ABD ekonomisi mayıs ayında 172 bin yeni istihdam yaratarak Wall Street'i şaşkına çevirdi. Piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde gelen bu veri, Fed'in faiz artırım döngüsüne devam edeceği yönündeki bahisleri güçlendirdi. Mayıs tarım dışı istihdam raporunun ardından, ABD Hazine tahvil faizlerinde sert yükseliş yaşanırken, hisse senetlerinde satış baskısı arttı. Yatırımcılar, özellikle son dönemde borsanın yıldızı olan yapay zeka hisselerinden çıkarak daha güvenli limanlara yöneldi.
Gelişmenin arka planı
Çalışma Bakanlığı'nın cuma günü açıkladığı verilere göre, ABD ekonomisi mayıs ayında beklentilerin çok üzerinde bir performans sergileyerek 172 bin yeni iş ekledi. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin medyan tahmini 130 bin seviyesindeydi. İşsizlik oranı ise yüzde 3,6 ile düşük seyrini korudu. Ortalama saatlik kazançlar yıllık bazda yüzde 4,1 artışla enflasyonist baskıların devam ettiğini gösterdi. Güçlü işgücü piyasası, Fed'in faiz indirimine gitmesini bekleyen yatırımcıları hayal kırıklığına uğrattı. CME FedWatch verilerine göre, temmuz ayında 25 baz puan faiz artırımı olasılığı yüzde 65'e yükseldi.
Verinin ardından 10 yıllık ABD Hazine tahvil faizi 12 baz puan artarak yüzde 4,18'e çıktı. S&P 500 endeksi yüzde 0,7, teknoloji ağırlıklı Nasdaq ise yüzde 1,1 değer kaybetti. Özellikle yapay zeka alanındaki hisselerde belirgin bir satış dalgası yaşandı. Nvidia, Microsoft ve Alphabet gibi şirketlerin hisseleri yüzde 2-3 aralığında geriledi. Analistler, yatırımcıların bu haftaki kazançları realize ettiğini ve yüksek faiz ortamında daha temkinli pozisyon aldığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD istihdam verisi, yalnızca Amerikan piyasalarını değil, küresel finansal koşulları da etkileme potansiyeline sahip. Fed'in daha şahin bir duruş sergilemesi, gelişmekte olan piyasalara sermaye akışını yavaşlatabilir ve doları güçlendirebilir. Euro Bölgesi'nde de tahvil faizleri ABD verilerine paralel olarak yükseldi. Almanya 10 yıllık tahvil faizi 8 baz puan artarak yüzde 2,45'e ulaştı. İngiltere'de ise FTSE 100 endeksi yüzde 0,5 düştü. BlackRock Küresel Sabit Gelir CIO'su Rick Rieder, "Piyasalar faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı gerçeğine uyum sağlıyor" dedi. Beyaz Saray Ulusal Ekonomik Konseyi Direktörü Kevin Hassett ise, ekonominin Fed'in yavaşlama çabalarına rağmen dirençli olduğunu vurguladı.
Tahvil piyasasındaki bu hareketler, şirketlerin borçlanma maliyetlerini artırarak yatırım kararlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca küresel risk iştahını da azaltıyor. Önümüzdeki haftalarda piyasaların odak noktası, Fed'in 13-14 Haziran'daki toplantısında vereceği faiz kararı olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faiz artırım beklentilerinin güçlenmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için dış finansman maliyetlerini artırabilir. Doların güçlenmesi, TL üzerindeki baskıyı artırarak ithalat fiyatlarını yükseltebilir ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Ayrıca küresel risk iştahının azalması, Türkiye'ye yönelik portföy akımlarını olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkı para politikası duruşunu sürdürmesi, bu tür dış şoklara karşı tampon görevi görebilir. Ancak jeopolitik riskler ve yurt içi siyasi belirsizlikler, piyasaların daha temkinli olmasına yol açıyor. Türkiye'nin dış borç ödeme takvimi de dikkate alındığında, Fed'in şahin duruşu Merkez Bankası'nın elini zorlaştırabilir.