ABD, 2025 yılında kaydedilen kızamık enfeksiyonu rekorunu resmen geride bıraktı. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) verilerine göre, 2026 yılında şu ana kadar 2 bin 318 vaka tespit edildi. Bu rakam, kızamığın 2000 yılında Amerika kıtasında elimine edildiği ilan edilmesinden bu yana en yüksek seviyeye işaret ediyor. Uzmanlar, aşılama oranlarındaki düşüşün ve aşı karşıtlığının yaygınlaşmasının bu artışta önemli rol oynadığını belirtiyor.
2025 rekoru geride kaldı
Geçtiğimiz yıl ABD'de toplam 2.300'ün üzerinde kızamık vakası kaydedilmiş ve bu, 1991'den bu yana en yüksek yıllık vaka sayısı olarak tarihe geçmişti. Ancak 2026'nın daha ilk yarısında bu rakam aşıldı. CDC'nin haftalık raporlarına göre, vakaların büyük bir kısmı Teksas ve New Mexico eyaletlerinde, özellikle aşılanmamış topluluklar arasında yoğunlaşıyor. Yetkililer, salgının kontrol altına alınması için aşılama kampanyalarını hızlandırdı.
Kızamık, oldukça bulaşıcı bir virüs olup, özellikle çocuklarda ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Hastalık, zatürre, beyin iltihabı ve hatta ölüme neden olabilen ciddi bir enfeksiyon olarak biliniyor. Uzmanlar, aşılama oranlarının yüzde 95'in altına düşmesi durumunda toplumsal bağışıklığın zayıfladığını ve salgınların kaçınılmaz hale geldiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki bu artış, küresel sağlık otoritelerini de endişelendiriyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), son yıllarda dünya genelinde kızamık vakalarında belirgin bir artış yaşandığını raporlamıştı. Pandemi döneminde rutin aşılamaların aksaması, birçok ülkede bağışıklama oranlarının düşmesine neden oldu. Özellikle Avrupa ve Asya'da da benzer salgınlar görülüyor. WHO, ülkeleri aşılama programlarını güçlendirmeye ve aşı karşıtlığıyla mücadele etmeye çağırıyor.
Uzmanlar, kızamık vakalarındaki artışın sadece bir sağlık krizi olmadığını, aynı zamanda toplumsal güven ve bilgi kirliliği sorununa işaret ettiğini belirtiyor. Aşı karşıtı hareketlerin sosyal medyada yaydığı yanlış bilgiler, ailelerin çocuklarını aşılatmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, daha önce kontrol altına alınmış hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki kızamık salgını, Türkiye için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de son yıllarda aşı karşıtlığı ve aşı tereddüdü artış gösteriyor. Sağlık Bakanlığı'nın aşılama programları başarılı bir şekilde yürütülse de, toplumsal bağışıklığın korunması için aşılama oranlarının yüksek tutulması kritik önem taşıyor. Türkiye, göç hareketleri ve sınır komşularındaki salgınlar nedeniyle kızamık riskiyle karşı karşıya. Bu nedenle, ABD'deki gelişmeler, Türkiye'nin aşılama politikalarını gözden geçirmesi ve toplumu aşı konusunda bilinçlendirmesi için bir fırsat olarak değerlendirilmeli.