde olduğu gibi belediye ve okul destekli ücretsiz alt yapı sistemlerine geçilmesi gerektiği belirtiliyor.
Küresel Rekabette Geride Kalan ABD
ABD'nin Dünya Kupası'ndaki performansı, son 20 yılda düzenli olarak çeyrek final barajını aşamayan takımın sistemsel sorunlarını gözler önüne serdi. Buna karşılık, aynı dönemde Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkeler, erişilebilir altyapıları sayesinde düzenli olarak şampiyonluğa oynuyor. FIFA'nın 2023 tarihli bir raporuna göre, ABD'de lisanslı genç futbolcu sayısı 24 milyon olsa da, bu kitlenin yalnızca yüzde 3'ü düşük gelirli ailelerden geliyor. Oysa aynı oran Almanya'da yüzde 40'ın üzerinde. Uzmanlar, bu eşitsizliğin ABD'nin küresel rekabette geri kalmasının en temel nedeni olduğunda hemfikir. Önümüzdeki dönemde ABD Futbol Federasyonu'nun atacağı adımlar, sadece milli takımın geleceğini değil, aynı zamanda ülkede futbolun bir spor olarak yaygınlaşmasını da etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de tartışılan ücretli sistem, Türkiye'deki futbol altyapısına da ışık tutuyor. Türkiye'de de özel akademiler ve kulüpler, yetenek tespitinde ekonomik fırsat eşitsizliğine yol açabiliyor. Ancak Türkiye, Almanya ve Fransa gibi kamu destekli yaygın bir altyapı modeline sahip değil. ABD'deki reform çabaları, benzer sorunlar yaşayan Türkiye için de bir örnek teşkil edebilir. Özellikle genç yeteneklerin keşfinde devlet okulları ve belediyelerin rolünün artırılması, Türk futbolunun uluslararası rekabet gücünü yükseltebilir. Aksi halde, Türkiye de ABD gibi yetenek havuzunu daraltma riskiyle karşı karşıya kalabilir.