ABD Senatosu'nun üst düzey liderleri, başkanlık seçimlerinin yoğunlaştığı bir dönemde federal hükümetin kapanmasını önleyecek geçici bir bütçe uzlaşısına vardı. Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer ve Cumhuriyetçi mevkidaşı Mitch McConnell'ın üzerinde mutabık kaldığı tasarı, mevcut bütçe seviyelerini Eylül sonuna kadar sürdürmeyi öngörüyor. Bu hamle, Kongre'nin geleneksel Ağustos tatiline girmeden önce yasama sürecini hızlandırması gerektiği anlamına geliyor. Milletvekilleri, seçim bölgelerinde kampanya yapmak için Washington'dan ayrılmadan önce önümüzdeki günlerde metni oylamayı planlıyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD'de federal bütçe süreci, her yıl 1 Ekim'de başlayan mali yıl için Kongre'nin onayını gerektiriyor. Ancak son yıllarda siyasi kutuplaşma nedeniyle bütçe görüşmeleri sıklıkla kriz noktasına ulaşıyor; hükümetin kapanması (government shutdown) riski, federal çalışanların geçici olarak işten çıkarılması ve birçok kamu hizmetinin durması anlamına geliyor. Bu kez, Temsilciler Meclisi'nde Cumhuriyetçilerin dar çoğunluğu ve Senato'da Demokratların bağımlı olduğu iki partili iş birliği, bütçe pazarlığını daha da karmaşık hale getiriyor. Tasarının kabul edilmesi halinde, federal kurumların 30 Eylül 2025'e kadar faaliyetlerini sürdürmesi sağlanacak; böylece seçim kampanyası döneminde hükümetin kapanması gibi bir kaos yaşanmayacak.
Uzlaşının içeriğine dair ayrıntılar netleşmese de, kaynaklar temel harcama kalemlerinin yanı sıra afet yardımı ve sınır güvenliği gibi konularda da ek fonlar içerebileceğini belirtiyor. Ancak, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'ın, Senato'daki uzlaşının Meclis'te kabul edilebilirliği konusunda çekinceleri bulunuyor; özellikle göçmenlik ve savunma harcamaları gibi başlıklarda partisinin sağ kanadının talepleri ile Senato'daki dengeler arasında bir denge kurması gerekiyor. Bu nedenle, tasarının Meclis versiyonu farklılık gösterebilir ve iki kanat arasında müzakerelerin devam etmesi bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD federal hükümetinin kapanması, yalnızca Amerikan iç siyasetini değil, küresel ekonomiyi de doğrudan etkileyen bir faktör. 2018-2019'da yaşanan 35 günlük kapanma, ülkenin ekonomik büyümesini yavaşlatmış ve uluslararası piyasalarda belirsizliğe yol açmıştı. Şu anki uzlaşma, küresel yatırımcılar ve ABD'nin müttefikleri tarafından olumlu karşılanıyor; çünkü seçim yılında siyasi krizlerin derinleşmesi, ABD dolarının istikrarı ve dünya ticaretinin akışı üzerinde risk oluşturuyordu. Ayrıca, ABD'nin Ukrayna ve İsrail'e sağladığı askeri ve ekonomik yardım paketlerinin bütçeyle bağlantılı olması, bu uzlaşmanın uluslararası güvenlik açısından da önemini artırıyor. Kongre'nin bu tasarıyı hızlıca yasalaştırması, ABD'nin müttefiklerine verdiği desteğin kesintisiz süreceği mesajını verecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmiyor; ancak ABD'deki siyasi istikrar, Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrini etkileyebilecek bir faktör. Hükümet kapanması, ABD'nin dış politika önceliklerini sekteye uğratabilir; bu da F-16 satışı gibi Türkiye'yi yakından ilgilendiren savunma ticareti süreçlerini yavaşlatabilir. Ayrıca, ABD ekonomisindeki belirsizlikler küresel piyasaları etkileyerek gelişen ülke para birimleri üzerinde baskı yaratabilir. Uzlaşmanın sağlanması, kısa vadede ABD'nin iç siyasi istikrarını koruyarak uluslararası angajmanlarını sürdürebilmesini kolaylaştıracaktır; bu da Türkiye ile olan diyalog kanallarının açık kalmasına katkı sağlayabilir.