ABD Kongresi'nde iki partili bir grup milletvekili, Sağlık Bakanlığı'na bağlı Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne (CDC) yenidoğanlara rutin olarak yapılan K vitamini iğnesinin reddedilme oranlarını takip etmesi çağrısında bulundu. Milletvekilleri, bu çağrıyı ProPublica’nın konuyla ilgili yayımladığı kapsamlı bir rapora dayandırdı. Raporda, son yıllarda artan aşı karşıtlığı eğiliminin K vitamini iğnesini de etkilediği ve bazı ebeveynlerin bu basit, ucuz ve hayat kurtarıcı enjeksiyonu reddettiği belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı: Vitamin K ve yenidoğan sağlığı
Yenidoğan bebeklere doğumdan hemen sonra yapılan K vitamini iğnesi, nadir görülen ancak ölümcül olabilen “Yenidoğanın Kanamalı Hastalığı”nı (VKDB) önlemek için onlarca yıldır uygulanıyor. K vitamini, kanın pıhtılaşması için gerekli bir vitamindir ve bebekler bağırsakları henüz tam olarak bu vitamini üretemediği için doğumda düşük seviyelerdedir. Enjeksiyon, beyin kanaması gibi ağır sonuçları olan bu durumu neredeyse tamamen engellemektedir. Ancak son yıllarda, özellikle aşı karşıtı hareketlerin etkisiyle, bazı ebeveynler iğnenin içindeki koruyucu maddelerden veya “gereksiz tıbbi müdahale” olduğu endişesiyle bu uygulamayı reddetmeye başladı.
ProPublica’nın raporuna göre, bu reddedilme oranları resmi olarak izlenmediği için ülke çapındaki boyutu tam olarak bilinmiyor. Ancak anekdot veriler, özellikle alternatif tıbba yönelen veya doğal doğum savunucusu aileler arasında bu reddin arttığını gösteriyor. Milletvekilleri, CDC’nin bu verileri toplamasının hem sorunun boyutunu anlamak hem de ebeveynlere yönelik eğitim programları geliştirmek için kritik olduğunu vurguluyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Aşı karşıtlığının yayılması
Bu gelişme, ABD’de ve küresel olarak aşı karşıtlığı hareketinin rutin çocukluk çağı koruyucu sağlık hizmetlerini nasıl etkilediğinin bir başka örneği. K vitamini iğnesi teknik olarak bir aşı olmasa da, aynı çevreler tarafından hedef alınıyor. Dünya Sağlık Örgütü, aşı tereddüdünü küresel sağlığa yönelik en büyük on tehditten biri olarak sıralıyor. ABD’de kızamık vakalarındaki artış ve Covid-19 aşılarına yönelik direnç, bu eğilimin sağlık sistemleri üzerinde yarattığı baskıyı gösteriyor.
CDC, şu anda K vitamini reddini sistematik olarak takip etmiyor. Bazı eyaletler ve hastaneler kendi verilerini toplasa da ulusal bir veri tabanı bulunmuyor. Milletvekillerinin mektubu, CDC’nin bu konuda harekete geçmesi ve potansiyel olarak Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi aracılığıyla veri toplaması için bir baskı unsuru oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de yenidoğanlara K vitamini iğnesi rutin olarak yapılmakta ve Sağlık Bakanlığı tarafından önerilmektedir. ABD'deki bu tartışma, özellikle aşı karşıtlığının küresel bir dalga halinde yayıldığı günümüzde, Türkiye'deki sağlık otoriteleri için de bir uyarı niteliği taşımaktadır. Türkiye'nin güçlü aşılama programı ve bağışıklama oranları yüksek olmakla birlikte, sosyal medyada dolaşıma giren yanlış bilgilerin etkisiyle bireysel reddiye vakaları görülebilmektedir. Bu nedenle, ABD’deki gelişme, Türkiye’de de benzer konuların kamuoyunda daha fazla tartışılmasına ve veri takibinin önemine dikkat çekmektedir. Sağlık Bakanlığı'nın, yenidoğan taramaları ve rutin müdahalelere yönelik farkındalık kampanyalarını sürdürmesi, bu tür eğilimlerin önüne geçilmesinde kritik rol oynayacaktır.