ABD Hazine Bakanlığı, Salı günü Meksika'nın kuzeydoğusunda faaliyet gösteren Cartel del Noreste (CDN) ile bağlantılı dört kişi ve 11 şirkete yaptırım uyguladığını açıkladı. Washington, at yarışı, inşaat, nakliye ve enerji sektörlerini kapsayan bu iş ağının, Meksikalı suç örgütünün finansmanında kilit rol oynadığını belirtiyor. Yaptırımlar, ABD varlıklarının dondurulması ve Amerikan vatandaşlarının bu kişi ve kuruluşlarla işlem yapmasının yasaklanmasını içeriyor.
Yaptırımların arka planı ve hedeflenen ağ
Hazine Bakanlığı'nın Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından alınan karar, CDN'nin yalnızca uyuşturucu kaçakçılığıyla değil, aynı zamanda yasal görünümlü işletmeler aracılığıyla da gelir elde ettiğini ortaya koyuyor. Yaptırım listesine eklenen isimler arasında, kartelin finans ağını yöneten figürler ve bu ağa hizmet eden şirketler bulunuyor. Yetkililere göre, at yarışı sektörü, özellikle Meksika'nın kuzey bölgelerinde, kara para aklama ve nakit akışını gizlemek için kullanılıyor. İnşaat ve nakliye şirketleri ise hem lojistik destek hem de yasal yatırım görüntüsü sağlıyor. Enerji sektöründeki bağlantılar ise, akaryakıt kaçakçılığı ve yasadışı boru hatları üzerinden ek gelir elde etme amacına işaret ediyor.
ABD Hazine Bakanlığı yetkilileri, bu yaptırımların kartelin mali kaynaklarını kurutmayı hedeflediğini vurguladı. Açıklamada, CDN'nin son yıllarda Meksika'nın Tamaulipas eyaletinde ve sınır bölgelerinde etkisini artırdığı, rakip kartellere karşı şiddetli çatışmalara girdiği belirtildi. Yaptırım kararı, ABD'nin Meksika ile yürüttüğü güvenlik işbirliği çerçevesinde atılan son adım olarak değerlendiriliyor. Ancak Meksika hükümeti henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Cartel del Noreste, Kuzeydoğu Karteli olarak da bilinen ve eskiden Zetas kartelinin bir kolu olan bir örgüt. Son yıllarda Meksika'nın kuzeydoğusunda, özellikle Nuevo Laredo ve çevresinde hakimiyetini güçlendirdi. ABD'nin yaptırımları, kartelin uluslararası finans sistemine erişimini kısıtlamayı amaçlıyor. Uzmanlar, bu tür yaptırımların kartelin operasyonel kapasitesini sınırlayabileceğini, ancak tamamen ortadan kaldırmayacağını belirtiyor. Zira karteller, yaptırımlara rağmen alternatif finansman yöntemleri geliştirebiliyor. Öte yandan, at yarışı sektörünün yaptırım listesine girmesi, ABD'deki at yarışı endüstrisini de yakından ilgilendiriyor. ABD'de bazı at yarışı etkinliklerinin kartel bağlantılı kişilerce finanse edildiği iddiaları, daha önce de gündeme gelmişti.
Bu yaptırım, ABD'nin Meksika kartellerine yönelik baskısının bir parçası. Geçtiğimiz aylarda da benzer şekilde farklı kartellere ve iş ağlarına yaptırımlar uygulanmıştı. ABD yönetimi, kartellerin ekonomik gücünü kırmak için finansal yaptırımlara ağırlık veriyor. Meksika'da ise hükümet, kartellerle mücadelede askeri gücü ön planda tutuyor. Ancak yolsuzluk ve zayıf kurumlar, mücadelenin etkinliğini azaltıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Meksika kartellerine yönelik finansal yaptırımları, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel yaptırım rejimlerinin sıkılaşması açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, son yıllarda uluslararası yaptırımlara uyum konusunda zaman zaman batılı müttefikleriyle anlaşmazlık yaşıyor. ABD'nin kartel finansmanına karşı attığı bu adım, yaptırımların sektörel genişlemesine ve iş dünyasının artan uyum yükümlülüklerine işaret ediyor. Türk şirketleri, Latin Amerika ile ticaret yaparken bu tür yaptırım listelerini dikkate almak zorunda kalabilir. Ayrıca, kartellerin enerji sektörüne sızması, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından da ders niteliğinde: yasadışı finansman ağlarının enerji altyapısına sızması, küresel bir risk olarak öne çıkıyor.