ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, geçtiğimiz hafta Ortadoğu'ya kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirerek bölgedeki önemli müttefik ülkelerin üst düzey liderleriyle bir araya geldi. CENTCOM'dan yapılan yazılı açıklamaya göre Cooper, Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Ürdün'de düzenlenen görüşmelerde ikili savunma işbirliği, ortak güvenlik kaygıları ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesi konularını ele aldı. Ziyaretin, İran'ın artan nüfuzu ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları gibi sıcak gelişmelerin yaşandığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor.
Görüşmelerin gündemi: Güvenlik ve savunma işbirliği
Amiral Cooper, Bahreyn'de Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife ve Kraliyet Ailesi üyeleriyle bir araya geldi. Görüşmede, Bahreyn'deki ABD Donanması Beşinci Filosu'nun faaliyetleri ve ortak deniz güvenliği operasyonları ele alındı. Daha sonra Katar'a geçen Cooper, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile görüştü. Katar, ABD'nin bölgedeki en önemli hava üslerinden El-Udeyd'i barındırıyor ve Afganistan'dan çekilme sürecinde kritik bir rol oynadı. Kuveyt'te ise Kuveyt Savunma Bakanı Şeyh Fahd Yusuf Saud Al Sabah ile bir araya gelen Cooper, Irak ve Suriye'deki ortak operasyonlar konusunda görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretin son durağı Ürdün'de, Kral II. Abdullah ve Genelkurmay Başkanı ile yapılan toplantılarda, Suriye'deki gelişmeler ve mülteci krizinin etkileri masaya yatırıldı. Açıklamada, "Amiral Cooper, ortak güvenlik hedeflerini ve bölgesel tehditleri ele almak üzere müttefik liderlerle bir araya geldi" ifadelerine yer verildi.
Bölgesel güç dengeleri ve stratejik boyut
Cooper'ın ziyareti, ABD'nin Ortadoğu'da askeri varlığını azaltma eğilimine rağmen bölgesel güç dengelerinde kilit müttefiklerle ilişkileri sürdürme çabası olarak yorumlanıyor. İran'ın nükleer programı ve vekil güçler aracılığıyla nüfuzunu artırması, Körfez ülkeleri ve Ürdün'de güvenlik endişelerini canlı tutuyor. Yemen'deki savaşta Husilerin Suudi Arabistan ve BAE'ye yönelik füze saldırıları, ayrıca Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik tehditler, deniz güvenliğini ön plana çıkarıyor. Bu bağlamda Cooper'ın Bahreyn'deki Beşinci Filo ile yaptığı görüşmeler, Aden Körfezi ve Kızıldeniz'deki seyrüsefer emniyeti için ortak tatbikatların önemini vurguladı. Katar ziyareti ise, Doha'nın diplomatik arabuluculuk rolü ve Taliban yönetimindeki Afganistan'la ilişkilerde ABD'ye sağladığı lojistik desteğin devamı açısından kritikti. Kuveyt'teki temaslar, Irak'taki DEAŞ kalıntılarına karşı uluslararası koalisyonun geleceğine dair sinyaller verirken, Ürdün ise İsrail-Filistin çatışmalarının bölgeye yansımaları ve Suriye'deki güvenlik boşluğu nedeniyle özel bir öneme sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD CENTCOM komutanının Körfez ülkeleri ve Ürdün'ü kapsayan ziyareti, Türkiye'nin bölgedeki güvenlik politikaları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Katar'la savunma işbirliği ve Katar'daki askeri varlığı nedeniyle bu ülkedeki ABD temaslarını yakından izlemektedir. Aynı şekilde, Irak ve Suriye'de CENTCOM'un yürüttüğü operasyonlar, Türkiye'nin PKK/YPG'ye yönelik mücadelesiyle kesişme potansiyeli taşımaktadır. ABD'nin müttefiklerle ortak güvenlik arayışı, Ankara'nın özellikle Suriye'nin kuzeyinde otonom bir yapı oluşturma girişimlerine karşı Washington'ın net bir tutum sergilememesi nedeniyle Türkiye'de rahatsızlık yaratmaktadır. Öte yandan, İran'ın yayılmacı politikalarına karşı Körfez ülkeleriyle işbirliği, Türkiye'nin de benzer endişeleri paylaştığı bir alandır. Bu ziyaret, ABD'nin bölgedeki stratejik önceliklerini yansıtırken, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak bu dengelerdeki konumunu yeniden değerlendirmesine neden olabilir.