ABD'de bu yıl şimdiye kadar 2 binden fazla doğrulanmış kızamık vakası kaydedildi ve salgın, on yılların en kötü seviyesine yaklaşıyor. Hastalık, aşılama oranlarındaki düşüş ve yanlış bilgilendirme nedeniyle hızla yayılırken, federal kamu sağlığı kesintileri eyaletlerin müdahale kapasitesini zayıflatıyor. Salgın özellikle aşı karşıtlığının yaygın olduğu topluluklarda yoğunlaşırken, uzmanlar 2019'daki 1.282 vaka rekorunun kırılmasından endişe ediyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), salgını kontrol altına almak için acil önlemler çağrısında bulunuyor, ancak personel ve kaynak eksikliği nedeniyle eyaletlerin yanıt verme hızı yavaşlıyor.
Salgının arka planı: Aşılama oranları düşüyor, yanlış bilgi artıyor
Kızamık, oldukça bulaşıcı ve potansiyel olarak ölümcül bir hastalık olmasına rağmen, aşı ile önlenebilir. Ancak son yıllarda ABD'de MMR (kızamık, kabakulak, kızamıkçık) aşısı oranları düşüş gösteriyor. Özellikle bazı eyaletlerde anaokulu çağındaki çocuklarda aşılama oranı yüzde 90'ın altına inmiş durumda; bu da sürü bağışıklığını tehdit ediyor. Aşı karşıtı hareketin sosyal medyada yaydığı yanlış bilgiler, ailelerin aşı tereddütünü artırırken, salgınların önlenmesini zorlaştırıyor.
Federal hükümetin kamu sağlığına yönelik bütçe kesintileri, eyaletlerin salgın yönetim kapasitesini ciddi şekilde sınırlıyor. CDC ve diğer federal kurumlar, salgınlara hızlı yanıt vermek için gerekli personel ve laboratuvar kapasitesini sağlayamıyor. Bu durum, aşılama oranlarını artırmaya yönelik toplum temelli müdahalelerin de sekteye uğramasına yol açıyor. Uzmanlar, salgının 2025 yılı boyunca devam edebileceği ve yüzlerce vakanın daha görülebileceği uyarısı yapıyor.
Küresel boyut ve bölgesel etkiler
ABD'deki dirençli kızamık salgını, aşı karşıtlığı ve kamu sağlığı ihmalinin küresel bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2023 itibarıyla küresel aşılama oranının yüzde 86'ya gerilediğini ve 2024'te 300 binin üzerinde kızamık vakası bildirildiğini açıkladı. Salgınlar, özellikle aşıya erişimin sınırlı olduğu veya aşı tereddüdünün yüksek olduğu bölgelerde yoğunlaşıyor. Avrupa'da da 2023'te kızamık vakaları önceki yıla göre yüzde 45 arttı. ABD'deki gelişmeler, diğer gelişmiş ülkelerde de benzer örüntüleri tetikleyebilir; çünkü aşı karşıtlığı küresel bir ağ üzerinden yayılıyor.
Salgının bölgesel etkileri arasında, seyahat kısıtlamaları ve sınır sağlık kontrollerinin artması bulunuyor. ABD, uluslararası seyahat yoluyla virüsün yayılmasını önlemek için diğer ülkelerle işbirliği yapıyor. Özellikle düşük aşılama oranına sahip topluluklara seyahat edenler için risk değerlendirmeleri yapılıyor. Ayrıca, aşı üretimi ve dağıtımındaki aksaklıklar, küresel sağlık güvenliği zafiyetini gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki kızamık salgını, aşılama oranlarındaki düşüşün bir kamu sağlığı tehdidine nasıl dönüşebileceğini gösteriyor. Türkiye'de aşılama oranları yüksek olmakla birlikte, son yıllarda aşı karşıtlığı benzer eğilimler gösteriyor. Türkiye, özellikle göçmen nüfus ve düzensiz göç yoluyla kızamık gibi aşı ile önlenebilir hastalıkların yeniden yayılması riskiyle karşı karşıya. Salgın, küresel seyahat ve ticaret yoluyla Türkiye'ye de sıçrayabilir. Bu gelişme, Sağlık Bakanlığı'nın aşılama programlarını güçlendirmesi ve toplumda aşı tereddüdünü azaltmaya yönelik iletişim stratejileri geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, kamu sağlığına ayrılan kaynakların yeterliliği tartışmaya açılıyor.