ABD Kongresi, İsrail'e yönelik boykot, elden çıkarma ve yaptırım (BDS) hareketini destekleyen üniversiteleri federal mali yardımlardan men edecek bir yasa tasarısını kabul etti. Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylamada tasarı 226'ya karşı 196 oyla geçti. Düzenleme, yüksek öğrenim kurumlarının İsrail'i boykot eden kuruluşlarla işbirliği yapması veya bu tür eylemleri desteklemesi durumunda federal fonlardan yararlanamayacağını hükme bağlıyor. Karar, ABD'de Filistin yanlısı protestoların ve akademik boykot çağrılarının arttığı bir dönemde geldi.
Tasarının Arka Planı ve İçeriği
Tasarı, 2017'den bu yana çeşitli eyaletlerde kabul edilen anti-BDS yasalarının federal düzeye taşınması anlamına geliyor. Düzenleme, yükseköğrenim kurumlarının İsrail'e karşı boykot çağrısı yapan akademik kuruluşlara üye olması, bu kuruluşlara mali destek sağlaması veya İsrail'den elden çıkarma politikalarını uygulaması halinde federal öğrenci yardımları ve araştırma hibelerinden mahrum bırakılmasını öngörüyor. Tasarıya göre, bu tür eylemlerde bulunan üniversiteler, federal hibe ve sözleşmelerden men edilecek.
Metin, İsrail karşıtı boykotun yalnızca akademik kurumlarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda devlet destekli ayrımcılık olarak değerlendirilebileceğini savunuyor. Kongre üyeleri, tasarının ifade özgürlüğünü kısıtlamadığını, ancak federal kaynakların İsrail'e karşı boykot hareketini destekleyen kurumlara aktarılmasının engellendiğini belirtiyor. Muhalifler ise düzenlemenin anayasal ifade özgürlüğü ve akademik özgürlük ilkelerini ihlal ettiğini, üniversitelerin siyasi baskı altına alındığını dile getiriyor.
Oylama sırasında Kongre'de yoğun tartışmalar yaşandı. Tasarıyı destekleyenler, BDS hareketinin İsrail'in varlığını hedef aldığını ve antisemitizm içerdiğini öne sürerken, karşı çıkanlar bunun ifade özgürlüğüne doğrudan bir saldırı olduğunu savundu. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ve çeşitli akademik kuruluşlar, tasarının yargı yoluna taşınacağını açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu gelişme, İsrail-Filistin çatışmasının küresel yankılarını gözler önüne seriyor. Son aylarda ABD genelinde onlarca üniversitede Filistin yanlısı protestolar düzenlenmiş, öğrenciler İsrail ile bağlantılı şirketlerden ve kurumlardan elden çıkarma çağrısı yapmıştı. Kongre'nin bu adımı, kampüslerdeki Filistin yanlısı hareketi baskılamaya yönelik en somut yasal girişim olarak değerlendiriliyor.
Karar, Avrupa ve diğer bölgelerdeki üniversiteler için de emsal teşkil edebilir. İngiltere, Fransa ve Almanya'da benzer yasalar tartışılıyor. Ancak uluslararası hukuk uzmanları, bu tür düzenlemelerin ifade özgürlüğü ve akademik özerklik ilkeleriyle çelişebileceği uyarısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler Özel Raportörü, akademik boykotun meşru bir sivil itaatsizlik biçimi olduğunu ve devletlerin buna müdahale etmemesi gerektiğini vurgulamıştı.
Tasarının yasalaşması halinde, ABD'deki üniversitelerin İsrail ile ilişkili araştırma projelerinden çekilmesi veya boykot çağrısı yapan akademik birliklere üyeliklerini gözden geçirmesi gerekebilir. Bu durum, başta Orta Doğu çalışmaları olmak üzere birçok alanda akademik işbirliklerini zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Kongresi'nin İsrail'i boykot eden üniversitelere yaptırım kararı, Türk dış politikası ve akademik çevreleri açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına karşı sert eleştiriler yöneltmiş ve uluslararası alanda Filistin davasını desteklemiştir. Bu karar, ABD'nin İsrail yanlısı politikalarını pekiştirdiğini gösterirken, Türkiye'nin BM ve diğer platformlarda ifade özgürlüğü ve akademik özgürlük vurgusunu güçlendirmesine zemin hazırlayabilir. Ayrıca, Türk üniversitelerinin uluslararası akademik ağlardaki konumu ve olası işbirlikleri açısından da dolaylı etkileri olabilir.