ABD'de yapılan son seçimlerde, özellikle Temsilciler Meclisi, Senato ve valilik yarışlarının yaşandığı en az 12 eyalette, postayla gönderilen oy pusulalarının önemli bir kısmı zamanında ulaşmadığı için sayılmadı. Bu durum, seçim sonuçlarının meşruiyetine gölge düşürürken, demokratik süreçteki aksaklıkları yeniden gündeme getirdi.
Yapılan araştırmaya göre, postayla oy kullanma sistemine olan güven giderek azalıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde postayla oy kullanma oranının arttığı ülkede, altyapı yetersizlikleri ve posta hizmetlerindeki aksaklıklar, milyonlarca seçmenin oyunun geçersiz sayılmasına yol açtı. Bu durum, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partilerin seçim güvenliği konusundaki tartışmalarını daha da alevlendirdi.
Postayla oy kullanma sisteminin arka planı
ABD'de postayla oy kullanma (mail-in voting) sistemi, eyaletlere göre farklılık gösteriyor. Bazı eyaletler tüm seçmenlere otomatik olarak postayla oy pusulası gönderirken, bazıları yalnızca mazeret bildiren seçmenlere bu hakkı tanıyor. Ancak son seçimlerde, özellikle posta hizmetlerindeki yavaşlama ve yoğunluk, oy pusulalarının seçim gününe kadar sandık merkezlerine ulaşamamasına neden oldu.
Rapora göre, 2020 başkanlık seçimlerinden bu yana postayla kullanılan oyların sayısı önemli ölçüde arttı. Ancak bu artış, mevcut altyapının bu yükü kaldıramamasına yol açtı. Özellikle Pennsylvania, Michigan ve Wisconsin gibi kritik eyaletlerde, geç ulaşan oy pusulalarının sayısı seçim sonuçlarını etkileyebilecek düzeyde. Bu eyaletlerde yapılan yarışlar, genellikle birkaç bin oy farkla sonuçlandığı için, sayılmayan her oy büyük önem taşıyor.
Uzmanlar, bu durumun seçim sonuçlarına itirazları artıracağını ve hukuki süreçleri beraberinde getireceğini belirtiyor. Özellikle kaybeden adayların "oyların sayılmadığı" gerekçesiyle seçim sonuçlarına itiraz etmeleri bekleniyor. Bu da ülkede siyasi kutuplaşmayı daha da derinleştirebilir.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki bu tablo, dünyanın en eski demokrasilerinden biri olarak kabul edilen ülkede seçim güvenliği konusundaki endişeleri artırıyor. Diğer ülkeler için de örnek teşkil eden ABD seçim sistemi, yaşanan bu aksaklıklarla birlikte uluslararası kamuoyunda eleştiriliyor. Özellikle otoriter rejimlerin yoğun olduğu bölgelerde, ABD'nin demokrasi söyleminin zayıfladığı yorumları yapılıyor.
Öte yandan, postayla oy kullanma sisteminin güvenilirliği, siber güvenlik açısından da yeni riskler doğuruyor. Uzmanlar, oy pusulalarının posta yoluyla taşınması sırasında müdahale riskine dikkat çekiyor. Bu durum, seçimlere yabancı müdahale iddialarını da yeniden gündeme getirebilir.
ABD'deki seçim sistemindeki bu aksaklıklar, sadece iç politikayı değil, aynı zamanda ülkenin uluslararası itibarını da etkiliyor. Demokratik değerlerin savunucusu olarak kendini konumlandıran ABD'nin, kendi seçim süreçlerinde yaşadığı sorunlar, dünya genelindeki demokrasi karşıtı söylemleri güçlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'deki seçim süreçlerini yakından takip ediyor. İki ülke arasındaki ilişkiler, savunma, ticaret ve siyasi alanlarda önemli bir boyuta sahip. ABD'deki seçim güvenliği konusundaki tartışmalar, Türkiye'deki kamuoyunda da seçim süreçlerinin güvenilirliği konusunu yeniden gündeme getirebilir. Ancak Türkiye'nin kendi seçim sistemi, postayla oy kullanma yöntemine dayanmadığı için, bu durumun doğrudan bir etkisinden söz etmek güç. Yine de, küresel demokrasi endekslerinde yaşanacak olası gerilemeler, tüm ülkelerin demokratik süreçleri hakkında soru işaretleri oluşturabilir. Türkiye, ABD'deki gelişmeleri izleyerek, seçim güvenliği konusunda kendi önlemlerini gözden geçirebilir ve mevcut sistemini daha da sağlamlaştırabilir.