ABD Kongresi, Hava Kuvvetleri'nin muharebe arama-kurtarma (CSAR) kabiliyetine yönelik endişelerini artırırken, yeni nesil HH-60W Jolly Green II helikopterlerinin bir kısmının VIP taşımacılığı için dönüştürülmesi tartışma yaratıyor. Pasifik'te olası bir çatışmada hayati önem taşıyan düşmüş pilotları kurtarma misyonu için tasarlanan bu platformların, üst düzey komutanları taşımak üzere kullanılması, Kongre üyelerinin harekete geçmesine neden oldu. Federal kaynaklara göre, Hava Kuvvetleri'nin elindeki 35 HH-60W'den en az 5'inin VIP konfigürasyonuna dönüştürüldüğü veya bu amaçla kullanıldığı belirtiliyor. Bu durum, Pasifik'te Çin'e karşı olası bir operasyonda kritik kurtarma kapasitesinin azalması anlamına geliyor.
VIP dönüşümü ve kapasite kaybı
HH-60W helikopterleri, eskiyen HH-60G Pave Hawk'ların yerini almak üzere geliştirilmiş, gelişmiş aviyonik ve sensör sistemlerine sahip özel bir kurtarma platformu. Ancak Hava Kuvvetleri, bu helikopterlerin bir kısmını, özellikle üst düzey komutanların ve VIP'lerin bölgesel hareketliliği için kullanmaya başladı. ABD Hava Kuvvetleri Materyal Komutanlığı'na göre, bu dönüşüm geçici bir çözüm olarak düşünülse de, Kongre'nin 2025 Mali Yılı Savunma Bütçesi görüşmelerinde sorgulanan konular arasında yer alıyor. Kongre üyeleri, Hava Kuvvetleri'nin elindeki HH-60W'lerin sadece 30'unun tam savaş kurtarma görevine hazır olduğunu, geri kalanının ise VIP taşımacılığı veya bakımda olduğunu öne sürüyor.
Bu durum, özellikle Pasifik bölgesinde artan gerilimler göz önüne alındığında endişe verici. Pasifik'te adalar arası mesafelerin fazla olması ve düşman hava savunma sistemlerinin yoğunluğu, kurtarma helikopterlerinin menzil ve hayatta kalma kabiliyetini kritik hale getiriyor. HH-60W, orta menzilli bir kurtarma platformu olarak tasarlanmış olsa da, Pasifik'teki uzun mesafeler için yetersiz kaldığı yönünde eleştiriler var. Ancak uzmanlar, asıl sorunun helikopter sayısının azalması değil, Hava Kuvvetleri'nin önceliklerini sorgulamak olduğunu belirtiyor.
Pasifik'te stratejik boşluk
ABD Hava Kuvvetleri, Pasifik'teki kurtarma kapasitesini artırmak için yeni nesil bir platform arayışında. Ancak HH-60W'nin menzil ve hız açısından sınırlamaları, alternatif çözümlerin değerlendirilmesine yol açtı. Boeing'in geliştirdiği MV-22 Osprey gibi tiltrotor platformları veya insansız hava araçları (İHA) ile kurtarma operasyonları seçenekler arasında. Bununla birlikte, mevcut HH-60W filosunun VIP taşımacılığına kaydırılması, Kongre'nin dikkatini çekti. Senato Silahlı Hizmetler Komitesi üyeleri, Hava Kuvvetleri'ne bu dönüşümün gerekçesini ve kurtarma kabiliyetine etkisini soran bir mektup gönderdi.
Küresel düzeyde, ABD'nin düşmüş pilotları kurtarma kapasitesi, askeri müdahalelerde kritik bir caydırıcılık unsuru olarak görülüyor. Özellikle Çin ve Rusya gibi rakiplerin gelişmiş hava savunma sistemleri karşısında, bu kabiliyetin zayıflaması, pilotların risk alma iştahını azaltabilir. ABD Savunma Bakanlığı'nın raporlarına göre, 2030 yılına kadar CSAR filosunun yüzde 30 oranında azalması bekleniyor. Bu da ittifak ortaklarına (Japonya, Avustralya gibi) daha fazla sorumluluk yükleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin CSAR kapasitesindeki bu daralma, Türkiye'nin de içinde bulunduğu NATO müttefikleri için doğrudan bir güvenlik etkisi yaratmasa da, Pasifik'teki dengeyi değiştirebilir. Türkiye, kendi arama-kurtarma kabiliyetlerini geliştirme çabasında (örneğin, T-129 ATAK helikopterleri ve yerli İHA'lar). ABD'nin odağını Pasifik'e kaydırması, NATO'nun Avrupa ve Akdeniz'deki kurtarma kapasitesini sorgulatabilir. Türkiye, özellikle Doğu Akdeniz ve Libya gibi bölgelerde kendi unsurlarının güvenliği için CSAR kabiliyetini artırmak zorunda kalabilir. Ayrıca, ABD savunma sanayiindeki bu tür öncelik değişimleri, Türkiye'nin alternatif tedarikçilere yönelmesine neden olabilir.