Washington — ABD'de son yıllarda yapılan anketler, halkın Kongre'ye olan güveninin tarihi düşük seviyelerde olduğunu gösteriyor. Özellikle yolsuzlukla mücadele konusunda Kongre'nin etkisiz kaldığına dair yaygın bir algı var. Uzmanlar, bu güven krizinin üstesinden gelmek için Kongre'nin yürütme organı üzerindeki denetim işlevini siyasi gündemlerden arındırarak, gerçekleri ortaya çıkarmak ve hesap verebilirliği sağlamak amacıyla yerine getirmesi gerektiğini belirtiyor.
Güven Erozyonunun Arka Planı
ABD'de Kongre'nin onay oranı uzun süredir %20'nin altında seyrediyor. Gallup'un son anketlerine göre, Amerikalıların yalnızca %13'ü Kongre'nin işini iyi yaptığına inanıyor. Bu düşüşte, Kongre'nin yolsuzluk iddialarını soruşturmada yavaş kalması, lobicilik faaliyetlerinin şeffaf olmaması ve siyasi partiler arası çekişmelerin denetim süreçlerini felç etmesi gibi faktörler rol oynuyor. Ayrıca, son yıllarda patlak veren bir dizi skandal — örneğin bazı kongre üyelerinin içeriden bilgi ticareti yaptığı iddiaları — kamuoyundaki güvensizliği derinleştirdi.
Kongre'nin yürütme organı üzerindeki denetim yetkisi, Anayasa'nın temel bir unsuru. Ancak bu yetki, sıklıkla partizan amaçlarla kullanılıyor. Örneğin, başkanlık seçimlerinden önce yapılan soruşturmalar, karşı partiyi yıpratma aracı olarak görülüyor. Bu durum, denetim mekanizmasının meşruiyetini zedeliyor ve halkın Kongre'ye olan güvenini daha da azaltıyor. Uzmanlar, denetimin siyasi bir silah olmaktan çıkarılıp, bağımsız kurumlar aracılığıyla yürütülmesi gerektiğini savunuyor.
Öte yandan, yolsuzlukla mücadelede etkili bir denetim için Kongre'nin kendi iç işleyişini de reforme etmesi gerekiyor. Şeffaflık kurallarının sıkılaştırılması, lobicilik faaliyetlerinin açıklanması ve etik kuralların güçlendirilmesi bu reformların başında geliyor. Ayrıca, bağımsız bir yolsuzlukla mücadele kurumunun oluşturulması veya mevcut denetim kurumlarının güçlendirilmesi tartışılıyor. Ancak bu tür adımlar, Kongre'nin kendi yetkilerini sınırlayacağı için dirençle karşılaşabiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu güven krizi, sadece ülke içi bir mesele değil. ABD, küresel liderlik iddiasını sürdürebilmek için demokratik kurumlarının sağlamlığını göstermek zorunda. Kongre'nin etkisizliği, ABD'nin uluslararası alanda yolsuzlukla mücadele konusundaki itibarını zedeliyor. Özellikle Çin ve Rusya gibi ülkelerin, ABD'nin demokrasi modelini sorgulayan propagandalarına karşı koymak için Kongre'nin daha güçlü bir denetim mekanizması oluşturması gerekiyor. Ayrıca, ABD'nin yolsuzlukla mücadeledeki zayıflığı, küresel yolsuzluk endekslerinde de yansımasını buluyor; Transparency International'ın 2023 raporunda ABD, 100 üzerinden 69 puan alarak 24. sırada yer aldı.
Kongre'nin denetim işlevini güçlendirmesi, yalnızca yolsuzlukla mücadele için değil, aynı zamanda yasama süreçlerinin kalitesini artırmak için de önemli. Etkili bir denetim, yürütme organının hesap verebilirliğini sağlar ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasını engeller. Bu da dolaylı olarak ekonomik istikrarı ve toplumsal refahı olumlu etkiler. ABD'nin bu konuda atacağı adımlar, diğer demokrasilere de örnek teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Kongresi'nin yolsuzlukla mücadeledeki etkinliği, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir konu. Zira ABD, Türkiye'nin önemli bir müttefiki ve ticaret ortağı. Kongre'deki güven erozyonu, ABD'nin dış politika kararlarında istikrarsızlığa yol açabilir. Özellikle Türkiye'ye yönelik yaptırım veya silah satışı gibi konularda Kongre'nin tutumu belirleyici olabiliyor. Kongre'nin denetim süreçlerinin partizan çekişmelere kurban gitmesi, Türkiye gibi ülkelerle yürütülen stratejik iş birliklerini sekteye uğratabilir. Ayrıca, ABD'deki yolsuzluk algısının yüksek olması, Türkiye'deki bazı çevrelerin ABD'yi eleştirmek için kullandığı bir argüman haline gelebilir. Bu nedenle, Kongre'nin denetim mekanizmalarını güçlendirmesi, transatlantik ilişkilerin sağlığı açısından da faydalı olacaktır.