ABD Çalışma Bakanlığı, Mayıs ayına ilişkin istihdam raporunu Cuma günü yayımladı. Rapora göre, tarım dışı istihdam bir önceki aya kıyasla 272 bin kişi artarken, işsizlik oranı yüzde 3,9'dan yüzde 4,0'a yükseldi. Piyasa beklentilerinin üzerinde gelen istihdam artışı, ekonominin hâlâ güçlü bir işgücü piyasasına sahip olduğunu gösterirken, işsizlikteki hafif yükseliş dikkat çekti. Saatlik kazançlardaki artış ise enflasyonist baskıların sürdüğüne işaret etti.
Raporun Öne Çıkan Detayları
Mayıs ayında istihdam artışı, özellikle sağlık hizmetleri, hükümet ve eğlence sektörlerinde yoğunlaştı. Sağlık sektörü 68 bin, hükümet 43 bin, eğlence ve konaklama sektörü ise 42 bin yeni iş ekledi. Profesyonel ve iş hizmetleri sektörü de 33 bin kişilik artışla katkı sağladı. Buna karşılık, perakende ticaret sektörü 8 bin kişiyle düşüş gösterdi. Ortalama saatlik kazançlar, aylık bazda yüzde 0,4 artarak 34,91 dolara yükseldi; yıllık bazda ise yüzde 4,1 artış kaydedildi. İşgücüne katılım oranı ise yüzde 62,5 ile değişmedi.
Ekonomistler, istihdam artışının güçlü gelmesine rağmen işsizlik oranındaki yükselişin, işgücü piyasasının tamamen sıkışık olmadığına işaret ettiğini belirtiyor. Ancak ücret artışlarının, enflasyonla mücadele eden Fed için bir endişe kaynağı olabileceği ifade ediliyor.
Piyasalar ve Fed Politikası Üzerindeki Etkileri
Raporun ardından, Fed'in faiz indirimine gitme olasılığı yeniden değerlendirildi. Piyasalar, bu yıl birden fazla faiz indirimi beklerken, güçlü istihdam verisi bu beklentileri zayıflattı. Vadeli işlemlerde, Eylül ayında faiz indirimi olasılığı yüzde 55'ten yüzde 48'e geriledi. Bazı analistler, Fed'in faizleri mevcut seviyelerde daha uzun süre tutabileceğini öngörüyor. ABD tahvil faizleri yükselirken, dolar endeksi değer kazandı. Hisse senedi piyasaları ise karışık bir seyir izledi. Uzmanlar, Fed'in temmuz toplantısında faizleri sabit bırakmasının beklendiğini ancak eylül ayı için verilerin belirleyici olacağını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD işgücü piyasasındaki gelişmeler, küresel ekonomik dengeleri etkilemesi açısından Türkiye için önem taşıyor. Güçlü istihdam verileri, Fed'in faiz indirimlerini ertelemesine neden olursa, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı hızlanabilir. Bu durum, Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ülkelerde döviz kuru baskısını artırabilir ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Öte yandan, ABD ekonomisinin güçlü kalması, Türkiye'nin ihracat talebini olumlu etkileyebilir. Ancak kısa vadede, Fed politikalarına duyarlılık nedeniyle piyasalarda oynaklık bekleniyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın para politikasında sıkı duruşunu sürdürmesi, bu tür dış şoklara karşı korunma açısından önemli.